- Kategori
- Aşk - Evlilik
Şu 3 harf " aşk "

Geçmiş hayallerin karşılığısın sen; / Tutuklanmış yüreğin, / Alınamayan nefesin, / Yutkunamadığım hıçkırığın. / Sen seni arayışsın içimde; / Bir buse, bir bakış, bir dokunuş, / Özlenen sıcaklığımsın. / Derinlere dalmış bakışlarım, / Gençliğe özlemim, / Nefretime yağmurumsun. / Sen.. / Sen benim yarılanmış ömrümde sevdalımsın!....
Hepimizin yaşanmışlığında öyle veya böyle bu üç harf yer almıştır "AŞK" ister tek taraflı, ister karşılıklı olsun bir zaman( belki de şimdi ) hayallerimiz süslemiş, bizi gözyaşına boğmuş, hatta; hiç olmadığımız kadar bizi karamsar yapmış olabilir. Kimi zaman da mutluluk adına en güzel hediyeyi sunmuştur bize.
Geceleri yatağımızda kurduğumuz düşlerin tamamı, bazen de isyanlarımızın ilk çığlığı olmuştur. Uyanışımızdaki ışığımız, ellerimiz de sıcaklık, bazen de kıskançlık olmuştur aşk..
Dinlediğimiz her şarkıda biraz onu bulduğumuz, belki de haketmediği kadar yüreğimizi koyduğumuz bir kumardır aşk. Uğruna bir zaman şiir bile yazdığımız, bazen de aşımız, ekmeğimiz olmuş bir garip duygudur aşk!
Tarihler de destan, türkülerde ağıt olmuş, uğruna cinayetler işlenmiş kimi zaman intihara sebep olmuş bir katildir aşk. Paylaşmak duygusuna yer tanımayan, bencilliğin had safhaya çıktığı, sahiplenme duygusunu körükleyen ve tüm hakkında tüm yazılmışlıklara rağmen bildiğini okuyan yaramaz bir çocuktur.
Her ne şekil de olursa olsun yüreğimizi böyle titreten ve bizi sorumluluklarımızdan alıkoyan başka bir duygu şekli varmıdır yeryüzünde?
Buz gibi olmuş ellerimiz, bir sevgilinin dokunmasıyla alev alev olup yüzlerimizi kızartmaz mı? Çoktan beri attığından bile şüphe duyduğumuz kalbimiz dışarıdan duyulacak gibi bir tempoyla hızlanmaz mı?
Yaşımız ve yaşadıklarımız ne olursa olsun bu duyguyu özlemeyenimiz ve beklemeyenimiz varmı dır?
Bir deniz kenarında yürürken, bazen gün batımı seyrederken, bazen de yapayalnız bir gecenin başlangıcında; hangimiz yüreğimizin böyle titremesine ve yanı başında bir sevgilinin sıcaklığına hayır diyebilir? .
Sevgililer günü masalını bir kenara koyarsak; Her gün sevmesini bilenlerin değilmidir?
Yaşadığımız tüm zaman dilimin de bu duygunun içinde boğulmak, her zerresini; ister hayalimizde, ister gerçeğimizde yaşamak ve yaşatmak istemez miydik acaba? "
"Sonunun yine hüsran olacağını bile bile".. Bu kumarı tekrar ve tekrar oynamaktan vazgeçecek biri var mı dersiniz?
Kapınız çaldığında gelen AŞK' sa eğer; sakın kapıyı kapatmayın! Belkide bu son zil sesidir ve yüreğinizin son misafiridir!... Onu usulca alın içeri ve sımsıkı sarılın.
AŞK çoktan beri misafiriniz ise eğer; o zaman da sıkıca kapatın kapıyı ve gitmesine asla izin vermeyin. Belki sizin için aşk'ın en güzeli şu anda yaşadığınız duygu ve bu duygunun sahibi yanınızda sizinle var olandır!
Bu çözülemeyen bilmece ve sonu olmayan labirent'e dair yaşanacak ve hakettiğimiz tüm güzelliklerin hepimizle olması dileğimle!