Sümerler Kürtmüş meğer! / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '12

 
Kategori
Tarih
 

Sümerler Kürtmüş meğer!

Sümerler Kürtmüş meğer!
 

S.Eldem'in izniyle.


Yok, yanlış okumadınız! En sonunda bilim dünyası Sümerlerin kim olduğunu çözdü. Böylece bugüne kadar; Alman, İngiliz, Türk, İtalyan, Arap ve Greklerin Sümerlilerin torunları oldukları iddiası çöktü.

Sakin olun ama…

Telaşa mahal yok!

Ayrıca başlığı okur okumaz, “Hah, bi bölücü Pek-Kak-Kaa’ lı daha!..” demeyin.

Anatanrıçalar ile ilgili bir yazı hazırlarken rastlantı sonucu internette gördüm bu yazıyı. 

Yazılarımı okuyanlar, benim mitoloji ve ilk çağ tarihine meraklı olduğumu bilirler de, bilmeyenler için söylüyorum; lütfen yazının ortalarına kadar okumadan hemen süngüye davranmayın, valla mahcup olursunuz! Benden uyarması. Unutmadan, parantez içindeki açıklamalar bana ait olup yazının kolay anlaşılması amacıyla yazıldı. . 

Hadise şöyle efendim; Berlin - Hint-Avrupa dilleri ailesinin Anadolu ve Mezopotamya’dan çıktığını ilişkin araştırma yapan uluslararası ekipten Paris Kürdoloji Enstitüsünden Kürdolog ve arkeolog Profesör B.Ö., “Kelimelerin DNA’sı” denen metotla Sümerlerin özbeöz Kürt olduğunu saptamış. Diyor ki:

“Bugün Sümerliler denilen medeniyete Almanlardan İngilizler'e Farslardan Araplara ve Türkler'e kadar birçok millet sahiplenmekte ve atalarının Sümerliler olduğunu ileri sürmektedirler. Bunun nedeni şüphesiz dünyada medeniyetin, tarihin, hukukun, bilimin, edebiyatın, tarım ve ekonominin ilk kez Sümerlerle başlamasıdır./…/ Sümerologlar, Kürt Dili ile Sümer Dilinin akraba olduğunu bile bile Sümerlerin Kürtlüğünü saklamaktadır.”

Ve sonra anlatıyor, günahı kendi boynuna!

“ Son buzul çağı 13 bin yıl önce bittikten sonra, Kürtler yaşadıkları dağlık Madia ülkesinden, MÖ. 9bin yıllarında daha güneye göç etmişler (4 bin yıl niye beklemişler, valla onu açıklamıyor, ben de anlamadım.).Bu yerleştikleri yere gök tanrının adını verdikleri Joreva kentini kurmuşlar (bunun kanıtı bir mezarda bulunan kırık çanak-çömleklerin Madia denen ülkedeki bir kaç mezardan da çıkmış olması. Eh, bu kadarcık kusur bilimsel bir yazıda olsun artık.).  

Neyse,  

Sonra orayı da beğenmeyip daha güneye inip MÖ. 4000-3500 yıllarında Sümer topraklarına yerleştiler. Buzul çağının karanlığından bıktıkları için(!) artık güneş, ay ve yer tanrıya tapmaya başladılar./…. / Ve dilleri; buradan dünyaya yayılarak, bütün dillerin kaynağı oldu. /…/ Daha sonra bir Sümer Kürdü olan Hz. İbrahim Tanrının ne güneş, ne ay, ne de başka bir cisim olmadığa inanarak Semavi Dinlerin doğmasına sebep oldu.” (Yahu şu Diyanet  artık bi karar versin kardeşim. Hz.İbrahim Türk mü, Kürt mü, Sümer mi, Arap mı, Yahudi mi, bilelim artık, yetti ama!)

Bitmedi daha, diyor ki:

“Sümerlerde 8 yıldız inancı olması Kürt olduklarının diğer bir kanıtıdır. Bu 8 yıldız, Gök tanrı Joreva ve 6 oğlunu simgeler ve sadece Sümerler'de değil, Hititler'de, Asurlar'da, Akadlar'da, Maya ve Aztek uygarlıklarında da görülmektedir.”  (Yani bu uluslar da Kürttür diyor ha, farkındasınız değil mi!)

“Ayrıca hükümdarın Tanrı tarafından tahta çıkarılması inancının Kürtler de de olması bir tesadüf değildir.” diyor.

Bu profesör, bilmem kim; daha sonra, Sümerler ile Kürtlerin dini inançlarındaki pek çok benzerliği saydıktan sonra, aslı Kürtçe olan kelimelerin bir listesini vererek, bu benzerliklerle beraber Sümerlerin Kürt olduğunu kesin olarak kanıtlıyor.

Nasıl? İlginç değil mi?

Doğru söyleyin ama, darılırım bak; ilginç mi, yoksa saçma mı?

Eğer, saçma diyorsanız; zahmet olacak ama lütfen yukarıdaki yazıda uydurduğum: Madia ile Joreva kelimeleri yerine Altay ve Anuv koyun,  "Kürt" kelimelerini çıkarıp, hepsinin yerine "Türk" kelimesi koyup yeniden okuyun!

Anladınız değil mi?

