​ Taksim'de gördüklerim, duyduklarım / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Taksim'de gördüklerim, duyduklarım

Taksim'de gördüklerim, duyduklarım
 

NOSTALJİK TRAMVAYIMIZ


TAKSİM MEYDANI HABERLER-22 Mayıs 2012 Salı

Saat 09: 00 da geldim Taksim’ e.

Sabah kayda değer bir şey yok, herkes işine yetişmek için gayret sarf ediyor.

Hava serin fakat bunaltıcı.

Gülümseyen kimse göremiyorum, herkes uykusuz ve mutsuz.

Her zamanki gibi metro’ nun girişinde “Gününüz Aydınlık olsun” diye seslenip Aydınlık gazetesi satan şahıs var.

Seyyar simitçilerden kahvaltılık alanlar var. Otobüsler yolcu indirip, duraklara yanaşıyorlar.

Taksiciler müşteri kapmak için dört gözle bekliyorlar veya yarışıyorlar.

Çiçekçiler tezgahlarını hazırlamakla meşguller.

(Atatürk Kültür Merkezi) AKM’ nin önünden kalkan, bekleyen servis araçları. Servis araçlarına telaşla inenler, binenler.

Ofis’e gelince ilk işim pencereden bakmak. Kuş bakışı da güzel oluyor, tepeden bakmak insanlar karınca, araçlar kibrit kutusu gibi.

Öğlende sıcak arttı, nem çok.

Yemeğe çıktığımda ilk işim Atatürk anıtının çevresinde tur atmak oldu. Fotoğraf çekenler, sohbet edenler, ilgiyle anıta ve meydana bakanlar.

Baktım plastik kasalar içerisinde çiçek fidanları, rengârenk dikilmek üzere hazır çiçekler. Beyoğlu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü elemanları anıt çevresindeki bahçelere dikiyorlar çiçekleri.

Dikkat’ imi çeken birşey oldu o arada, bahçeler güzelleşiyor, yaya yürüyüş yolları, parkeler berbat. Kimi yerler çökmüş, yürürken bazen insanların ayakları takılıyor.

İstiklal caddesine doğru yürüyorum. Yaya yolları mezbele, bozuk her yer, kırılmış, çökmüş taş parkeler.

Az ilerde tamir bakım yapılmış yerlere güvenlik şeridi çekilmiş ve bez afiş asılmış, “Beyoğlu Belediyesi Yapı İşleri Müdürlüğü Yol Bakım Onarımı”

Güvenlik şeridinden içeri bakıyorum, aman Allah’ ım ne tamir, içler acısı. Yapalım derken, sanki acemi işçiler deneme yapmışlar.

Dünya’ nın en büyük ve en önemli şehrine yakışıyor mu hiç. Böyle tamir olur mu? Denetleyen yok mu? Bırakın kalsın.

Her zamanki gibi kalabalık var, öğle yemeği telaşı. Nostaljik tramvayımız, klasik çanını çalarak yol istiyor.

Demirören iş merkezine uğruyorum. Kimsecikler yok. Heybetli alışveriş merkezinde in cin top oynuyor.

Kestaneciler, simitçiler, piyangocular, her zamanki yerlerindeler.

Turistler malum, alışverişten ziyade geziyorlar.

Çevik kuvvet olaylara karşı hazır bekliyorlar. 

Üstü açık çift katlı otobüsler, turistleri gezdiriyor.

Marmara Oteli’ nin karşısındaki ve anıtın arkası, sanat merkezi bitişiği, sağ köşedeki, roman çiçekçiler, ayrı bir renk katıyor meydana.

Otelin altındaki kafeler dolu.

Saat 13: 00 ofise dönüyorum.

Şu ana kadar meydan sessiz. Sadece trafik polislerinin anonsları ve araçların korna sesleri, duyuluyor bazen. “5815 devam edin lütfen” “7137 araç sahibi!!”

Meydanda dört bayrak var. Otelin önündeki, AKM önündeki, anıtın orda ki ve AKM ye yakın meydandaki en heybetlisi.

Gezi parkının karşısında (Cumhuriyet Caddesinde)  binada, Galatasaray bayrağı asılı. Yanında Fener ve Beşiktaş bayrakları da olsa fena olmazdı !!!

Yanık kavalcı yine çalmaya başladı,  fakat ne olduysa kısa sürdü, sesi kesildi.

Saat 17: 07 i geçiyor. AKM önü servisler yanaşmaya başladı. Ezan okunmaya başladı. İlginç olan şu ki, yazmaya başladım. Bazı şeylerinde farkına varmaya başladım.

Bunca iş yoğunluğu içerisinde, yazarken stresim azalıyor.

Ezan bitince, yanık kavalcı yine çalmaya başladı.

AKM çatısına sık sık kuşlar, özellikler martılar tünüyor, martıların sesi, kavalın sesiyle birbirini karışırken acı acı ambulans sirenleri ortalığı çınlatıyor.

Derken, köpek sesleri arttı, havlamalar, müthiş Taksim meydanında, it dalaşı.

Sokak köpekleri, sahibiyle gezen ev köpeğini görünce yalandan havlıyorlar.

Coştu bizim kavalcı. Köpek seslerini bile susturdu.

Duraklar kalabalıklaşmaya başladı. Bazı iş yerleri erken paydos ediyor.

Bu arada dün bahsettiğim rutin olaylar, aynen devam ediyor.

Nostaljik tramvayımızı görmeyenler eklediğim resme bakarak, kendilerini Taksim veya Beyoğlu’ da hissedebilirler.

Kaval sesi kesildi köpekler başladı.

Köpek sesleri trafikteki araç ve insan seslerini bastırıyor.

Onlar susuyor, kaval sesi devam ediyor.

AKM’ nin şirin yeşillikler dolu bahçesinde fotoğraf çekiyorlar bazıları.

Saat 18: 45 ofisten pencereden bakıyorum AKM önü curcuna, servislere binenler, servis bekleyenler.

Bende çıkıyorum. Bakalım yollarda nelerle karşılaşacağım.

  

 
Toplam blog
: 74
: 350
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

Ordu ilinde doğdu. İstanbul'da büyüdü. İlk ve orta, lise eğitimini İstanbul'da tamamladı. Ünivers..