Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '12

 
Kategori
İthalat / İhracat
Okunma Sayısı
857
 

Su ürünleri 2011 yılında ihracat şampiyonu olmuş

Su ürünleri 2011 yılında ihracat şampiyonu olmuş
 

2011 yılının ihracat şampiyonu %48 ile su ürünleri olmuş.

Gerçekten bu habere şaşırdım ve sevindim. Dört tarafı denizlerle ve karada bolca nehir ve göllerle çevrili ülkemizde denizlerimizden, sularımızdan yeterince yararlanmıyoruz diye şikayet ederken böyle bir haberle karşılaşmak gerçekten şaşırtıyor insanı.

Bu potansiyeli değerlendirmek gerçekten çok hayırlı olmuş. Artık denizlerimizi, göllerimizi de bundan sonra daha iyi koruruz inşallah. Kirlenmeye, küresel ısınmaya karşı gerekli önlemleri alırız. Dünya ile uyumlu yaşamaya, sürdürülebilirliliğe gereken önemi veririz. Zira artık bir anlamda mecburuz da buna.

Ne kadar güzel bir haber ki su ürünleri konusunda ülkece başarılı olmuşuz.

Su ürünleri, yani balığın sağlık açısından da çok yararları olduğu öteden beri söylenirdi. Balık tüketimi hem proteince yüksek hem de yağ yönünden insan vücuduna çok yararlı. Bu konuda aşağıdaki bilgiler çok faydalı.

İnşallah balık üretimi ve ülkemizde de tüketimi konusunda daha başarılı oluruz. Zira kanser, kalp hastalıkları, obezite gibi olumsuz durumlar gelecekte de ülkemizde büyük sorunlara yol açacak.

Bu nedenle balık tüketiminin artırılması konusunda elbirliği ile kampanyalar yapmalıyız.

Bu potansiyeli kendi ülke insanımız için de değerlendirmeliyiz.

"Balık ve Sağlık

İnsanların en eski besin kaynaklarının başında gelen balık ve diğer deniz ürünlerinin sağlıklı beslenmede önemli bir yeri bulunmaktadır. Protein içeriği bakımından oldukça zengin olan balık, yumurta, et ve süt gibi iyi kaliteli protein kaynaklarındandır ve vücudun bu proteinlerden faydanma oranı yüksektir. Balık eti, A vitamini, D vitamini K vitamini ve B grubu vitaminler (B1, B2, B6, B12) açısından zengindir.
 
Ayrıca, iyot, selenyum, fosfor, magnezyum ve çinko mineralleri bakımından da iyi bir kaynaktır. İnsan vücudunda üretilemeyen ve bu nedenle mutlaka besinler yoluyla vücuda alınması gereken yağ asitlerinden olan çoklu doymamış yağ asitleri, EPA (eikosapentoenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit)'nın en önemli kaynaklarındandır. EPA ve DHA; ülkemizde oldukça sık görülen kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı ve kanser gibi pek çok hastalıktan korunmada önemli sağlık etkilerine sahiptir.
 
Bu olumlu etkilerin sağlanabilmesi için haftada en az 2 kez (300g.) balık tüketilmesi önerilmektedir. Ancak ülkemizde balık tüketimi önerilen miktarların oldukça altındadır. Türkiye'de kişi başına balık tüketimi yılda 8 kilogram iken dünyada ortalama 16 kilogram, Avrupa Birliğinde (AB) 22 kilogramdır. Bu nedenle tüketiminin artırılması teşvik edilmelidir.
 
Özellikle beyin gelişiminin çok hızlı olduğu anne karnından başlayan ilk 0-3 yaş dönemi için balığın ayrı bir önemi vardır. Biyolojik değeri yüksek protein ve esansiyel  amino asit kaynağı olan balık, içerdiği omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri  ile beyin gelişimine olumlu katkı sağlar. Bu nedenle özellikle gebelikten itibaren anne adaylarının ve 7. aydan itibaren tamamlayıcı beslenmeye başlayan bebeklerin tükettiği balığın beyin gelişimini olumlu yönde etkileyeceği belirtilmektedir.
 
