- Kategori
- Magazin
Soyundukça zevkleniyor mu?

Miranda Keer, bu sefer niçin çırılçıplak kaldı? Derdi ne?
Güzeller güzeli; Podyumların efsanesi, zarafetin temsilcisi, moda dünyasının aranılan modeli, Miranda Keer’i tanırsınız. Hani şu Avustralyalı çiftçinin kızı. Adı, Miranda olanı.
Güzel isimli bu Miranda, duyduk ki, işi ilerletmiş, ikinci kez bir daha çırılçıplak kalıvermiş. Sahi, zırt pırt niçin soyunur bu kız? Soyundukça zevkleniyor mu ne? “Aklına geldikçe soyunur oldu. Ne iş?!” diyerekten, arkadaşımız Hulusi'ye havale ettik. Meseleyi öğrenip, bize bildirecekti. ‘ Zırt pırt, bu soyunmak da nesiydi?!” O da, kızın memleketi Sidney’deydi zaten. Çal kapısını dedik: “Muzo selâm eder, yeni yeni soyunuk resimlerini ister. Sebebini de merak eder.” Diye de tembihleyip, kızın ağzından da, lâf al” demiştik. Bu Hulusi Şenel, eski arkadaş. İzmir’de, beraber gazetecilik yaptık. Şimdi orada yapıyor.
Cevap geldi. Kızgın olmalı ki: ”Hayırsız Muzo, diyor, vefasız, sesin sedan çıkmıyor. N’apıyorsun. Martta gelecem, görüşürüz” diyor, iyi mi? Al buradan yak! “ Sensin hayırsız! Dedim!” Biliyorum. Kıskandı, huyudur. Onca tembihatımızı görmezden geldi. Milliyet Blog’da o kadar da hayranları var bu kızın. En başta da, ‘Pirmete!’ Hep ağzımı arar nedense! Ona göre ben, “Masumcukları oynuyorum!”
İş başa düştü. Kızın Mankenlik ajansı olan Victoria’s Secret’i aradım, Miranda’ya ulaşamadım. Her zamanki gibi resimleri, kendileri dağıtacak o zaman. Biz, olanlarla idare edeceğiz. Öyle anlaşılıyor.
Bu kızcağız, Yüzüklerin Efendisi Filmindeki Orlando Bloom’un sevgilisi. Kaliforniya’da bir ev aldılar. Bir aralık araları bozuldu denmişti, ama, yalanmış. Film aralarında su kayağı yaparlarken tanışmışlar Avustralya sahillerine yakın Filipinlerde.
İyi de, bu kız durduk yerde niye soyunuyor öyle? Sevgilisine mi kızdı, nedir? Taktım kafama ben de… Kaola’ların yok edilmesini protesto işin çırılçıplak kendini, zincirlerle ağaca bağlatmıştı. Biz de o zaman ‘ Bizde ağaç mı yok, gel burada soyun’ demiştik, tınmadı bile.
İki yanağında da çukurları olan bu 26 yaşındaki aranılan manken, çocuk yüzlü olmasından da sempatileri üzerinde topluyor.
Giyim firması Puma, ilginç bir tespit yapmış. Bir yerlerde okumuştum. ABD piyasalarından olan Dow Jones’ un durumuna göre giyinenler ya da soyunanların olduğu, gözlemlenerek tespit edilmiş.
Piyasa düştükçe kadın mankenler soyunuyor ve piyasa yükseldikçe de daha fazla elbise giyiliyormuş. Uygulamada sadece kadınlar yok. Erkekler de var.
Bu ne iş? Piyasa ekonomisinin okları bize değmeden teğet geçtiğini var sayarsak, elektriğe yeniden yüzde 21 zam isteğine de bakarsak, enflasyon çift rakamlı hale geldiğinde, biz hep giyinik mi oturacağız? Hani bunun plajı, hani bunun eşref saati, hani bunun gerdeği, hani bunun hamamı, plâjı, di mi? Başımızı, giyinikken mi sabunlayacağız!
Ah Miranda, gördün mü, nerelere sıçradık seni yazarken. Aman sen hepten soyunuk kal da ortalıklar ucuzlasın.
Bu kıza hayranlığımız, daha 10 yaşında iken modellik kariyerine ulaşması. 13 yaşında modellik yarışmasında birinci seçilmesi. Bundan sonra da medya kapaklarını süslemesi, reklâm filmlerinde oynaması. 26 yaşına rağmen halâ aranılan manken olması.
“Ah Miranda, vah miranda / Diye seslenirim şimdi sana / Çaldım kapını, bildin mi sen beni? / O ben değildim, yüreciğimdi / Güzel gözlerindeyim, unutma beni / Beş bilinmeyenli denklem misin ki / Çözemedim henüz ben seni.”
“Röportaj bahane, resimler şahane / Pozunu al hep sen, gerine gerine / Adda’lara gidelim, kuş olalım / Kanat kanada, beraber uçalım / Birlikte röportajlar yapalım / Yeter ki gel, ben buradayım “
“ Bu yazdıklarımı hanım okur bir yandan / Der, "beni şiirlerinle tavladın, sıra Miranda’da anlaşılan!”
Ört ki, ölem!
Resimler, (aazzzz sonra)
Özür NOTU: Yorum-cevap trafiği, sevgili İdaremizce düzeltilinceye kadar, yorum sayfam kapalıdır.