​ Taksim / Beyoğlu / Gezi Parkı / Anıt Mezar / İftar yer Sofraları / İftar Masaları Haberleri / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '13

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Taksim / Beyoğlu / Gezi Parkı / Anıt Mezar / İftar yer Sofraları / İftar Masaları Haberleri

Taksim / Beyoğlu / Gezi Parkı / Anıt Mezar / İftar yer Sofraları / İftar Masaları Haberleri
 

GEZİ PARKI ÖLENLERİN ANISINA TEMSİLİ ANIT MEZAR


11 TEMMUZ 2013 Perşembe

Taksim Meydan’ı yayalaştırma çalışmaları kapsamında iş makinelerinin gürültüsüyle uyanıyor. Bugün, Ramazanın üçüncü günündeyiz.

Sabah, dünkü gibi sakin, herkes işine gidip geliyor. Anıt arkası, AKM önü ve içinde Polisler nöbetteler.

Her zamanki gibi, Gezi Parkı ziyaretçileri sabah bile eksik olmuyor. Park içinde geceden beri eğlenen, direnen insanlardan evine gitmeyip, yatanlar bile var.

Saat 10.20 Slogan sesleri geliyor.

Saat 13.00 Küçük gruplardan, slogan sesleri gelmeye devam ediyor.

Saat 15.00 Meydandaki iftar sofraları ve hazır saksı içindeki bitkiler ve ağaçlar kaldırılıyor. Polis güvenlik şeritlerini de kaldırıyor. Sadece on adet kadar kendilerine oturmak için ağaçların altında sandalye bıraktılar.

Saat 15.15 Meydandan kaldırılan masalar, sandalyeler ve bitkiler, ağaçlar Tarla başı Bulvarı cephesine bakan, yeni yapılan beton zemine taşınıp, yerleştiriliyor.

Saat 15.35 AKM önündeki Caddeden sesler geliyor. Vatandaşın birisi taksici ile tartışıyor. “Sinyal versene kardeşim, yavaş gitsene, aynana baksana” diye vatandaş tartışıyorlar. Bu arada polis olayı yatıştırıyor.

Saat 16.20 slogan sesleri geliyor.

Saat 19.00 Masa ve sandalyelerin kurulduğu yeni meydandan tasavvuf müzik yayınları başladı. Bazı vatandaşlar masa kapma telaşında. Masalar erkenden dolmaya başladı. Tasavvuf müziği devam ediyor.

Atatürk Anıtının yanında, KESK üyeleri, ellerin de dövizlerle, tutuklananların serbest bırakılmasını istiyorlar. Yerde tutuklananların adları yazılı, resimleri var.

Saat 19.30 İstiklal Caddesinde, Galatasaray Lisesi önünde, yer sofraları kurulmaya başlandı.

Saat 20.15 Yeni meydandaki masalarda boş yer kalmadı. Çoğu vatandaş ayakta kaldı. Belediye zabıta araçları çevrede konuşlandırıldı. On kadar polisler nöbetteler.

Gezi Parkı ziyaretçileri artıyor.

Saat 20.20 Anıtın arkasında çiçekçilerin yanında, sanat galerisinin önünde 35 polis hazır kıta bekliyorlar. “Resimlerinizi çekebilir miyim” diyorum. “ Ne yapacaksın, git işine” diyenler oluyor. Israr ediyorum. İzin veriyorlar. İlk defa polislerin resimlerini çekiyorum.

İstiklal Caddesi girişine yöneliyorum. Tam girişte TOMA konuşlandırılmıştı. Cami sokağının Polislerle dolu olduğunu görüyorum. Onların resimlerini izin almadan çekmek istiyorum. Öndeki polis müdahale ediyor. Yine ısrar ediyorum. Çektirmek istemiyorlar. “ Basında, medyada dolu resimlerimiz var” çekip ne yapacaksın, diyorlar. Ben “ Ülkemizin, vatandaşımızın, hepimizin polislerisiniz, çekmek istiyorum, ne mahzuru var” Çek bakalım diyorlar. Fotoğraflarını çekip caddeye doğru yürüyorum.

İstiklal Caddesi dün akşama nazaran kalabalık değil.

Demirören alışveriş merkezinin önünden geçerken Ney sesi duydum. Hemen giriş te, modern kıyafetli, genç bir kızın ney çaldığını gördüm. Resmini çektim. Birkaç kişi izliyordu.

