- Kategori
- Siyaset
Sorunun varlığından beslenmek!

Sorunun çözümünü talep ediyorsak sorunun kaynağının tespit edilmesi ve çözümü yönünde üzerimize düşeni yaparız.
Sorunun kaynağı biliniyor olmasına rağmen, çözümü geciktirmeye yönelik, bilinçli ya da bilinçsiz, farklı yönlere sapmak; sorunun varlığından geçici de olsa faydalanmak amacını taşıyan bir tavır olarak değerlendirilebilir. Bu faydacı tutumdur; dayanağı ise sahip olduğumuz olanakları devam ettirmek ve bu sorundan kaynaklı yeni ve artı güç kazanmak olabilir.
Benzeri tercihler toplumsal siyasal alana ilişkin süreçlerde yer alan örgütlerin insanların sırtından beslenen “hörgüç” e dönüşmesi halidir. Hangi zihniyete sahip olurlarsa olsunlar, sorunu doğrudan çözmek yerine, varlıklarının sebebi sorunun kendisi imiş gibi davranırlar.
Yeni tip toplumsal hareketler; organizasyonlar, bir sorunun çözümü konusunda açık, samimi, net tavrı olan, insanların bir araya gelmesi ile oluşan, hızlı, sorun çözüldükten sonra da dağılan hareketlerdir.
Bu tip organizasyonların yöneteni, yönetileni, oluşmaz; kolaylaştırıcılar, gönüllüler, tarafından çözülen pratikler ile ilerler, sonuç alırlar ve işlevlerini tamamlarlar.
Yaşadığımız an değerlidir değişim hızlıdır, pratik bu tip organizasyonları gerektirmektedir.
Yeni değişimci, devrimci duruşlar bu tip organizasyonlarda görülecektir.
İnsanlar toplumsal bir sorunun çözümüne ilişkin, sorun ölçeğinin gerektirdiği alanda; ihtiyaç olan ölçekte, bir araya gelir ve sorun çözüldüğünde ise herkes kendi yoluna gider, örgütlü toplum olmakta budur.
Yeni bir sorun çözümü konusunda sorunla ilgili farklı, yeni insanlar bir araya gelebilir bir önceki soruna ilişkin birlikte davranan insanlardan ise söz konusu yeni soruna ilişkin aynı duyarlılığa sahip olanlar varsa elbetteki onlarında katılımıyla hareket yeniden farklı sorunun çözümüne yönelik oluşur, sorun çözülür dağılırlar, insanlar sorun çözmek için toplu yaşarlar toplu yaşamda sorun çözmek için organize olurlar.
Aksi durum sorunun kaynağı konusunda açık ve net tavır almayanlar orta yol veya 3. Yolu tutturmaya çalışanlar, soruna taraf olmaktansa, en azından kendi konumlarını korumanın yanı sıra, sorunun yıprattığı taraflardan savrulacak unsurlardan elde edecekleri faydanın peşindedir.
Son günlerde ekseni laik-Akp ekseni olarak değerlendiren “solcu”ların tutumu “bırakın yesinler birbirini” tavrı ve Ufuk Uras’ın Milliyete verdiği röportajda Akp’nin kapatılmasıyla oluşacak boşluk haline ve Akp’ye alternatif olarak “sol seçenek” önermesi, somut örnektir bu tutuma. Sol siyaseten Kemalistlik, kimlik olarak ise sadece laik olmak değildir; bu sadece modernist olabilmektir.
Sol daima değişim ve demokratikleşmeden yana olmak demektir. Sol egemen olana insanlık için itiraz etmektir; keskin devrimci söylemlerle kenarda durup sığ sularda yüzmek değildir.
“Sol seçenek” elit vesayetçi merkeziyetçi; statükocu cepheye karşı, demokratikleşme cephesinde kendini var edebilir ve seçenek olabilir ancak..
Sol düzenin sürekli ileriye doğru evrenselci anlamda çalışanlar lehine değişmesinden yanadır; eşitlik, adalet ve özgürlük; bu samimi, ahlaki, demokrat bir duruşu gerektirir.
Ulusalcılık kesinlikle tarihin hiçbir döneminde sola ilişkin bir değer olmamıştır. Bağımsızlık meselesi Sosyalist ülkelerin olduğu devirde sosyalist ülkelere yakın; emperyalizmden bağımsızlık anlamında kullanılmıştır.
Ulusal bağımsızlık; ulus devlet bağımsızlığıdır ve ulus devlet burjuva devletidir.
Faydacı zihniyet rölativisttir; liberal duruşun en temel özelliğidir faydacılık. Sol diyenin bu yönde bir tercihi olamaz. Bu tercihle ortak ahlakı geliştirmiş bir topluma ulaşamayız.
