Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ocak '08

 
Kategori
Haber
 

Tarafınızı belirleyin…

Tarafınızı belirleyin…
 

Ülkemiz ve milletimiz, yaklaşık otuz yıldan beri terör belası ile baş etmeye, ülkenin bütünlüğünü ve istikrarını korumaya çalışmaktadır.

Çok canımız yandı, çok para harcadık, çok zaman harcadık.

Peki, alıştık mı, kanıksadık mı?

Hayır, ne alıştık ne de kanıksadık. Sadece belli olan terör örgütlerine karşı daha da bilenerek mücadelemizi sürdürmeye ve sonlandırmaya olan azmimiz giderek arttı.

Karşınızdaki düşmanın kimliğini bilirseniz, mücadeleniz bilinmezlik içerisindeki mücadeleden daha kolay olur. Ama bilmezseniz, yumruğun nereden geldiğini anlamaya vaktiniz kalmadan yere serilir kalırsınız.

Yaklaşık otuz yıldan bu yana, terör örgütlerinin kim olduklarını biliyoruz. Yöntemlerini biliyoruz. Üç aşağı beş yukarı nereden geleceklerini de biliyoruz. Arada bir kaçırdığımız olduğunda da dün akşam yaşanan Diyarbakır’daki patlama gibi oluyor ve canımız yanıyor.

Elbette bu mücadelenin acı yanları da var. Bundan olabildiğince az acı ile çıkmaya çalışıyoruz.

Ancak, dün akşam yaşanan olaylardan sonra benim takip ettiğim tek bir konu vardı.

Bir belediye başkanının yönettiği ilde yaşanan ve muhtemelen de aynı ilden olan hayatını kaybeden yurttaşlarımızın yüreği yanarken, o belediye başkanı alelacele Ankara’dan Diyarbakır’a dönüyor ve dönerken de “Diyarbakır her şart ve koşulda barışa sahip çıkacaktır. İnsan haklarına, yaşam hakkına sahip çıkacaktır ama Diyarbakır asla şiddete ve karanlığa teslim olmayacaktır" gibi havadan sudan bir söylemde bulunuyor.

Aynı konuda DTP acaba ne diyor diye takip ettim.

Bu konuda DTP Gurup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş, meydana gelen elim saldırıyla bir daha sarsıldıklarını vurgulayarak, “Hepimiz bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz, bu saldırıda hedef olarak sivillerin de seçilmesini derin bir provokasyon olarak nitelendiriyorum. Bu ve benzeri saldırılar asla ama asla toplumsal barışımıza zarar vermeyecektir" diyor…

Bunların hepsi de laf-ı güzaftan ibaret… Hiç biri de samimi değil… Hiç biri de bu tür olayların karşısında olduklarını göstermiyor.

Şimdi bakalım; kim yaptı bu eylemi?

Açıkça belli ki bu eylem, PKK terör örgütünün işidir. Araç kundaklamalarının hem hepsi de PKK terör örgütünün işi.

PKK terör örgütü için “Kardeşlerimiz” diyen onları terör örgütü olarak değil de “Savaşçı” olarak nitelendirenlerin, bu gün söyledikleri sözlere nasıl inanacağız?

Hadi size bir fırsat işte…

Açıkça ifade edin de bu konudaki ve söylemlerinizdeki samimiyetinizi kabul edelim…

Diyarbakır’da özellikle bir dershanenin önünde patlatılan bombanın, hedefi kim olursa olsun (Öyle diyorlar ya) PKK terör örgütünün işi olduğunu ifade edin. Siz de “Evet… PKK terör örgütüdür” deyin…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, olabildiğince demokrasiden yana tavrını ortaya koyarken, sizler, evet sizler DTP milletvekilleri, sizler PKK’dan yana tavır ortaya koyuyorsunuz ve giderek de inandırıcılığınızı daha da yitiriyorsunuz.

Bir gün o bombalar, bilesiniz ki kendi evlerinizin içinde (Mecazi anlamda kullanıyorum) patlayacaktır.

O zaman da üzülen yine biz olacağız, siz ise üzülürmüş gibi görünmeye devam edeceksiniz.

Sizler <ı>TARAFINIZI belirleyin de kim olduğunuzu bilelim.

Ve…

Kaç bomba patlatırlarsa patlatsınlar, ne kadar acı çekersek çekelim, sonunda bu ülkede birlik ve beraberliği bozdurmayacağımız gibi, bir tek çakıl taşını da kimseye vermeyeceğiz.

Biline…

Ve bir de “Komik” bir talepleri var…

“Bu saldırıyı yapanları yakalayın” diyorlar. Hadi yakaladık ve yakalarken de içlerinden biri öldü. Cenazesine gidecek misiniz, taziyesinde bulunacak mısınız?

Bu güne kadar devlete silah çekenler ve silah çekerken de ölenler için yaptınız da…

04 OCAK 2007

 
Toplam blog
: 1104
: 918
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..