- Kategori
- Edebiyat
Sürükleyici ve duygusal bir roman

Havalar hala güzel ve akşamüstleri en keyifli saatlerim balkonda kitabımı okuduğum saatler. Macera kitaplarını bazen ama duygusal kitapları her zaman severim, sürükleyici bir romansa dolmuşta bile okumak için yanıma alırım. Bu günlerde sürükleyici romanım “Dokunuş” isimli bir kitap.
İlk sayfasından itibaren karakterlere ne olacak merakı sarıyor insanı. Kitabın konusunun geçtiği 1800’lü yıllara dair film ve kitaplar zaten hep ilgimi çekmiştir .Bize çok doğal gelen normal yaşam standart’ı kabul ettiğimiz koşulların o dönemlerde nasıl sıkıntı yarattığını okumak bazen hüzünlendiriyor insanı. Örneğin günümüzde çok önemli bir sorun olmadıkça anne ve bebek için güvenli bir yöntem olan sezeryan o dönemde annelerin ölümü ile sonlanabiliyormuş. Hoş şimdi ciddi bir ölüm nedeni olan kanser de yüzyıllar sonra tedavi olanaklı bir hastalık olacak belki de.
Yine kahramanlar başlarına gelen her olayı ciddi olgunlukla karşılayabilen kişiler olarak tanıtılmışlar, bu kadar anlayışlı insanı bir arada bulabilmek ancak bir romanda olabiliyor sanırım. Önyargısız ve tümüyle içinde kaybolmak adına zevkle okunacak bir kitap. Daha önceki duygusal kitap ve film tanıtımlarımda yinelediğim gibi, hanım arkadaşlara hararetle tavsiye ediyorum, sevgilerimle.
"GAZAP KUŞLARI"NIN YAZARINDAN DUYGUSAL BİR ROMAN: DOKUNUŞ
Yazar:
COLLEEN MCCULLOUGH
Çevirmen:
MERAL GASPIRALI
Collen McCullough, en çok satan romanı Gazap Kuşları’nın ardından Dokunuş isimli romanı ile yeniden Türk okuruyla buluşuyor. Yazarlığa Tim adlı romanıyla başlayan yazar The Thorn Birds (Gazap Kuşları) ve aralarında Masters of Rome (Roma’nın Efendileri) serisinin de bulunduğu başka on roman yazdı. McCullough, Dokunuş’ta genç kahramanı Alexander Kinross’un fakir bir çocukluktan zengin bir yatırımcıya dönüşünü dönemin siyasal ve ekonomik gelişmeleriyle birlikte anlatıyor.
Altına hucum
McCullough, yine hafızalardan uzun yıllar silinmeyecek bir romanla çıkıyor okurlarının karşısına: Dokunuş. 1872 – 1893 yılları arasında geçen roman asi bir genç olan Alexander’ın İskoçya’dan kaçışı ile başlıyor. Babasının kim olduğunu bilmeyen genç adam, dini baskılar sonucu eğitimi yarıda bırakmak zorunda kalır. Ancak niyeti asla sevmediği bir din adamının isteklerini gerçekleştirmek değildir. Büyük İskender’i kendine yol gösterici olarak seçen Alexander, İskoçya’da bir buhar kazanı ustasının yanında çırak olarak çalışmaya başlar. Her geçen gün yaptığı işte ustalaşan Alexander dünyayı gezmek ve hayallerini gerçekleştirmek için artık hazırdır.
McCullough, Alexander Kinroos’un yaşamıyla birlikte ‘altına hucum’ dönemini de anlatır. Kinross’un zengin olmasını sağlayan da ‘altın’dır. Ama genç adamın zekası ve öğrenme tutkusu da onu zenginliğinin yanında kültürlü bir adam yapacaktır. Roman, Kinross’la birlikte karısı Elizabeth Drummond ve Ruby Costevan’ın da hayat hikayesini anlatır.
Kinross, altın külçelerinin sağladığı gelirle Avustralya’ya yerleşir. Ve kendisini hor gören akrabalarına mektup yazarak, evlenebileceği uygun bir kız göndermelerini ister. Zorlu bir yolculuktan sonra Sydney’e ayak basan on altı yaşındaki Elizabeth Drummond, kocası olacak adamla tanışınca onu çok itici bulur ve korkar. Ailesinden uzakta kalan Elizabeth, kocasının konağında yalnızlık çekerken, Alexander da tüm vaktini cesur, güzel ve güçlü bir kadın olan metresi Ruby Costevan ile geçirmektedir.
Altın yayınları 12/2006
Isbn: 975210780X 590 sayfa Dil: Türkçe
Türü: Roman Öykü
Kaynaklar
http://www.pandora.com.tr/urun.asp?id=144628
http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=O1W1N8W8O5VKJGVJCFEY
http://www.altinkitaplar.com.tr/haberler.asp?HaberID=83