Bu tercih Demokrasi ve faşizm eksenini; asıl ekseni görmemek ve sorundan beslenirken statükonun devamına hizmet etmektir. Aynı tercihi geçtiğimiz günlerde TÜSAİD ve DİSK’te gösterdi.
Demokrasi ve faşizm arasında hakemlik teklif etmek nasıl izah edilebilir.
Öncelikli konumuz yaşadığımız günlerin sorununu Akp-laiklik ekseninde değerlendirmekle yetinen çevrelerin faydacı tercihini eleştirmek olsa da Meclis’te yer alan tüm siyasi partilerin duruşu sorundan beslenmeyi tercih etmek yönündedir; toplumsal sorunu çözmeye aday “örgüt “olmak yerine, “hörgüç” halini benimsemektir bu tutum.
Bu tercih vatandaşın sırtından atması gereken bir yüktür. Alternatifini de kendisi oluşturacaktır.
Ülkesi için sorumluluk hisseden herkes için tarihin en önemli anlarını yaşamaktayız. Olağan üstü hızda, değişim ve dönüşüm geçiriyoruz.
Bu günlerde sorunların çözümüne katkıda bulunabildiğimiz ölçüde değişimin taşıyıcısıyızdır; değişimin yönüne somut insanı esas alarak katkıda bulunabilmektir; “sol seçenek” olabilmek.
Her tür sorundan beslenen, şiddetten beslenen, şiddeti meşrulaştıran, her hareket kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın, faydacıdır ve faşisttir. Tavır geliştirememekte düşünsel düşüklüktür, faydacılığa hizmet eder.
Demokratikleşme yönünde her sorumlu vatandaş elini taşın altına sokmalıdır. Demokrasi için yükselen samimi cesur ve devrimci seslere yanıt verebilmelidir.
Genel kesin çözümü sunan ve çözüme aracılık eden hareket ülkeyi ileriye taşıyacaktır. Ülkenin bu haliyle veya siyasal alanın daha da daraltılarak muhafaza edilmesine yönelik gelişmeler her kesim için hayatın kaybıdır.
Eksen Türkiye Demokrasi eksenidir; her durumda her koşulda her zaman daha fazla demokratikleşmeden yana olmaktır yaşadığımız sorunların çözümü.
Tarihe çözümün bir parçası olarak yazılın, sorunun, yokoluşun ve yenilginin bir parçası olarak değil.
Sorunun kaynağı biliniyor olmasına rağmen, çözümü geciktirmeye yönelik, bilinçli ya da bilinçsiz, farklı yönlere sapmak; sorunun varlığından geçici de olsa faydalanmak amacını taşıyan bir tavır olarak değerlendirilebilir. Bu faydacı tutumdur; dayanağı ise sahip olduğumuz olanakları devam ettirmek ve bu sorundan kaynaklı yeni ve artı güç kazanmak olabilir.
Benzeri tercihler toplumsal siyasal alana ilişkin süreçlerde yer alan örgütlerin insanların sırtından beslenen “hörgüç” e dönüşmesi halidir. Hangi zihniyete sahip olurlarsa olsunlar, sorunu doğrudan çözmek yerine, varlıklarının sebebi sorunun kendisi imiş gibi davranırlar.
Yeni tip toplumsal hareketler; organizasyonlar, bir sorunun çözümü konusunda açık, samimi, net tavrı olan, insanların bir araya gelmesi ile oluşan, hızlı, sorun çözüldükten sonra da dağılan hareketlerdir.
Bu tip organizasyonların yöneteni, yönetileni, oluşmaz; kolaylaştırıcılar, gönüllüler, tarafından çözülen pratikler ile ilerler, sonuç alırlar ve işlevlerini tamamlarlar.
Yaşadığımız an değerlidir değişim hızlıdır, pratik bu tip organizasyonları gerektirmektedir.
Yeni değişimci, devrimci duruşlar bu tip organizasyonlarda görülecektir.
İnsanlar toplumsal bir sorunun çözümüne ilişkin, sorun ölçeğinin gerektirdiği alanda; ihtiyaç olan ölçekte, bir araya gelir ve sorun çözüldüğünde ise herkes kendi yoluna gider, örgütlü toplum olmakta budur.
Yeni bir sorun çözümü konusunda sorunla ilgili farklı, yeni insanlar bir araya gelebilir bir önceki soruna ilişkin birlikte davranan insanlardan ise söz konusu yeni soruna ilişkin aynı duyarlılığa sahip olanlar varsa elbetteki onlarında katılımıyla hareket yeniden farklı sorunun çözümüne yönelik oluşur, sorun çözülür dağılırlar, insanlar sorun çözmek için toplu yaşarlar toplu yaşamda sorun çözmek için organize olurlar.
