- Kategori
- Futbol
Steaua Bukres-Fenerbahçe maçından notlar ve arkaplan

Daum
Daum çözsün, bize de anlatsın!
Özer ve Emre’li orta saha Fenerbahçe’nin takım savunmasını iyi yapmasını sağladı. Bu oyuncular aynı zamanda etkili top kullanabilen, oyunun hücum yönüne katkı sağlayabilen oyuncular, bu, maçta da görüldü, rakip yeterince güçlü değildi; ama Fenerbahçe'nin ligdeki rakiplerinin genelinin de Steaua' dan güçlü olduğunu söyleyemeyiz. Daum, Özer ile Emre’yi bir arada kullanmasını sağlayacağı bir oyun tutturursa Fenerbahçe etkili futbol oynayan bir takım olabilir. Bu maç özelinde yapılmış yorumlar değil bunlar, çok özel bir oyun oynamış değil, ne Fenerbahçe ne Özer; ama Özer'in Türkiye'nin en iyi orta saha oyuncularından biri olduğunu ve Fenerbahçe'nin onunla daha iyi takım olacağını söyleyebilirim. Bu maç özelinde bir değerlendirme yapmak gerekirse rakip Fenerbahçe’yi zorlayamayacak kadar kötüydü. Ne etkili hücum edebildiler, ne de etkili savunma yapabildiler. Fenerbahçe’li oyuncular rakip sahada yerleşik ya da olmak üzereyken birkaç top kaptırdığı zaman etkili göründüler. Başka da gol imkanı onlar adına görünmüyordu. Fenerbahçe'nin gol sonrası yaşadığı düşüş sırasında biraz kıpırdandılar. Daum'un Kazım’ı santrafor olarak kullanması doğruydu. Deivid’in sakatlığı şanstı; çünkü Deivid sağlıklı olsa santrafor pozisyonunda o oynayacaktı. Deivid hem santrafor pozisyonunda oynayamaması hem de böyle maçlara konsantre olamaması bağlamında bu maç özelinde sakat olmasının takım için daha verimli olmasını sağladığı söylenebilir. Galatasaray maçı öncesi Alex, Guiza gibi oyuncuların sakatlığı nedeniyle oynayamaması da Fenerbahçe için şanstı; çünkü esas kadronun esas oğlanları ağırlıklı olarak sahada olsa ikili mücadeleye girerken, hava topuna yükselirken, hatta şut atarken bile tedirgin olabilirlerdi; büyük maçlar öncesi takımlar bu nedenle kötü sonuç alır. Hem rakibin kötü olması hem de Topuz, Özer gibi %100 konsantrasyonla oynayacak oyuncuların sahada olması alınan sonuçta etkin unsurlardı. Daum’a Gaziantep tokadı yaramış; oyunun son bölümünde efendi efendi oyuncu değiştirdi ve takımın son dakikaları daha huzurlu geçirmesini sağladı. Atılan gol sonrası düşüş ise sürüyor; bunun anlamını Carlos, Santos, Kazım’ın hem fizik hem zihin düşüşüne bağlıyordum; ama bu maç sonrası anladım ki sorun sadece bu değil; oyunun rakipçe yükseltilen temposu, yorgunluk ve atılan golün zihinlerde yarattığı görece gevşeklikle birleşince bu durum doğuyor olabilir, ama olmayabilir de; eğer öyleyse Daum bu gevşemeye yol açan zihin durumunun koşullarını tespit edip ortadan kaldırmalı. Her şeyi de biz düşünmeyeceğiz, Daum’a sorunları tespit edip çözmesi için milyon veriliyor; çözsün bize de anlatsın!
futbolteknik@hotmail.com
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır