Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '18

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
131
 

Tarih Yalan Söylemez!

Tarih Yalan Söylemez!
 

Çanakkale zaferlerinin 103. Yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyoruz. Ama ne kutlama! Yıllardır gerçek bir zaferin tarihinin içine sahte ve hurafelerle dolu bir tarih monte ettiler ve Çanakkale’ nin ruhunu zedelediler…

Tarih sahnesine çıkarak, tarihin akışını değiştiren; Emperyalizme ilk tokadı atarak Anadolu’nun kilidinin kırılmasını engelleyen ve Emperyalist ülkelerin Türkiye üzerindeki planlarının ilk bozulduğu yer olan Çanakkale’nin şanlı tarihinden Mustafa Kemal Atatürk’ü çıkarttılar.

Aklın ve bilimin yerine “yeşil sarıklıları”, aksakallıları”, “ebabil kuşlarını” yerleştirdiler…

“İstedikleri her şeyi alanlar”, çoluk, çocuğu her yıl Çanakkale şehitliklerine götürüp, beyinlerini yıkadılar. Mustafa Kemal Atatürk’ü değil, uydurdukları tarihi anlattılar.

Çanakkale savaşlarının içinden Atatürk’ü çıkartan zihniyet, Türk İstiklâl Savaşı’nı da görmezden gelerek, sanki böyle bir savaş yapılmamış gibi davrandılar. Enver Paşa’nın beceriksizliği yüzünden binlerce Türk evlâdının tek bir kurşun dahi atamadan, donarak ölmesine neden olan Sarıkamış faciası her yıl anılırken, Kurtuluş Savaşı’nın gerçekleştiği yerler ziyaretçisiz bırakıldı, şehitleri unutuldu. Yıllar sonra malûm zihniyet “1. ve 2. İnönü Savaşları yapılmamıştır”, “aslında Kurtuluş Savaşı diye bir savaş da gerçekleşmemiştir”, “Yedi düvele karşı savaşılmamıştır, Yunanistan’la savaşılmıştır,” “Çanakkale Savaşlarını Türk değil Alman Komutan kazanmıştır” gibi hezeyanlarla tarihi gerçekleri çarpıtma, Mustafa Kemal’i yok sayma gibi psikolojik bir uygulamaya girişmiştir.

Millî bayramları kaldıran, ulus bilincini ve birlikte yaşama kültürünü, ümmetçi bir zihniyete dönüştürme çalışmalarını son hızla devam ettiren karşı devrimciler, Türk Çanakkale Savaşları ile Türk İstiklâl Savaşlarını hiç olmamış, bu şanlı zaferlerin başkomutanını sanki hiç yaşamamış gibi algılatıp, kendilerine bir çakma tarih yapma derdine düştüler. Hunili soytarıların, “Keşke Yunanlılar kazansaydı” hezeyanlarına ve yandaş tarihçilerine teslim edilen millî Türk tarihi, yeni nesillere aktarılmamaktadır. Gelecek kuşaklara Çanakkale Savaşlarını Osmanlı’nın son zaferi olarak kabul ettirip, 100 yıllık bir süreci sanki bir video kaydı siler gibi silme girişiminde bulunan malûm zihniyet, Türk Millî tarihine format atmaya çalışmaktadır.

Yıllardır gönül tellerimizi titreten, tüm dünyanın ayakta dinlediği Türk İstiklâl Marşı’nı ilâhi formatına sokarak, millî duygulara ve millî duruşa darbe indirmeye çalışanlar, bilerek ya da bilmeyerek tarihe yalan söyletmeye çalışmaktadırlar. Ancak gözardı ettikleri bir husus var; Dünyanın tarihine nasıl yalan söyletecekler?

Çanakkale Savaşlarından Mustafa Kemal Atatürk’ü çıkartarak, Türk Kurtuluş Savaşını yok sayarak dünya tarihini özellikle de Avrupa tarihini yeniden düzenlemek mümkün müdür?

Türksüz, Atatürksüz bir dünya tarihi yazılabilir mi?

Türk olmadan, Atatürk olmadan, Türk Kurtuluş Savaşı olmadan tarih yazdırabilir misiniz?

Kime yalan söylüyorsunuz, tarihe mi?

Yoksa kendi yalanlarınızı tarihe mi söyletmeye çalışıyorsunuz?

