​ Sorumluluk çemberi / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '12

     
    Kategori
    Gündelik Yaşam
     

    Sorumluluk çemberi

    Sorumluluk çemberi
     

    Sorumluluk Çemberi


     

    Bugünü bayram olması sebebiyle garip bir değerlendirme yaparak tamamladım. Eski ve yeni bayramlar çatısması söyle dursun asıl meselem farklıydı açıkcası. Mesela gün geçtikçe  azalan özel günleri kutlayan arkadas sayısı gibi. Bunu elestiri olarak da görmemek gerek aslında. Bu durum benim ufkumu genisletti, fikirlerimin çıkıs noktasını olusturan temel unsur oluverdi. Bana bu özel günleri kutlamak mahiyetinde ulasan arkadas ve diğer yakın çevremin azalmasıyla sanki yavas yavas üzerimden bir sorumluluk kalkıyor gibi hissetmeye basladım. Çevremden bir insan bu özel günleri kutlamak amacıyla mesaj attığında cevap atmam gerekirmis düsüncesi omuzlarıma bir sorumluluk yüklüyordu. Hatta bayramda seyranda doğum günlerinde arayıp o önemli günleri tebrik eden insanları bir dahaki özel günde aramam gerekirmis gibi bir hissiyat yani benim yeni tabirimle bir sorumluluk hissediyordum.
     
    Bu yeni sistemim biraz karmasık olmakla beraber her iki tarafa da güzel özgürlükler sunmamı sağladı bunun adını da sorumluluk çemberi olarak belirledim. Bir düsünelim mesela kendinden baska kimsenin sorumluluğuna sahip olmasak nasıl olurdu? En basta belirtmem gerekir ki bu doğaya aykırı bir durum kesinlikle değil. Yani doğada bu sorumluluk çemberi çok güzel islemekte. Uçmayı öğrenen kuslar yuvayı terketmekte, aslanı, kaplanı avlanmayı öğrendiklerinde kendi yollarını çizmekte. İs insanoğluna geldiğinde ise isler neden değismekte? Tarihi bir yapı içerisinde ele alalım bu sorumluluk çemberini o zaman. İlk insandan günümüze yavas yavas gelelim örneğin. İlk insanlar; avcılar, toplayıcılar gibi çesitli görevler alarak bir arada yasamlarını sürdürüyorlardı. Sosyal bir varlık olma durumu söz konusu olmakta nede olsa. Çünkü vahsi hayvanlar ve doğa olaylarına karsı birlikte hareket etmeleri gerektiğini düsünüyorlardı. Birbirlerini kollayıp, gözetme davranısını ilk insanlarda görebiliyoruz. Ancak diğer bir taraftan baktığımızda beraber yasayan bu bir avuç canlı kendi aralarında çıkan anlasmazlıklar nedeniyle veyahut kendi yolunu çizme arzusuyla hareket edip gruplarında kalabalıklasmasıyla beraber yanına aldığı birkaç insanla yeni bir yasam alanı bulma amacıyla harekete geçerek ufak çaplarda bölünmelere gitmeye basladılar. Bunun ilerleyen asamalarında ise çesitli beceriler elde ederek birbirlerine daha da fazla ihtiyaç hissetmeye basladılar. Nede olsa 2-3 alanda birden hüner sahibi olmak zorlasmıstı. Bundan sonraki asamada insanlar aletlerini daha da gelistirerek kullanımını daha kolay hale getirdiler. Ancak insan sayısının gün geçtikçe artmasıyla beraber yeni sıkıntılar basgösterdi, yasadıkları bölgelerde bu kadar insanın ihtiyacını karsılayacak yiyecek kalmamıstı. Bu durum insanların daha fazla bölünmesine neden oldu. Sonuç olarak bu bölünmelerin ardından ellerindeki aletleri de daha ise yarar hale getirebilme ihtiyacı basgösterdi bu durumun ardından kabiliyetli olanlar bu aletleri daha güzel yapabilenler aradan sıyrılıp önem kazandılar. Ve her insanın en iyiye sahip olabilme arzusunun da tetiklemesiyle beraber karsılıklı bir alısverise geçmek zorunlu hale geldi. İnsanlar iyi yapabildikleri seyleri kendi aralarında değismeye basladı. Bu durum yani ihtiyacı olunan malzemeye ulasımın kolaylasması ve ufak çapta gerçeklesen gelismeler sonucu insanoğlu aile yasamını kesfetti. Artık hep beraber değil yakınlarıyla beraber evlerde yasamaya basladılar ve bunun sonucunda da malların değis tokusunun sağlanabilmesi  adına pazar kavramını olusturdular. En sonunda ihtiyaçlar artınca ve değis-tokus sistemi zorlasınca para icat edildi. Bu insanı daha bir bireysel yasamaya sevketti. Ardından gelen ise çok daha köklü  bir içeriği beraberinde getirdi  insanoğlu makinayı kesfetti, buharın gücünü. Makinalasan sistem kendi endüstrisini doğurdu ve sonuç inanılmazdı sanayi devrimi. Artan insan nüfusu artık islerini daha kolay halledebiliyor ve üretimi de yeterli seviyeye getiriyordu bu durum da daha az insanın daha çok ürün üretmesine sebep oldu. Ve insanlar ihtiyaçlarını daha  rahat karsılayabilir duruma geldiler sonuç olarak da bireysellik daha bir önplana çıktı. Artık para kazanabilecek seviyeye gelen insanlar ihtiyaç duydukları ürünleri alabiliyorlardı bu da para kazanabilen insanların bireysellesmesi demekti. Sorumluluk çemberi gittikçe daralmıstı artık. 
     
    İçinde bulunduğumuz günümüzün modern toplumu iste bu sekilde yavas yavas sorumluluklarından kurtuldu. İletisim araçlarının da gelismesiyle artık yüzyüze görüsmenin de gereği kalmadı. İnsanlar artık bireylerden olusmaya basladı ve bu bireyler de birbirleriyle uzaktan uzağa haberleserek durumlarını paylasmaya basladılar. Bu bence daha iyi bir durum çünkü bireysel yasam bahsi geçtiği üzere sorumlulukları azaltmayı basardı. Simdi sırada ne  var diye düsünürken sonuca ulastım. Bence artık insanlar özel günlerini  de bireysel yasamalı diye düsünüyorum. Hatta sadece kendi sorumluluklarını yerine getirmeliler yani bireysel sorumluluklar. "Her insan herkes karşısında her şeyden sorumludur."  demis Dostoyevski artık bu sorumlulukları bir kenara atıp sadece kendi sorumluluğumuzu üstlensek nasıl olur?
     
    Toplam blog
    : 1
    : 100
    Kayıt tarihi
    : 20.08.12
     
     

    İletiisim fakültesi öğrencisi, aklına geleni yazmayı seven, kendi çapında müzikle ilgilenip öğren..