Tam burada yeri gelmişken söyleyeyim; Sümerlerin kim olduklarının, benim nokta-i nazarımda zerre-i miskal kadar kıymet-i harbisi yoktur. Dünün değil, bugün kimin, kimlerin ne kadar uygar olduğu önemlidir benim için. Dedelerinin asilliği ve zenginliği ile övünen cebi delik, açlıktan ağzı kokan züğürtlerden bi farkı var mı bu geçmişle övünmenin? Aklı olan; atalarının 17 devlet kurmasıyla övüneceğine, ilk 16'sını neden ve nasıl batırdıklarını düşünür.

Buraya kadar okuduklarınızdan sıkılmadıysanız, şimdi size bu müthiş profesör B.Ö.' in Türkçe olduğunu söylediği Sümer kelimelerinden bir iki örnek vereceğim. Karar sizin.

Sümer Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasındaki benzerlikler:

Gig-Anu ---------- Göktanrı ( Gök ana) (Yahu, Türklerde tanrının adı TAN-GRI değil miydi? Ya şu Anu kelimesi? Tanrı adı mı, anne demek mi? Anlayan beri gelsin. Ya şu Gök ana? O da, ne demekse artık?)

Tammuzi --------- Temmuz ( Bakın, Temmuz kelimesi Türkçeymiş, sayemde öğrenin. Peki ama sakın bu Tammuzi denen şey, Sümer’deki çoban tanrı Dumizi’nin Babil dilindeki adı olmasın sakın? Şu tesadüfe bakın!)

Domuzi -------- Domız   ( Heh, işte bu! Domızmış! Allah aşkına, Türkçede “Domız” diye bi kelime olduğunu bileniniz varsa yazın, ben de öğreneyim. Öğreneyim de, şu ahir ömrümde sevabına ben de sayenizde hidayete ereyim, n’olur!. )

Buradaki Domizi’nin doğru yazılışı, az yukarda bahsettiğim Dummizi veya Dumuzi olup Sümer’de Çoban tanrıdır. Ve gerek Mezopotamya, gerekse Anadolu'da yaşamış olan hemen her halkın mitolojisinde adı ve bazı özellikleri değişerek yer almıştır. Mesela Hittit'te adı Apullunas, Grekler de Apollon olmuştur. Anadolu da bugün bile kullanılan "damızlık" kelimesinin kaynağı işte bu kelimedir.(Kaynak: Halikarnas Balıkçısı nam C.Ş.Kabaağaçlı)

Neyse, demek ki sayın hocamız, Domuzi ile Domuz kelimesinin benzerliğini görünce kendini tutamayıp  Sümerli koskoca Çoban tanrıyı bi çırpıda domuz yapıvermiş. Canı sağ olsun, ne diyelim. Bu ülkede profesör olmak kolay mı canım?

Auşk ------ Aşk  ( Edebiyat derslerinde bize Aşk’ın Farsça olduğunu söyleyen hocalarımız! Sizi gidi Türk düşmanları siziiii! Nasıl da kandırmışsınız bizi. Bakın, yakalandınız işte!.)

Meşu------ Meşe  ( Hani; Gılgamış destanında içinden kimsenin geçemediği, başı göklere eren kocaman ağaçlarıyla Meşu denilen, gündüz bile kapkaranlık olan bi orman vardı ya, işte o orman meşe ormanıymış! Demek ki meşe ağacı 5500 yıl içinde evrim geçirip küçüle küçüle, boyu 2.5-3 metreye inmiş! Bir de evrime inanmazsınız bre, ne ayıp! Yapmayın bi daha.)

Hadi bunların hepsini kabul edeceğim ama şuna bakın ve elinizi vicdanınıza koyun, bu laf bir profesöre yakışıyor mu?

En-gur-ra ----- Ankara

El insaf yahu, 5500 yıl önce Sümer ülkesinde “En-gur-ra” diye bi kelime mi varmış? Ne keramet sahibiymiş bu Sümerler öyle!

Kaldı ki, Sümer dili henüz tam olarak çözülmedi. Asur Kraliyet sarayı kütüphanesinde bulunan çift dilli (bilingual) bazı tabletlerdeki hem Sümerce, hem de Babil diliyle yazılan Gılgamış destanı ile Nuh Tufanı gibi bazı eserler ile devletlerarası bazı resmi yazışmalar okunabildi sadece.

Bu yazıyı yazmamın biricik nedenini söyleyip bitiriyorum:

Allah billah aşkına söyleyin, sizce Türk halkı bunu hak ediyor mu?

Not: Yanlış anlaşıabilir diye, yukarıda ettiğim uluslararası araştırmanın aslı şudur:

Bu güne kadar yaygın şekilde kabul edilen Hint-Avrupa dil gurubunun; dünyaya  Rus steplerinden yayıldığı teorisinin aksine, başkanlığını Yeni Zelanda’nın Auckland Üniversitesi’nden Remco Bouckaert'in yaptığı  uluslararası bir araştırma ekibi, bu dil ailesinin Anadolu ve Mezopotamya’dan dünyaya yayıldığını söylüyor. (kaynak: SCİENCE DERGİSİ)

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 36
: 7030
Kayıt tarihi
: 12.12.07
 
 

Elazığ'ın, şimdiki adı Alacakaya olan, ama eskiden küçük bir madenci kasabasında; Güleman'da doğd..