- Kategori
- Eğitim
Takvim yapragı deyip geçmeyin
Sevgili okuyucularım, Anamdan örnek alarak kazandığım bir alışkanlığım var, taa çocukluk yıllarıma dayanan. Her gün bir önceki güne ait takvim yaprağını okurum. Okuma yazmayı bilmediğim zamanlara dayanan bir hayranlığın alışkanlığa dönüşmesidir bu.
Anam her gün duvar takvimimizi özenle koparır ve kendine has okumasıyla sesli olarak okurdu. Bende hayran hayran dinlerdim Anamı o yıllarda. (Gerçi hala dinlerim anamı ve halada hayranım Anama.) O kadar çok bilgi vardı ki o küçücük takvim yaprağında. Anam hem okur hem de oradan öğrendiklerini kendince kullanırdı günlük hayatında. İşte bende o günden beridir Anamdan edindiğim bu alışkanlığı süründürüyor her gün evimdeki ya da işyerimdeki takvim yaprağını okuyarak güne başlıyorum. Basit ama manidar bir alışkanlık olduğunu düşünüyorum. Bir takvim yaprağı kadar bile olsa bilgi sürekli üst üste konunca insanın hayata bakışını etkiliyor. Okuma alışkanlığı günde bir sayfacıkta olsa insana çok şey katıyor, hayatını etkileyip ufkunu açıyor. Çok uzattım farkındayım, inanın günümüzde evindeki takvim yaprağını bile okumayan insanlarla yan yana omuz omuza yaşamaktayız. Okumak, insanın kendini yenilemesine açılan ilk kapıysa eğer, günümüzde en büyük ihtiyaçtır yenilenmek.
En son okuduğum takvim yaprağındaki, Peygamberimize ait Hadisi Şerifi sizlere aktarmak istiyorum. “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.” Bu Hadisi Şeriften çok etkilendiğimi söylemek istiyorum. Toplumumuzdaki en büyük yaralardan birine asırlar öncesinden sunulan bir reçete sanki bu şerefli güzel sözde saklanmış. Benim alanım değil yoruma giremem, girsem de doğru yorumlayamam, ümmi halimle. Anladığım bir şey var ki, Selam vermek, selamı yaymak insan hayatının vazgeçilmezlerindendir. Anladığım bir şey daha var ki, birbirimizi sevmek en büyük görevimiz olmalı. Ayrıştırmak değil birleştirmek, nefret etmek değil sevmek, sevdirmek. İşte biz “ Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü” düşüncesini benliğimizde hisseden muhabbet erleriyiz.
Selam ve sevgilerimi sunar, gülücüklerle süslenmiş günlerle dolu bir hayat diliyorum.
Hidayet ŞİŞKİN