​ Tasarruflarımızı Ne Yapsak? / Ekonomi - Finans / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
 

Tasarruflarımızı Ne Yapsak?

Tasarruflarımızı Ne Yapsak?
 

Elinde birkaç kuruş tasarrufu olanlar hep aynı soruyu soruyor. Bu kriz döneminde önümüzü göremiyoruz, bu aralar paraları nerde tutsak da karlı çıksak? İşte size kılavuz.

Yerel bir gazeteye yazıyorum. Buraya da yazmak istedim, umarım faydalı olur.

Belki ukalalık gibi algılanacak ama çevremde paranın ve yatırımın kahini olarak bilinirim. Bu konuda insanlara sınırsız ve karşılıksız önerilerde bulunurum. Örneğin iki yıl önce Japon Jeni dediğimde gülenler bugün ağlıyorlar. Buna hobi de diyebiliriz.

Sürprizler şanstır ve diyecek sözümüz yok. Sonuçta bu sözlerin 10.000 TL’nin altında tasarrufu olana faydası yoktur. O nedenle bu soruları soranlar genellikle yüksek tasarruf sahipleridir. Ama yine de söylemek istiyorum. İsteyen dinler, isteyen sadece okur. Tasarrufumuz mu kaldı deyip kızanlardan da şimdiden özür dilerim.

Tavsiye kurallarım temel olarak çok basittir, bunların çoğu yaşanarak bulunmuştur.

1- Cari açıkları olan ekonomilerin paralarından uzak dur. Cari açık/ milli gelir oranı dikkate alınarak tabi ki.-Bu mantıkla Japon yeni ve Çin Yuanı tavsiye edilir.-

2- Merkez bankalarının faiz açıklamalarını takip et. Özellikle büyük ekonomiler peşpeşe faiz indirimi yapmaktadırlar. Oranlara dikkat!

3- Arz- talep mantığını hiçbir zaman unutma. Arzı az olanlara sahip olmaya bak. Talep edileni sen de et.

4- Anlık pozisyonları dahi alırken sistemin olsun. Kurallarından taviz verme. Her yaptığında mantık olsun. Karambole gitme, şarampole gidersin, sonun travmatik olur.

5- Yatırımdan yatırıma ani geçişler yapma, geçme nedenini iyi analiz et. Mantıklı ise hiç durma. Herkesten önce davran. Ama kaçırdıklarını hesap etme hastalığından kurtul.

6- Çıktığın yolda kendine hedefler koy, o hedefe yakın yerlerde ayrılmaya bak. Örneğin 1, 75 de dolardan çıkılacak 20.000 lerde borsaya girilecek, ve 35.000 lerde tekrar çıkılacak gibi.

7- Kar realize ettiğin kaynağa kısa vadede dönme. bir şeyin değeri boşuna düşmez. Ancak dibe vurduğunu tam anladığında- ki bunu dalga boylarından anlarsın- orta vadeli pozisyonlar al ve bekle.

8- Altın Kural: sabırlı ol, heyecanlanma! Akıntıya kapılmadan, sakin ve mantıklı ol.

Bu doğrultuda tasarruflarınıza yön vermek için tavsiyelerim şunlardır:

Altın : Global mali kriz ve uluslar arası paraların verdiği güvensizlik nedeniyle gidecek yeri olmayan tasarrufçuların sığınağı olabilir. Ancak bütün sermaye ve tasarrufun altında kalacağını düşünmek yanıltıcı ve saçma olur. Ancak iyi bir sığınak gibi görünmekten ziyade avantaj da yaratabilir. Doların da yükselemeyeceğini düşünürsek, Dolar bazında da altının değerleneceğini düşünebiliriz. Bombalara hazırlıklı ol. Tut ve altında kal.

Dolar : FED’in faizleri % 0.25’e düşürdüğünü ve artık daha fazla faiz indirecek opsiyonu kalmamıştır. Faiz % 0 a yakın paraların talebi bitmiş demektir. Ancak ABD cari açığı regüle edilemez bir hale gelmiştir. Cari açığını para basarak bu açıkları kapatmaktan başka çaresi yoktur. Bir de bu meşhur ekonomik paketleri finanse etme işlerini de düşünürsek Dolarda kalmak akıllıca olmaz. Doların azgelişmiş ülke paralarına hatta Japon ve Çin paralarına karşı değer kaybedeceğini düşünüyorum. Dikkat Yaz aylarına doğru 1.50 TL’nin altına inebilir. IMF ile Türkiye uzlaşamazsa Dolara biraz baskı gelebilir. Bence böyle bir ihtimal yok. Hükümet seçime kadar özgür kalmak için zaman kazanıyor. Altın kural; cari açığı olanlarla çok kısa vadede dur. İşin bitince kur değiştir.