Bununla birlikte, protein içeriği zengin olduğundan diğer besinlerde olduğu gibi balık da saklama, hazırlama ve pişirme kurallarına dikkat edilmediğinde kolaylıkla bozularak sağlık risklerine yol açabilmektedir. Bu nedenle vatandaşlar besinlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde tüketilmesi konusunda bilgilendirilmelidir.
 
Özellikle soğuk kış günlerinde tüketilen balık, içerdiği yağ asitleri dolayısı ile bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine destek olmaktadır. Kış mevsiminde güneşten fazla yararlanılamadığı için kemik ve diş sağlığında önemli olan D vitaminin karşılanmasında yine balık tüketimi önem kazanmaktadır.
 
Halk arasında balık ile süt ürünleri (yoğurt, ayran vb) ile bir arada tüketiminin zehirlenmeye neden olacağına dair yanlış bir kanı bulunmaktadır. Oysa ki, balık ve yoğurdun her ikisinin de taze olması durumunda bir arada tüketilmesi her hangi bir sağlık problemine neden olmamaktadır. Ancak aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi önemlidir."
 
2011'in ihracat şampiyonu, %48 artışla su ürünleri

03 Ocak 2012 Salı 13:10

Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan İZMİR -İHA-
 
Türkiye'nin ihracatta son yıllardaki yıldız sektörlerinden su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2011 yılını yüzde 48'likihracat artış hızıyla zirvede tamamladı. 2010 yılında 962 milyon 168 bin dolarlık ihracat yapan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2011 yılını 1 milyar 421 milyon dolarlık ihracatla tamamladı.

2011 yılında önemli bir başarıya imza attıklarını belirten Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, "Bunu sevinç ve gururla ifade etmek isterim.

1990'larda henüz emekleme döneminde olan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz, ilerleyen zamanda dünya standartlarındaki kaliteli ve kontrollü üretimi ve buna paralel artan kapasitesi ile bugün 125 ülkeye ihracat yapabilir hale geldi" diye konuştu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün yakaladığı yüzde 48'lik ihracat artış hızı ile hatırı sayılır bir prestij ve itibar kazandığını kaydeden Kızıltan, şöyle konuştu: "Yakaladığımız başarı artık isteklerimizin daha sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesine vesile olacak. 2012 yılında da hedefimiz zirvedeki yerimizi korumaktır." Sektörün ihracatını artırmak için Su Ürünleri Tanıtım Grubu ve Kanatlı Tanıtım Grubu ile hedef pazarlarda yoğun tanıtım çalışmaları yaptıklarını anlatan Kızıltan, STG ve KTG'nin hedef pazarlarda katıldığı fuarlarda başarılı tanıtım yaptığını bu tanıtımların ihracat artışı olarak geri dönüşünün olduğunu söyledi. Dünya genelinde sağlıklı besin tüketmeye bir yöneliş olduğuna işaret eden Kızıltan, "Sağlıklı ve besleyici özelliği nedeniyle kültür balığına bir yöneliş var. Türkiye'de çipura, levrek ve alabalığa büyük talep olduğu gibi, Türkiye'de üretilen çipura ve levrek balıklarının
yüksek kalitesi ve sağlıklı bir gıda olması dolayısıyla Avrupa'da sağlıklı ve formda kalmak isteyen insanlar için tercih nedeni oluyor. Bu durumda ihracatımıza artış olarak yansıyor" dedi.

EN ÇOK SU ÜRÜNLERİ İHRAÇ EDİLDİ

Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 1 milyar 421 milyon dolarlık ihracatına en büyük katkıyı 447 milyon 823 bin dolarlık tutarla su ürünleri sektörü yaptı. Su ürünleri grubu, sektörün ihracatında yüzde 32'lik pay aldı. Kanatlı grubu ise yüzde 87'lik ihracat artışı ile en fazla ihracat artışı yapan ürün grubu olurken ihracatını 206 milyon 741 bin dolardan 386 milyon 88 bin dolara çıkardı. 2011 yılında tavuklar adeta döviz yumurtladı. Türkiye, 2011 yılında yumurta ihracatından 285 milyon 673 bin dolarlık döviz elde etti. Süt ürünleri grubu 197 milyon 864 bin dolarlık ihracata imza atarken, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe ihracatı gerileyen tek grup bal ihracatı oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 649
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2321
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster