- Kategori
- Gündelik Yaşam
Taşınıyorum bu bedenden

Topladım eşyalarımı, çıkacağım kapıyı çarpıp. Sendelemeye başladı, taşıyamıyor artık bu beden beni, yıkılacak gibi sanki bir an sonra. Kapıyı çarpıp çıkacağım, taşınacağım bu bedenden. Bir kuşun bedenine yerleşeceğim, kiralık olarak. Özgürce uçacağım, kaybolacağım gökyüzünün mavi derinliklerinde. Aşacağım bu bedenin bana koyduğu bütün sınırları. Arkadaşı olacağım rüzgarın. Bulutların gözyaşlarına ortak olup altından geçeceğim gökkuşağının, gereğinden fazla düşünemeyeceğim kuş beynimle...
Bi simurgun bedenine yerleşeceğim sonra, yeniden doğmak için küllerimden, sıfırlamak için hayatı ve başlayabilmek için yeniden...
İptal edeceğim kira kontratımı kuşla olan, bir balığın bedenine yerleşeceğim sonra, keşfetmek için derinliklerini okyanusun, yüzebilmek için boğulma korkum olmadan, ve unutabilmek için herşeyi balık hafızamla...
Sonra bir elma ağacına sirayet edeceğim. Üstümde yuva kurmalarına izin vereceğim kuşların, oynamalarına çocukların sorgusuzca. Gölge olacağım yazın sıcağında soluklanmak isteyenlere. Ve yasak elmalarımı sunacağım ademoğullarına bahar gelince...
Serenatlar yapacağım, sihirli nağmeler düzeceğim güle, bir bülbülün bedeninde...
Elma ağacının dalını kıracak bir avcı vurmak isterken bülbülü, yakaladığı balıkla övünen balıkçı dostuna inat. Kahrından ölecek bülbül, kopardığı gülü verirken sevgilisine bir aşık. Ateşe verip küle çevirecek simurgu bi başkası acaba gerçek mi efsaneler diye...
Sonra döneceğim kürkçü dükkanına, anlamış olarak bana bu kadar tahammül edemeyeceğini başka bedenlerin...