​ Tamara ve Petra Ecclestone. Öyle mütevazi bir yaşamları var ki..Yavrularım benim. / Magazin / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '12

 
Kategori
Magazin
 

Tamara ve Petra Ecclestone. Öyle mütevazi bir yaşamları var ki..Yavrularım benim.

Kardashian gardeşleri geçiniz. Zaten başından beri hiç ilgimizi çekmemişlerdi. Bizdeki Süreyya Yalçın’ın ecnebi versiyonları gibi duruyorlardı. Ama Formula 1’in sahibi multi-über-süper zilyoner Bernie Ecclestone’un kızları Tamara ve Petra Ecclestone kardeşler çok acayip. Onların sıradan ve mütevazi hayatlarını ilginç bulmayanı döverler.

 

İngiltere Glamour’un Ocak sayısında onlarla ilgili kapsamlı bir yazı vardı. Okurken kendimi sanki uzaylılar hakkında bir şeyler okuyormuş gibi hissettim.Bana Satürn'de veya bir başka güneş sisteminde yer alan yepyeni bir gezegenden ve üzerinde yaşayan yeni uzaylı çeşidinden bahsetselerdi muhtemelen bu kadar dumur olurdum. Bu okuma eylemim sırasında, ‘Nasıl ya?’, ağzımdan en sık çıkan cümle oldu. Kamil bir kişi olma yolunda ilerlediğimi hissettim. Onların yaşamlarını ve sevgi dolu kardeşlik ilişkilerini okurken yeri geldi, göz yaşlarımı tutamadım...


Şimdi, biliyorsunuz kendileri İngiliz. Ama bu kardeşler bakıyorlar ki, reality şov denen zımbırtı Los Angeles’ta, gösterişin ve zenginliğin partileri de hep L.A.’de; bunlar da tası tarağı toplayıp buraya taşınıyorlar. Amaçları, şimdiye kadar biraz ‘yerel’ ölçekte kalmış şöhretlerini uluslararası hale getirmek. Bu yolda çalışmalara başlıyorlar.


 


 

Petra, minnoş olan. Yaşça küçük olan demek istedim. Üstelik kendisinin başı bağlı. Geçen Mayıs’ta izdivacını gerçekleştirmiş Petracan. Düğününde sadece Rihanna’ya birkaç şarkı için ödediği ücret, 250 bin pound’tan, yani 600 milyardan fazlaymış. Mütevazı bir düğün olduğunu söylemiştim sanırım di mi. Ne diyorduk, ha L.A... Neyse, L.A.’e taşındıklarında küçük Petra, başını sokmak üzere kendine yine makul fiyata bir malikane satın almış. 52 milyon pound... 130 trilyon kadar... Ne var yani? Toki’de 1+1 daire mi kiralayacaktı yani.


Artık ses getirmek için mi başlattılar yoksa sahiden birbirlerini paralamak mı istediler bilmiyoruz ama ; Tamara ve Petra Hollywood’a geldiklerinden beri her gün saç başa kavga ediyorlar. Kelimenin gerçek anlamıyla. Petra 52  milyon pound mu vermiş eve...Tamara bastırıyor 100 milyon pound’u... Dergiler, gazeteler habire bunları yazıp duruyor. (Biraz geçim sıkıntısı çekiyorlar gibi geliyor bana doğrusu. Üzülüyorum..)


 


 

Tabii ki ajandası çok dolu olan, çoook gibi çalışması gereken Tamaracan’ın rahatlayabileceği, günün para harcama stresini atabileceği bir küvete ihtiyacı var... Ne var yani  küvetini özel kristal taştan yaptırmak için 1 milyon pound, yani 3 trilyon civarında bir meblağ harcamışsa? Çok mu göreceksin bunu ona? Çekemiyorsun. Bu açık ve net.


Glamour’da yayımlanan bu yazıda çok doğru tespitler var... Yazıda, Los Angeles’ta herkesin kendini arabası/mücevheri/üzerinde taşıdığı markalar ve kredi kartı limitiyle  tanıttığı anlatılıyor. Eh, bizim kızlarda bunlardan var. Yanına biraz da kız kardeşler arası rekabet/gerilim/nefret unsurunu ekleyince tadından yenmiyor sayın seyirciler...


Hemen açıklayayım: Sanmayın ki ben hippie gibi bir şeyim ve çok bohem bir hayat yaşıyorum ve zenginliğe karşıyım. Elbette hayır. Ve biliyorum ki hayat döngüsünde her zaman aşırı zenginler olmuş. Onlar değilse de birileri böyle yaşıyor, yaşayacak.
Ama... insanın gerçekten aklı almıyor, bir günde 1 trilyon harcayabilmeyi mesela.. Düşünsenize, bilim kurgu/fantezi filmi gibi. Ne yaparsın ki? En fazla ne kadar yiyebilirsin, ne kadar içebilirsin, saçını kaç kere boyatıp kestirebilirsin, en lüks spor salonunda kaç kere ders alabilirsin, kaç milyon zilyon tane çantan olabilir... Bence böyle bir yarışma programı yapsınlar biz sıradan fanilere. Çılgın miktarda bir parayı delirmeden, bir gün içinde en doğru harcayanlara ödül mödül versinler.


Kristal Küvet sahibi Tamara ile Rihanna için her bedeli ödemeye hazır olan Petracığım da yarışmada danışman olsunlar. Buradan kazanacakları paraya ihtiyaçları olduğunu bildiğimden, onlara iş bularak sevaba girdiğime de inanıyorum.


Bu şekilde düşünüyorum. Onları canımdan çok seviyorum.


 


 

 
Toplam blog
: 13
: 1307
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

Sondan başa gideyim. İş: Temmuz 2011'den itibaren freelance yazar olarak yola devam ediyorum. Cos..