- Kategori
- Haber
Taciz mağduru kızların ruh sağlığı bozulmuyor..

çıkmaz sokaklardayız..
Eskiler, evlenmesi gecikmiş kızlar için "bir kızı ya anası yada parası satar" derler.. Kız anası çevre edinmez kızını gösterecek girişimlerde bulunmaz ve parası da yoksa evlenmesi zor görülürdü o kızın demek ki..
Anaların yaptığı hata bununla kalsın diyelim. Olsa olsa bir kız evlenmez evde kalırdı.
Ya babaların yaptıkları?.. Son yıllarda ortalığı iyice saran "baba, amca, dayı ağabey" tacizleri hemen hergün ve her yerden fışkırmaya başladı.. Oysa bir baba evlat sahibi olunca hele kız çocuk doğunca bir başka sevinir. Kız evlat babasına hayrandır ilk tanıdığı erkek babasıdır, gücüne güvenir diğer erkekleri onunla kıyaslar. İllede en sevdiği erkek ilk gözağrısı babasıdır..
Lanet olası birkaç baba diyemiyorum birçok oldular bunlar. Canından kopan evladına yan gözle bakan, O'na sevgi verip hayata hazırlaması gerekirken öz evladına üstelik erkek kardeşiyle birlikte tecavüz edebiliyor. Hayattan koparabiliyor.. Lanet olsun!!
İşte en son yaşanan rezilliğin ne yazık ki son perdesi değil. Henüz reşit bile olmayan E.U adlı bir kız çocuk. Baba ve öz amcasının tacizine uğruyor! Savcılığa yaptığı şikayet üzerine, baba ve amcası sekiz yıl hapis cezası alıp cezaevine konuluyor ancak baba ve amca kızın kendilerine "intikam dürtüsü" nedeniyle iftira attıklarını ifade ettiler. Sekiz yıl cezaevi "farizasını" idrak edemeden tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiler..
İstanbul Adli Tıp Kurumu, mahkemeye gönderdiği (elini vicdanına koymadan) raporda genç kızın "ruh sağlığının bozulmadığını" bildiriyor..
İzmir'de yaşanan olayın mağduru genç kızın, 2005 yılında da Urla ilçesinde "Barbaros Çocuk Köyünde de aynı şekilde istismara uğradığı belirlendi.
Her şeye rağmen "ruh sağlığı" sapasağlam kalan genç kızın avukatı karara itiraz edeceklerini söylüyor.
H. Üzmez yandaşları çoğalıyor. Elbette çoğalırlar. Her türlü ezya cefaya vede cinsel istismara rağmen kızların ruh ve bedenleri "sapasağlam" çıkıyor!. Bize konuşmak düşermi? Kararları veren mahkemeler "sağlam raporu" veren Adli Tıp'lar..
Gülriz Yiğit