​ Takla atan bina ve İzmir'deki yıkımlar / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '09

 
Kategori
Güncel
 

Takla atan bina ve İzmir'deki yıkımlar

Takla atan bina ve İzmir'deki yıkımlar
 

Un fabrikası neredeyse Cumhuriyet ile yaşıt. Fabrika 1928'de yapılmış.


YIKILMADIM AYAKTAYIM!

Eskiden şehirin dışındaydı.

Şehir geliştikçe ve büyüdükçe; merkezde kaldı.

Haliyle arsa değeri yükseldi.

Fabrika 1980'li yılların sonunda el değiştirdi. Üretim bir süre daha devam etti.

İkinci sahibinin ölümünün ardından fabrikada üretim durdu.

...

Sonra; hissedarların anlaşamaması nedeniyle fabrikanın yıkılmasına karar verildi.

Fabrika yerine iş merkezi yapılmasına karar verdiler.

Yaklaşık 15 gün önce de 15 metre yüksekliğindeki fabrikanın yıkım çalışmaları başladı.

Dönemin şartlarına göre oldukça sağlam yapılan fabrika binasının yıkımı, yıkımcı firmayı epey zorladı.

...

Çevresindeki apartmanların güvenliği nedeniyle çok titiz (!) yürütülen çalışmalar sonunda; fabrika yıkılmış olacaktı.

Binanın altı oyulacak ve bina, yer çekiminin etkisine dayanamayarak olduğu yere çökecekti.

"EVDEKİ HESAP ÇARŞIYA UYMADI"

Fabrikanın altı oyuldu; ancak molozlar binanın hemen yanına boşaltıldı.
Böylece fabrika için doğal bir eğim oluşuverdi.
Bulunduğu sokağa "Fabrika Sokak" ismini veren tesis, yana doğru devrildi ve TAKLA ATTI!
Çevresindeki apartmanlara çarpmadı ama; büyük gürültü ve kuvvetli sarsıntı, çevredekilerin korku dolu dakikalar yaşamasına sebep oldu.
Etrafı da yoğun bir toz bulutu kapladı.

1928 Yılında Hizmete Girdi

Çankırı ve çevresinde, 1920'li yıllarda yaşanan kuraklık, suyla çalışan un değirmeni sahibi İsmail Zincircioğlu'nu arayışa yöneltti ve 1924 yılında Macar makine mühendisi Jozsef Lengyel'i Çankırı'ya getirerek un fabrikasının yapımına başladı. Günün zor şartlarında oldukça zorlu bir mücadele ile fabrika 1928 yılında hizmete girdi. Başta Ankara olmak üzere Karadeniz bölgesindeki illerin de un ihtiyacı, bu fabrikadan karşılandı.

Sürekli teknoloji yenileyerek kaliteli un üreten Zincircioğlu Un Fabrikası, Özal hükümetinin teşvik yasası ile yeni un fabrikaları kurulması sonucu kalitesinden taviz vermeyince rekabet gücünü yitirdi ve sahibi olan Zincircioğlu Ailesi tarafından Hamit Tekin adlı sanayiciye devredildi. Yaklaşık 15 yıl daha üretimini sürdüren tesis iki yıl önce sahibinin ölmesi üzerine mirasçılarının fabrikayı arsa olarak değerlendirmek istemeleri üzerine müteahhite verildi ve 81 yıllık çınar sonunda yerle bir oldu.

...

Bu sayfaya bir de İzmir'deki yıkımlardan örnek vermek istedim. Alafranga meraklısı İzmir halkının (Cumhuriyet döneminden önceki, kültür şoku yaşamış kafalardan bahsediyorum) yaptıklarına inanamayacaksınız.

İZMİR'DEKİ YIKIMLARDAN ÖRNEKLER

İzmir'i hatırlatacak tek mimari eser; herkesin bildiği üzere Saat Kulesi'dir.
Eskiden o saat kulesi; bir kışlanın (Sarı Kışla) içindeydi. Etrafında da daire biçimi oluşturacak şekilde dizilmiş 25 tane çeşme vardı.

Saat kulesi ve 25 çeşme; II.Abdulhamit'in tahta çıkışının 25. yılı dolayısıyla inşa edildi. Her zaman için, Anadolu'dan bir adım daha önde olan İzmir (SMYRNA); işlerini namaz vaktine göre değil, modern dünya işleyişine göre yapacaktı.

Sarı Kışla ve 25 çeşme; orayı bir meydan haline getirmek (bugünkü Konak meydanı) ve Narlıdere-Balçova-Güzelbahçe-Urla hattına geniş sahil yolu kazandırmak adına yıkıldı.
Deniz doldurularak; sahil şeridine de duble yol denilen üç-beş şeritlik geniş yol yapıldı.
Meydan haline getirilmesi planlanan eski kışla alanına İzmir'in en kötü dış görünüme sahip kamu binası, Belediye Binası dikildi. Bugün bu binanın Saat Kulesi'ne bakan cephesinde Gazeteci Hasan Tahsin'in kahramanlığını temsil eden İlk Kurşun anıtı yer almaktadır.

Denizin doldurulması ile; bu sahil yolunun hemen yanına "Konak Pier" adlı bir AVM (alış veriş merkezi) yapıldı. Bu bina ismini 1800'lü yıllarda İzmir halkınca çirkin bulunup yıktırılan, son hali ile üçgene benzeyen Pier Kalesi'nden almaktadır.

Yunan işgali sırasında yakılan İzmir'den geriye önemli mimari eser kalmamıştır.

Bugün ise İzmir'de yıkım işi bir hayli gelişmiş bulunmakta. Hatta koca bir iş merkezi 12 saat içinde molozlarıyla birlikte ortadan kalkmaktadır.
Tarihi değere sahip yapılar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Bakanlığı tarafından restore edilip, halkın hizmetine sunulmaktadır. Bunun son örneği ise Tarihi Hava Gazı Fabrikası'dır.
 
Toplam blog
: 21
: 2526
Kayıt tarihi
: 15.05.09
 
 

1991 yılının bir Sonbahar akşamında dünyaya gözlerimi açtım. Küçük yaşlardan itibaren Türk Sanat Müz..