​ Tanrı'ya inanıyorum, lay lay lom. / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '11

 
Kategori
Felsefe
 

Tanrı'ya inanıyorum, lay lay lom.

Bu yazıda Tanrıya inanıyorum sözünün lay lay lom demekle eş değer olduğunu söyliyeceğim.

Konuyu bu iki sözün eşitliği üzerine kurmakla birlikte, aslında genelde dilsel ifadelerin lay lay lomdan başka bir şey olmadığını söylemeye giriş yapmış olacağım.

Bu düşünmede varacağım nokta konusunda şöyle bir önsezide bulunuyorum; Aslında biz dilsel ifadeleri tek tek anlamlı kelimelerden ve anlamlı cümlelerden oluşan ifadeler olarak görsek de, esasında olan biten sadece seslere olan aşinalığımızdır, bunlar hiçbir gerçekliğe denk gelmezler, sadece işaret ederler. Yani aslında dil hiçbir şeyi çözmez, açıklamaz, sadece yansıtır. Lay lay lom sözünü seçmemin nedeni bu; hiçbir şeyi, anlatmaz, açıklamaz, izah etmez.

Bu yazının gerisinde böyle bi diLsel problem varken, neden dinsel bir önemi olan bir kavramı kullanıyorum?

Birincisi, en çok inançlar alanında dilsel ifadelerin lay lay lomdan farkı olmadığına dair güçlü sezim. Bu yolla konuyu daha iyi düşünmek ve yansıtmak mümkün olacak.

İkincisi ise böyle bir teoriden hareketle dinsel anlamdaki bir konuyu daha berrak bir şekilde yansıtmak mümkün olacak.

Birisi "Ben Tanrı'ya inanıyorum" dediği zaman, "Lay lay lom" diyor olmaktan farkını nasıl ortaya koyabiliriz, koyulabilir mi?

Bence koyulamaz. "Tanrı," "inanmak." İnanmanın ne demek olduğu, varlığı olmayan bir şeye, ne olduğu belli olmayan bir durumu yüklemek, lay lay lom sözünün anlamından farklı değildir.

Biz, birisi "Ben Tanrıya İnanıyorum" dediği zaman, sadece bir sesi tanırız. Bu üç kelimeden oluşan ifade aslında tek bir sestir. "Bentanrıyainanıyorum." Bu tek kelimelik bir sestir. Laylaylom da öyledir. İkisi de sestir. Biz bu sesi çıkarırken, bir durumu yansıtıyoruz, onun kökeninde neyin yattığını incelemeden, irdelemeden.

Biz bu ifadenin gerisinde yatanın, gerçeklikle ilgisine bakmayız, çünkü baktığımız zaman bunun gerçeklikle bağlantısını kuramayız. Ama yine de bu ifadeyi kullanırız çünkü o sadece bir sestir ve kökeninin, gerçeklikle bağlantısının ne olduğunun bir önemi olmadan, ses olarak yansıttığı durumu kendi başına bir gerçeklik haline getiririz ve ona önem veririz.

Bu durumda iki tür gerçeklik alanı oluşuyor. Birincisi, her bir unsurunun gerçeklikle ilişkisi, yani ben'in gerçeklikle ilişkisi, Tanrının gerçeklikle ilişkisi, inanmanın gerçeklikle ilişkisi, bunların ne anlama geldiği, birbirleriyle neden ve nasıl bağlandığı bu bağlantıların gerçeklikle bağlantısı, bunların toplamı birinci gerçeklik alanı.

İkinci gerçeklik alanı ise, bütün bunları gözardı eden, ama bunlarla şu ya da bu şekilde bağlantılı bizim yarattığımız gerçeklik alanı. Bu nedenle biz Tanrı derken, onun birinci gerçeklik bakımından taşıdığı gerçeklikle bağlantısından çıkan yerindeliğine işaret etmiyoruz. Bizim işaret ettiğimiz şey, bizim yarattığımız ikinci gerçeklik alanındaki kurmaca yeridir. Oradaki gerçeklikle bağlantısıdır. Ki bu bir kurmaca olduğu için, aslında birinci anlamdaki gerçeklik kavramından farklı olmalıdır. Ancak, gördürdüğümüz iş bakımından ele aldığımız da onu bir hareket noktası yaptığımız için, gerçeklik kavramıyla karşılamamak neliğini ve yarattığı yanılsamayı görmemizi engellerdi.

Bana kalırsa parçalarına ayrılamayan her ifade lay lay lom demekten farksızdır.

Bir tür lego mantığı. Parçalarına ayırıp yeniden birleştirebiliyorsan, birinci gerçeklik alanındasındır. Yok eğer bunu yapamıyorsan, kurmaca ikinci gerçeklik alanındasın ve aslında ifade ettiğin şeyin özce bir anlamı yok, ona senin yüklediğin, sadece ses olarak belli bir durumu yansıtan, ikincil alanda bir gerçeklikle bağlantı kuran bir ifade dile getirmiş olursun.

Başta öngördüğüm noktadan farklı bir yere çıktım bence, evet her dilsel ifade sesseldir, ama dilsel ifadelerin alt birimlerine, parçalarına ayrılabilmesi önemli bir nokta.

 
Toplam blog
: 467
: 1012
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye düş..