Ama tarih yalan söylemez!

Tarihi gerçeklerin üstü örtülemez!

Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

Mustafa Kemal Atatürk, tarih sahnesine ilk olarak Çanakkale’de çıkmıştır ve Emperyalizme ilk tokadı Çanakkale’de atmıştır.

Türk Kurtuluş Savaşı gerçekleşmiş, Türk milleti yedi düvele karşı verdiği millî mücadele de destanlar yazmıştır.

15 Temmuz darbe girişimini önleyen de aynı asker ve aynı halkın millî mücadele ruhudur.

Kabul etseniz de etmeseniz de gerçek budur ve sizler bu tarihi gerçekleri asla değiştiremezsiniz!

Çakma tarihleriniz sel misali akıp gidecek, geride sadece kumu kalacaktır…

***

Çanakkale zaferlerimizin 103. Yılı kutlu olsun!

O büyük gaziye ve tüm şehitlerimize rahmet olsun!

Allah bir daha bu millete istiklâl Marşı yazdırmasın; besteletmesin!

 

Tülay Hergünlü

İstanbul, 16 Mart 2018

 

Not: Bugün İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edilişinin (16 Mart 1920) ve Şehzadebaşı Karakolunu basarak 6 erimizin ve dönemin eski Harbiye Nazırı Cemal Paşa’nın üzerini giymesine bile fırsat verilmeden şehit edilişinin de 98. Yılı… O günlerin İngiliz yanlısı Dürrizadeler’i bugün ABD yanlısı olarak yine iş başındalar… 

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kurtuluş savaşında köylerden geçen askerlerimize su bile verilmemesi için kapı ve pencerelerin kapatılması cami minarelerinden söylenmişti."Keşke Yunan galip gelseydi"diyen zihniyettir işte bugün gerçeği saptırıp haram ve günahla büyüyen.Conkbayırı'nda göğüs göğüse çarpışan ve az aşağısındaki kanlı çayır diye anılan o kahramanlıkları unutturamazlar yine de herkese.Gerçeğin alevine gelsin tüm bu soysuzlukları...Duyarlılığınız için sağolun Tülay hanım.O bir avuç toprağın bir avuç kanında boğulup gidecekler.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 17.03.2018 17:34
Cevap :
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim Sayın Abbas Oğuz. Sevgiler...  23.03.2018 15:36
 

Değerli Tülay Hergünlü, Bilirsiniz, yeterince (ve karşılaştırmalı) okuyan bir toplum değiliz. Çanakkale Savaşı, Mustafa Kemal Paşa'nın da ifadesi ile, "Bir kara ordusu olmadan geçilmesi mümkün değil"dir. Ki: İngiliz-Fransızlar, Çanakkale'ye bir kara ordusu getirmemiş, bu konuda İngiliz meclisi'nde yapılan tartışmalarda: İngilizlerin, Mısır'ı işgal ederken Alman-Osmanlı orduları'nın oyalanması için Çanakkale'ye eski askeri gemilerin gönderilmesi önerilmiş, öyle de yapılmıştır. Çanakkale'de yanarak (kül değil) gül olan onbinlerce lise-üniversite öğrencisi ile bu ülke geleceğini kaybetmiştir. (İngilizler kısa süre sonra İstanbul'a gelmiştir.) Çanakkale Savaşları'nı, II. Abdülhamid'in yaptırdığı tabyalar değerlendirilmeden analiz etmek, değerlendirmeyi eksik kılacaktır. Özetle: Bir iddia, ancak, karşı iddiası ile anlamlıdır. "Bu doğru" anlayışı ile tarihi olaylar geçerlilik kazanmamaktadır. Ve Ülkesi uğruna (dün-bugün) yanarak gül olanlara rahmet diliyoruz.Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 17.03.2018 14:34
Cevap :
Değerli Can Mehmet, yorumunuz için çok teşekkür ederim. Başta Çanakkale olmak üzere tarihimizi tarafsız bir gözle ve doğru olarak analiz etmeyi dürüst tarihçilere bırakıyorum. Bu ülkeye bir tek çivi çakan kim olursa olsun, ihanet etmedikçe başımızın üstünde yeri vardır; Abdülhamit dâhil...  23.03.2018 15:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 516
Toplam yorum
: 633
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1074
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster