- Kategori
- İthalat / İhracat
Sözleşmeli Üretim
Uluslararası pazarlara yönelme süreci küreselleşme ile birlikte işletmelerin ulusal sınırları dışında da faaliyet göstermelerini ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte işletmeler iç pazarda talebin azalması, kur politikaları, vergi yasaları, ekonomik istikrarsızlık gibi nedenlerden dolayı işletmelerin sürdürülebilir olması için yeni pazarlara açılma gereksinimi duymuşlardır. Yeni pazarlar beraberinde birçok avantaj ve dezavantaj getirmiştir. İşletmeler bu yeni pazarlara hangi yöntemle girecekleri sorusu ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu noktada ülkelerin siyasi ve ekonomik politikaları, ucuz işgücü, kaynakların bolluğu, yabancı yatırımcılara tanınan teşvikler gibi sebeplerle dış pazara girerken geliştirilen farklı yöntemler ortaya çıkmıştır.
İşletmelerin uluslararası pazarlara girerken kendilerine en uygun yöntemi belirleyip, iyi bir araştırma ve analiz yaptıktan sonra pazara kendisi için en uygun olan yöntemi belirleyerek girmesi gerekmektedir. Kapsamlı bir araştırma yapılmadan girilmiş pazarda işletmenin zarar etmesi kaçınılmaz olacaktır.
Uluslararası pazarlara girerken işletme personeli yeni dil öğrenme, ülkelerin hukuksal mevzuatını bilme, ürünlerini ülke pazarlarına göre yeniden tasarlama noktasında ve kur belirsizlikleri, farklı müşteri ihtiyaçları gibi sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Bütün bu belirsizliklere rağmen işletmeler uluslararası pazarların potansiyelinden yararlanmak için uluslararası pazarlara girme kararı vermektedirler. Bazen de bu karar büyümek için işletmeler tarafından gerekli görülmektedir.
İç pazarda yaşanan kıyasıya rekabet ya da iç pazarda oluşan doygunluk , işletmenin karının düşmesine sebebiyet verebilir. Bunun sonucunda işletme de yeni pazar arayışına girebilmektedir. Bu noktada uluslararası pazarlar büyük bir fırsat olarak karşısına çıkmaktadır. Ülkelerin demografik, sosyal, ekonomik, coğrafi, kültürel değerleri farklı farklı olduğu için uluslararası pazara girişte bu etkenler in de göz önünde bulundurulmasında fayda vardır.
Uluslararası pazara giriş kararı verirken göz önünde bulundurulması gereken husus, ihracat yolu ile mi pazara girileceği yoksa girilecek ülke pazarında üretim yolu ile mi faaliyet gösterileceğidir. Bazı ülkelerin üretimin kendi ülkelerinde yapılması yönünde taleplerinin olabileceği ihtimali değerlendirilmelidir.
Uluslararası pazara giriş kararı verirken göz önünde bulundurulması gereken husus, ihracat yolu ile mi pazara girileceği yoksa girilecek ülke pazarında üretimyolu ile mi faaliyet gösterileceğidir. Bazı ülkelerin üretimin kendi ülkelerinde yapılması yönünde taleplerinin olabileceği ihtimali değerlendirilmelidir.
Sözleşmeli Üretim
Uluslararası pazara girmeyi hedefleyen işletme, ürünü dış pazarda bir yerel işletmeye yaptırırken, pazarlama faaliyetlerini kendisi üstlenir. Buna “sözleşmeli üretim” (Contract Manufacturing) denilmektedir. Sözleşmeli üretimde üretim yurtdışında yapılırken pazarlamasını firma kendi yapmaktadır. Sözleşmeli üretim politik istikrarsızlıkların olduğu ülkelerde avantajlı bir durumdur. Firma kendi ülkesindeki üretim ve lojistik maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı, bu maliyetlerin çok daha düşük olduğu dış pazarlarda üretim yoluna gidebilir. Diğer uluslararası pazara giriş stratejilerinde hedef ülkede başarılı olma konusunda şüpheler varsa bu yönteme gidilebilir. Büyük riskler üstlenmektense, sözleşmeli üretim yapılarak hedef pazar test edilerek verilere ulaşılabilir. Pazar hakkında bilgi sahibi olunur. Pazar hacmi yeni bir tesis kurmayı gerektirmeyecek kadar olduğu durumlarda da sözleşmeli üretim tercih edilmesi karlı olacaktır.
Uluslararası pazarda değişen talepleri karşılamak için sözleşmeli üretimden faydalanılabilir. Bu yolla pazardaki müşterilere yakınlaşılabilir.Büyük bir potansiyele sahip pazarda kota, vergi ve tarife gibi engeller sözleşmeli üretim yapılarak aşılmış olunur.