Aksi durum sorunun kaynağı konusunda açık ve net tavır almayanlar orta yol veya 3. Yolu tutturmaya çalışanlar, soruna taraf olmaktansa, en azından kendi konumlarını korumanın yanı sıra, sorunun yıprattığı taraflardan savrulacak unsurlardan elde edecekleri faydanın peşindedir.
Son günlerde ekseni laik-Akp ekseni olarak değerlendiren “solcu”ların tutumu “bırakın yesinler birbirini” tavrı ve Ufuk Uras’ın Milliyete verdiği röportajda Akp’nin kapatılmasıyla oluşacak boşluk haline ve Akp’ye alternatif olarak “sol seçenek” önermesi, somut örnektir bu tutuma. Sol siyaseten Kemalistlik, kimlik olarak ise sadece laik olmak değildir; bu sadece modernist olabilmektir.
Sol daima değişim ve demokratikleşmeden yana olmak demektir. Sol egemen olana insanlık için itiraz etmektir; keskin devrimci söylemlerle kenarda durup sığ sularda yüzmek değildir.
“Sol seçenek” elit vesayetçi merkeziyetçi; statükocu cepheye karşı, demokratikleşme cephesinde kendini var edebilir ve seçenek olabilir ancak..
Sol düzenin sürekli ileriye doğru evrenselci anlamda çalışanlar lehine değişmesinden yanadır; eşitlik, adalet ve özgürlük; bu samimi, ahlaki, demokrat bir duruşu gerektirir.
Ulusalcılık kesinlikle tarihin hiçbir döneminde sola ilişkin bir değer olmamıştır. Bağımsızlık meselesi Sosyalist ülkelerin olduğu devirde sosyalist ülkelere yakın; emperyalizmden bağımsızlık anlamında kullanılmıştır.
Ulusal bağımsızlık; ulus devlet bağımsızlığıdır ve ulus devlet burjuva devletidir.
Faydacı zihniyet rölativisttir; liberal duruşun en temel özelliğidir faydacılık. Sol diyenin bu yönde bir tercihi olamaz. Bu tercihle ortak ahlakı geliştirmiş bir topluma ulaşamayız.
Bu tercih Demokrasi ve faşizm eksenini; asıl ekseni görmemek ve sorundan beslenirken statükonun devamına hizmet etmektir. Aynı tercihi geçtiğimiz günlerde TÜSAİD ve DİSK’te gösterdi.
Demokrasi ve faşizm arasında hakemlik teklif etmek nasıl izah edilebilir.
Öncelikli konumuz yaşadığımız günlerin sorununu Akp-laiklik ekseninde değerlendirmekle yetinen çevrelerin faydacı tercihini eleştirmek olsa da Meclis’te yer alan tüm siyasi partilerin duruşu sorundan beslenmeyi tercih etmek yönündedir; toplumsal sorunu çözmeye aday “örgüt “olmak yerine, “hörgüç” halini benimsemektir bu tutum.
Bu tercih vatandaşın sırtından atması gereken bir yüktür. Alternatifini de kendisi oluşturacaktır.
Ülkesi için sorumluluk hisseden herkes için tarihin en önemli anlarını yaşamaktayız. Olağan üstü hızda, değişim ve dönüşüm geçiriyoruz.
Bu günlerde sorunların çözümüne katkıda bulunabildiğimiz ölçüde değişimin taşıyıcısıyızdır; değişimin yönüne somut insanı esas alarak katkıda bulunabilmektir; “sol seçenek” olabilmek.
Her tür sorundan beslenen, şiddetten beslenen, şiddeti meşrulaştıran, her hareket kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın, faydacıdır ve faşisttir. Tavır geliştirememekte düşünsel düşüklüktür, faydacılığa hizmet eder.
Demokratikleşme yönünde her sorumlu vatandaş elini taşın altına sokmalıdır. Demokrasi için yükselen samimi cesur ve devrimci seslere yanıt verebilmelidir.
Genel kesin çözümü sunan ve çözüme aracılık eden hareket ülkeyi ileriye taşıyacaktır. Ülkenin bu haliyle veya siyasal alanın daha da daraltılarak muhafaza edilmesine yönelik gelişmeler her kesim için hayatın kaybıdır.
Eksen Türkiye Demokrasi eksenidir; her durumda her koşulda her zaman daha fazla demokratikleşmeden yana olmaktır yaşadığımız sorunların çözümü.
Tarihe çözümün bir parçası olarak yazılın, sorunun, yokoluşun ve yenilginin bir parçası olarak değil.