Euro : Ekim 2008’de Euro/Dolar paritesi 1.24 ‘e çok kolay gelmişti.Ancak önceki hafta 1.26’dan döndü. Uluslararası arbitraj oyuncuları o noktayı test etmiş ve görmeyince geri dönmüşlerdir. Demek ki 1.30 lar daha mantıklı. AMD faiz oranları % 2 dolayısıyla FED’den bağımsız faiz indirme opsiyonu hala bulunmaktadır. Ancak bunu yapacaklarını sanmıyorum. ABD ‘ye karşı ticari avantaj kaybetmemek için parite 1.40 ları göstermeden faiz indirebilirler. AB bölgesi ticari avantaj yakalama fırsatı olarak değerlendirebilir ve faiz indirebilir de. Bunu yaparsa işler karışabilir. Parite 1.24 lerin altına inebilir. Onu takip ederek Euro’da kalınabilir. Ancak çok şey beklememelidir.

TL : Bu konuda yabancılar ne yaparsa onu yapmalıdır. Şimdilik TL faizleri % 13 olarak cazip ancak seçim atmosferi bütçe disiplinini bozabilir. Bu nedenle yüksek enflasyon TL cazibesini azaltabilir. Hükümetin şımarık davranışları başımıza iş açabilir. Dikkat! Yine de dünyada TL cazip gibi duruyor. Faiz indirimlerini takip et uzun vadede kalma.

Borsa : Türkiye’de borsa genellikle Dolar kuruna ters orantılı yürümektedir. Gıda ve enerji kağıtlarına yatılabilir. Dolar 1.75 sınırını geçemeyeceğini gösterdiğine göre borsa 20.000 endeksin altına inemez. Borsa uzun süre hareketsiz durmayı sevmez. Otururken canı sıkılanlar bazı kağıtlara tempo verebilir. Spekülasyonlara dikkat! Ancak borsada fazla oynamadan –sakın kağıttan kağıda zıplayarak ayılarla dans etmeye kalmayın- seçili kağıtlarda orta vadeli kalınabilir.

Fındık : Ocak ayında 3.10 TL yi gördü ve döndü , ancak 2.50 TL’yi de sevmedi.2.80 civarında.Yine 3.10 ‘u deneyebilir. Geçerse 3.50’ler görülebilir. Ancak Avrupa’nın krizini ve eldeki stokları da düşünmek gerekir. TMO 360.000 Ton mal aldı, ihracat 147.000 Ton(İç) , demek ki Avrupa’nın en çok 100.000 Ton(İç) daha ihtiyacı var. Avrupa’da talep daralması olmazsa tabi. Ama gıda konusunda pek daralma olacağını sanmıyorum. TMO’nun çok seçici olması nedeniyle piyasada düşük kaliteli ve ince malları bırakmaktadır. Bu da yüksek 13 mm + malları daha da değerlendirebilir.Yüksek/Düşük kalibreli malların fiyatında bu sezon açılma artabilir.Ve bu da fiyatları gerebilir. Yine de malda kalınacaksa Nisan ayı görülmelidir. Rekolte tahminine göre pozisyon almak gerekir. FKB ve TMO müşterek eski ürün piyasaya sürmeleri fiyatların şevkini kırmaktadır. Dikkat! Tut ama bir daha 2.50’ye dönüş olursa fındıktan bir şey bekleme. (Fındık kendi iş alanım olduğundan konuşmamak olmaz.). Borsa oluşturulursa aslında ilginç bir yatırım konusu olabilir. Yapan dostlarımız var gerçi de temelleri sağlıklı değil henüz.

Yen ve Yuan : Düşük faizli diye o para cinsinden borçlanmak her zaman mantıklı olmaz. Cari açığı olan bölge parasıyla borçlanmak ana kuraldır. Yen değer kazanmaya devam edebilir ama limitlere de dayandı. Çin Yuanı cari dengeye kadar iyi tercihtir. Faiz indirimlerinde bu ekonomiler artık diğerlerini takip etmeyebilir.

Aslında bu moneter hareketlerin toplamı sıfırdır. Her aksiyonun bir denge noktası vardır. Sonuçta bu denge oluşana kadar sistemde avantaj yakalamaktır. Eğer kazançlı çıkacak birleri varsa o da küçük tasarruf sahipleri olmalıdır. Dünya böylece daha yaşanabilir olur. Dünyada devasa sermayeler kendi ülkesinde para kazanma şansı kalmadığı için para avına çıkmıştır. Dikkat!

Uyarı : Yukarıdaki bilgiler sadece kendi görüşlerimdir ve tahminlerimdir. Doğacak sonuçlardan sorumlu değilim.

 
Toplam blog
: 105
: 3914
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..