- Kategori
- Gündelik Yaşam
Tanrı'nın gözyaşları...

İki arkadaş...
Limoncu ile balıkçı...
Karşıya karşıya tezgah açmışlar sohbet ediyorlar. Yağmur dimdik, kararlı ve telaşlı yağıyor.
Limoncu pazar şemsiyesinden tıp tıp akan akan yağmur damlalarına bakarak,
"Hey allahım! diye bağırdı ellerini havaya açarak "Kar yağdırsan daha iyidi be!
"Hee oldu! diye karşılık verdi balıkçı. (Bir taraftan da aldığım istavritleri temizliyor, içlerinden çıkardıklarını ayaklarının dibindeki kedilere fırlatıyor)
"Buldun! Na açarsın sen tezgahı o zaman! Nere tezgah açcan lan? Dün Malkara'da arkadaşlar tezgah açamamış be biliyon mu! siftah yok, ekmek yok! Yaa n'abeer?
*Yappma yaav?" dedi, limoncu korkuyla. Eyvah anam! Yağmasın o zaman. (güldüm:)
Balıkçı çok bilir gibi,
"Yok yağmaz, korkma diye sırıttı, kar bura anca akşama gelir, ahha da şura yazdım... ( balık tablasının kenarına sürüyor işaret parmağını)
İstavritlerin temizlenmesi bitince süzgecin içine koyarak su dolu varilin içine daldırıp çıkardı, sonra da şöyle bir silkeledi. Poşete koyup verdi.
Uzaklaşırken kulağım arkada kaldı. Gülüşüyorlardı.
*****
Pazarı gezerken içimden "Şöyle lapa lapa bir kar yağsa iki, üç gün... Amma olur ha!" dedim. Yollar kapansa, okullar tatil olsa... Ağaç dalları aşağılara sarksa, pencere pervazlarına balkonlara karlar yığılsa... Evlerin damlarındaki karları rüzgar aşağılara süpürse, ortalık toz duman kar olsa.
Çocuklar sımsıkı kuşanıp kardan adam yapsalar bahçenin ortasına...
Komşunun kedisi pencerenin içine oturup, kuşları izlerken onları mideye indirmenin hayalini kursa arsızca...
Akşamları sokaktan geçen bozacı evlerin kırmızı ışıklarına bakarak "Booooozaaaa!" diye bağırırken,
"Bozacı!" diye seslenecek bir pencere aralansa... " diye düşünürken;
"Yürü git yoluna, felaket tellallığı yapma" dedim kendi kendime...
Kış'ın kış'lığını yapmasını bile hayal edemiyor insan. İnce bir tabaka halinde dahi yağsa büyük şehirlerde hayat felce uğruyor. Kiminin ekmeğine mani oluyor, kiminin de hayatına...
***
Taksici Roman Ali büyük bir laf etti eve dönüş yolunda. Durmaksızın yağan yağmura binaen, " Tanrı'nın gözyaşı bunlar, o bile halimize acıyıp ağlıyor yenge" dedi. Dudak büktüm. " Ne güzel bir laf ettin Ali abi "dedim... güldü... Allah garibanlara acıyor da yağmur yağdırıyor be kızım.. Elleme yağsın,.Evine odun kömür alamayanların, evi olmayıp da sokaklarda yatanların havası bu.
O akşam balıkçının dediği gibi karın yağmasını bekledim...
O akşam yağmadı ama, ertesi sabah çok tutacakmış gibi yağdı yağdı...
Sonra rüzgar topladı denize süpürdü, kalanını da kuşlar yedi bitirdi...
Yağmur dünden beri durmaksızın yağıyor,
Ali abi haklı galiba, Tanrı'nın gözyaşları bunlar.