Caddede biraz daha yürüyünce, onlarca polis otobüsleri ve yüzlerce polislerin sıralandığını görmeye başladım. TOMA aracı, Lisenin tam bitiminde, yer sofrasının yanında konuşlandırılmıştı. Onların da fotoğraflarını çektim.

Galatasaray Lisesi önüne kadar yer sofraları kurulmaya devam ediyordu. Yer sofraları Polislerin ve TOMA aracını durduğu yerde bitti. Geriye doğru yer sofrası kuruluyordu. Arada bir sofradakiler ve caddedekiler sloganlar atıp, polise alkış tutuyorlardı. Yer sofralarında oturanları resimledim. Polis yer sofralarının devam etmemesi için caddeyi kesmişlerdi.

Saat 20.46 Ezan okunmaya başladı. Millet iftarını TOMA ve Polislerin önünde, açmaya başladılar. Polislerden bazıları da iftarını suyla açıyorlardı.

Sonra polislerin yanına gittim, Önde sivil kıyafetli biri görüntüyü kapıyordu. Dikkatli bakınca hesapta, olayları yatıştırmak için, halkla ve direnişçilere katılan siyasetçilerle muhatap olan, her zamanki gibi, her yerde görünen, polislerin şefi veya müdürü olan kişi olduğunu fark ettim. “Şefim izin verirseniz, polislerin fotoğraflarını çekmek istiyorum” dedim. O da “ Ne yapacaksın, fotoğrafı” dedi. Ben de “ Albümümde fotoğraflarınız olsun istiyorum” dedim. Şef kenara çekildi. Kendi fotoğraf karesine girmedi. Gözlerimin içine bakarak, “ Çek bakalım” dedi ve çektim.

Saat 20.50 Polislerin hemen solunda genç bir şahıs elinde dövizle, döviz polislere dönük bir şekilde duruyordu. Dövizde “ Yerde yemek, yemek, sünnettendir” “ Burayı değil, masada oturanları takip edin” yazıyordu.

Saat 21.00 Atatürk Anıtı yanına geldim. KESK üyeleri, yerdeki tutuklu fotoğraflarını toplayıp, dağıldılar.

Yeni meydanda kurulan iftar masaları tarafından, garip sesler geliyordu. Sonradan dikkatle dinleyince, Karagöz ve Hacivat taklit eden, tuluatçıların sesi olduğunu anladım.

Saat 21.10 Oradan Gezi Parkına yöneldim. Gelenler, gidenler devam ediyordu. Orada da yer sofralarında iftarını açmış, yemek yiyenleri de gördüm.

Park içine yapılan, ölenlerin anısına yapılan temsili, anıt mezara uğradım. Evvelki güne nazaran anıt mezar daha da ilgi çekici hale getirilmişti. Ölen polis memuru Mustafa Sarı da, anıt mezarda, direniş de ölenlerle birlikte.  Anıt mezara Ali İsmail Korkmaz da ilave edilmişti. Çiçekler ve su bardakları konmuştu. Anıt mezarın yanında bulunan iki ağaca ip bağlanmış ve üzerine Bayrağımız asılmıştı.

Saat 22.00 Bir yanda İstiklal Caddesinde yer sofraları, bir yanda yeni meydanda, masalarda iftar sofraları, bir yanda ölenlerin anısına yas tutanlar, direnenler ve direnmeyenler, polislerimiz, halklarımız hepimiz biriz. Ayrımız, gayrımız yok.

Askerlerimizi ve polislerimizi, yurttaşlarımızı öldüren teröristlere bu denli karşı koyamadık. Neden? Birbirimizi yok etmeye çalışıyoruz. Neden?

Bu günlerde en baştaki ve en sondaki yöneticilerimizi, direnen ve direnmeyen yurttaşlarımızı, polislerimizi ve yönlendiricilerini, hangi etnik gruptan olurlarsa olsunlar, sağduyulu davranmaya, adaletlice, hakça, insanca, 76 milyonu ayırmadan, birlikteliğe davet ediyoruz.   

   

 
Toplam blog
: 74
: 350
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

Ordu ilinde doğdu. İstanbul'da büyüdü. İlk ve orta, lise eğitimini İstanbul'da tamamladı. Ünivers..