- Kategori
- Siyaset
Taranta-Babu... Ve Fatura!

Mussoloni'nin Roma'sından Afrika'nın Gala'sında yaşayan eşine mektup yazan "deli-kanlı"ya Bursa Cezaevi'ndeki koğuşundan Nazım Hikmet şu dizeleri söyletiyordu:
“Mussolini çok konuşuyor TARANTA - BABU!
Tek başına
yapayalnız
karanlıklara
bırakılmış bir çocuk gibi
bağıra bağıra
kendi sesiyle uyanarak,
korkuyla tutuşup
korkuyla yanarak
durup dinlenmeden konuşuyor.
Mussolini çok konuşuyor
TARANTA - BABU
çok korktuğu için
çok konuşuyor!.
Mussolini meydanlara tıka/basa doldurulan insanlara konuşuyor ve korkusunu sarayında yalnız/başına yaşıyordu.
Çok konuşuyordu ve çok korkuyordu!..
Galalı genç adamın ağzından böyle yazıyordu hapisteki büyük adam.
Günler geçti; ayları tamamladı.
O aylar birikti, yılları tamamladı.
İtalya halkı Mussolini'yi tarih sahnesinden süpürdü/ attı.
Yola çıkarken Mussolini'nin bavulunda Faşizm'in Faydaları isimli küçük notlardan ibaret küçücük bir kitapçık vardı.
İtalyan halkı demokrasiye inançla bağlıdır; bilinçle bağlıdır; sıkı sıkıya bağlıdır.
Çünkü faşizmi yaşamış ve o karanlık lekeyi bileğinin hakkı ile silmiş, ülkesinden dışarıya silkeleyip, atmıştır.
Onun için çok iyi bilmektedir gerçek demokrasinin değerini ve anlamını.
Hiç kimse İtalyan halkına "ileri demokrasi" palavrasını yutturamaz.
Çünkü o halk, "ileri"nin gerisine saklanan karanlığı görmüş ve bizzat yaşamıştır.
En acı şekilde ve en gerçek hali ile yaşamıştır.
Fransa, 1789'a gelirken ve 1798 sonrasında demokrasi için oluk oluk kan dökmüş ve bütün Dünya halklarına Fransız Devrimi'nin içeriğinde yer alan gerçek demokrasiyi armağan etmiştir.
Fransız halkı, Hitler faşizmine karşı en çetin mücadeleyi veren millettir.
Çünkü o halk, "ileri" demokrasi yalanının ardına gizlenen karanlığı görmüş, onu bizzat yaşamış ve o karanlıktan kurtulmanın yolunu bilinci ile, teri ile ve kanı ile ödemiştir…
Demokrasi, pahalı ve değerli bir rejimdir; insanlığın ulaştığı en üst değerlerden bir tanesidir.
Faturası da o nispette ağırdır...
Bin faturanın altında yazan tutarı ödemeden istediğiniz şeyi elde edemezsiniz.
Elde etmeye kalktığınızda ise, [eğer, her nasılsa o şeyin bir tutamına ulaşmışsanız] onu uzun süre elinizde tutamazsınız. Bedelini ödemediğiniz şeylerin gerçek değerini bilemezsiniz.
Çekip alırlar elinizden onu; kolayca başınızı eğer, rıza gösterirsiniz…
Mesele işte bu kadar basit ve gerçek...
@farukhaksal42
www.soruyusormak.com