- Kategori
- Siyaset
Taşın düşündürdükleri

CHP lideri, Sayın Deniz Baykal’ın, Van parti il kongresine katılmak üzere Van’da bulunduğu sırada, bir grup tarafından otobüsüne taş ve yumurta atılması küçümsenecek bir olay değildir.
Taşlama olayı, kimler tarafından planlanırsa planlansın, ülkemizde, bilinçli bir şekilde gerilen siyasetin, hangi boyuta geldiğinin bir göstergesi olarak düşünülebilir.
Günümüzde toplumsal olayların , önceden, yetkili birimlerce istihbaratının yapılabildiği bilinen bir gerçek olmasına rağmen, sayıları az bir grubun nasıl engellenemediği akla gelen sorulardan biridir.
Türkiye, anayasa değişikliği gündemi ile bir seçim ortamına girmiştir. Zaten genel seçimler gününde yapılsa bile, zaman yakındır.
Seksen öncesi siyasi atmosferleri çok iyi hatırlamaktayız. Bölünen şehirler, ayrılan mahalleler, birbirini düşman gören gruplar. Bunların acısını hep beraber yaşadık ve gördük.
Türkiye, son birkaç yıldır seksen öncesi havaya çekilmek isteniyor.
Bu kez, aktörler farklı görünse de oyun aynı. Senaryoda ufak tefek değişiklikler var, hepsi o kadar.
Terör olayı, oyunu sahneye koyanların umdukları gibi gelişmedi ve bir türlü istedikleri istikamete otuz yıldır gitmiyor.
Şimdi, siyaseti gererek tarafları birbirine düşürmenin oyunu tezgahlanıyor. Bu tezgah, Doğu’da olduğu gibi yurdun herhangi bir diğer yöresinde de oynanabilir. Yani, yeniden kurtarılmış, ayrılmış bölgeler. Arkasından, tüm yurdu içine alan bir karmaşa.
Toplum olarak, geçmişten ders alma anlamında bir sorumluluk içinde olamıyoruz. Toplum bilinçsizliğinden kaynaklanan yüksek numarada bir miyopluk bu.
Değişim, bu günden yarına olmuyor. Tarihe baktığımızda değişim, hep tepeden giydirilmeye çalışılmış. Bünyeye uymayan giysi, ya bol veya dar gelmiş.
Orta Doğu’nun, Kafkasya’nın , Pakistan, Afganistan ve Türkmenistan’a doğru yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı bu zamanda, Türkiye yönetimini elinde bulunduranların sorumluluğu her zamankinden daha fazladır.
Hüseyin Seyfi