- Kategori
- Futbol
Süper kupanın sırrı !
Galatasaray Süper Kupayı aldığı dönem ve daha öncesinde, mücadele gücü yüksek bir futbol oyunu sergiliyordu. Arayada tekniği yüksek oyuncularda katılınca (Hagi, Emre... vs) ortaya iyi organize olmuş bir takım çıkıyordu. Bu arada dünya futbolunun nereden gelip nereye gittiğini de iyi takip etmemiz gerekiyor. O yıllarda dünya futbolunda söz sahibi ülkeler teknik kapasiteleriyle gündemdeydiler. Zaman geçtikçe dünya futbolu fizik gücünü artırdı. Günümüzde artık futbol, satranç gibi oynanırken, futbolcular için mücadele, kondisyon ve teknik kapasite ön plana çıkıyor. Şimdi tekrar bize dönelim. Biz dünya futbolunun neresindeyiz ? Ligimize bakacak olursak, büyük - küçük her takım mücadele güçlerini sonuna kadar kullanıyorlar. Burda eksik olan kısım teknik kapasite. İşte bu noktada düğüm çözülüyor. Galatasarayımızın da, Fenerbahçemizin de Beşiktaşımızın da Milli Takımımızın da avrupa ve dünya arenasında başarısız olmalarının sebebi Teknik Kapasite. Bunun üstesinden gelmenin en güzel yolu Futbol Okulları kurmaktır. Yani temel futbol eğitimi. O zaman genç takımlardayken başarı gösteren yıldızlarımız 23-24 lü yaşlara geldiklerinde elimizden kayıp gitmezler. Tabii futbol tekniğimizin yükselmesi başarı için yeterli olmuyor. Başarı ve süreklilik için, takım olmak da önemli bir etken. Takım olduğunuz zaman hislerinizle oynuyorsunuz resmen. Gözünüz kapalı top atabilirsiniz. Yani bizim avrupa başarısını yakalamamız için, mücadeleyi bırakmadan teknik kapasitemizi artırmamız gerekiyor. O zaman belki müzelerimize yurt dışından da kupalar gelebilir...
Yukarıdaki bilgiler ışığında dünkü Galatasaray - Bordeaux maıçını daha iyi değerlendirebiliriz. Dün sahada mücadele gücü yüksek bir karşılaşma izledik. İki ekip de savunma güvenliklerini tehlikeye atmak istemediler. Futbol adına güzel pozisyonların olduğunu söyleyek doğru olmaz. Galatasaray'ın üç puan alması gerektiği bir maçtı bence. Diğer iki takımın daha güçlü olduğunu düşünürsek sarı kırmızılıların 3 puanı teptiğini söyleyebiliriz. Benim gözüm maçtan daha çok gelecek vaad eden iki futbolcu üzerindeydi. Birisi Arda, diğeri Mehmet TOPAL idi. Arda 90 dakika forma giydi. Galatasarayın en çalışkan isimlerinden biriydi. Bakmayın siz fransız takımının sağ beki Faubert çok iyi kapattı o bölgeyi. Çokta iyi savunma yaptı. Arda, üzerinde durulması gereken futbolcuların başında geliyor bence Türk futbolunda. Diğer ismimiz Mehmet TOPAL da sonradan oyuna girdi. Fazla bir varlık gösteremedi. Yaptığı top kayıpları o maç için güveninin kaybolmasına neden oldu. Yinede gelecek vaad eden bir oyuncumuz. Geride Song'a hayran kaldım. Darcheville' ye adım attırmadı. Tomas da ülkemizdeki performansından daha yüksek bir performans sergiledi. Bunlar iyi görünen taraflardı. Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne. Orta sahada İnamoto yalnız kaldı. Diğer forvete dönük oyunculardan destek gelmeyince oyunda gözükmedi. Zaten attığı şutlar da dağlara taşlara gitti. Yani bu oyuncu pek ışık vermiyor. Hal böyle olunca insanın aklına bu futbolcunun sadece forma sattırmak için alındığı geliyor. Ama forma satayım derken, futbolu unutabilirler. Dikkat edilmesi gerekn bir konu.
Hasan ŞAŞ, Sabri ve İliç fena değillerdi. Hatta Hasan iyidi. Oyunda üstünlük kurmak üzereyken Hasan ve İliç'in Gerets tarafından oyundan alınmasına bir anlam veremedim. İki ayağı top yapan oyuncuyu oyundan alıp defans ağırlıklı bir futbola bürünmek kendi sahasında Galatasaray'a yakışmadı. İleride Necati çok kötüydü. Ümit ise sakatlıktan kurtulamamış gibiydi. Yine de elinden geleni yaptı. Bence oyuna sonradan giren Hasan KABZE artık bu takımın ilk onbir oyuncusu olması gerekiyor. Bir de eğerki sakatlığı yoksa; Hakan ŞÜKÜR gibi bir forveti oynatmasan da kadroda tutman gerekir. Tabii daha iyisini bulabiliyorsan o başka.
Bordeaux takımında da gözüme çarpan bazı oyuncular vardı. Yukarıda belirttiğim Faubert iyi bir savunmacı. Werder Bremen'den gelen Micoud takıma çok büyük katkı yapıyor. Darcheville'de müthiş mücadeleci bir santrafor. Bizim deplesmanda özellikle bu iki oyuncuya dikkat etmemiz gerekecek.
Perşembe günü 4 takımımız daha arenaya çıkacaklar. Fenerbahçe'nin rahat geçeceğini düşünüyorum. Beşiktaş burdaki Trabzon yenilgisiyle şöyle bir silkindi. Bu maçta daha değişik oynayacağını ve maçı alacağını düşünüyorum. Trabzonsporun alacağı iyi sonuç kimseyi şaşırtmasın. Ziya DOĞAN'la iyi bir ivme yakaladılar. Osasuna Trabzonu pek kaale almıyor, burda başları ağrayacaktır. En zoru da Kayserispor. Az alkmaar temkinli ve iyi bir ekip. Hollanda ekolunun son temsilcilerinden. Beni tek düşündüren maç bu. Yarın Mücadele verecek takımlarımıza başarılar dilerken, ülke puanımızın artmasını etkiliyecek güzel neticeleri onlardan bekliyoruz.