- Kategori
- Okullar
Tatil lüksümüz var mıdır ki yapıyoruz? -3-

Şu an Türkiye Elektrik Kurumundan emekli olan çok sevip saydığım aile büyüğüm elektrik mühendisi amca oğlu YALÇIN SEYMEN, kulakları çınlasın üzerimde çok emekleri mevcuttur,
Beni resim galerilerine taşıyan, elimde gördüğü Hey dergisini yırtarak BİLİM VE TEKNİK dergilerine abone yapan, kitaplara dokunmayı, onları satın almayı, okumayı, yıpranmasınlar diye jelatinlerle ambalajlamayı, tartışmayı, düşünmeyi, ağlamayı gülmeyi, bana sevdiren o olmuştır sağolsun.
Şimdilerde evinin bahçesindeki güllerle muhabbette...
Güller fidan olarak çıkıyor Kestel'deki seralardan satın aldığını söylediği o ufacık dallar arabasının bagajından çıkıyor, geliyor, bir yıl sonra bahçeyi donatıyor, duvarlara sarılıyor mis gibi kokular yayarak, mutlaka onlarla da konuşuyordur diye düşünmeden edemiyorum:(
Bana hep şu nasihatte bulunurdu.:
-Bak, eğer bir kavramı yıkmayı kafana koyduysan eğer, önce onun fizibilite raporlarını çıkaracaksın, maliyet hesaplarını yapacaksın, yıktın, geriye kalan enkazı temizlemek, mevcut alanda DAHA DERİN BAKIŞ GELİŞTİREBİLMENİN bilançoları, planlamaları, projeleri, kimler ne derece bu yıkıma ve yeniden yapılanmaya gönül verecek, bunların organizasyonlarını, yıkılan ve yerine yeniden koyulan arasındaki KALİTE VE ARANILIRLIK boyutları nedir?
Bu dengelerin hakkından gelemeyeceksen eğer, yıkarak çöken enkazın altında kalacaksan, bırak eski hali ile, kendi kendine yıkılana kadar bırak kendi haline.
O günlerde bu teknik açıklamanın içinde saklı olan matematiksel hesaplamaları ve derin felsefeyi algılayamayacak kadar deli doluydum, ama şimdi anlayabiliyorum bu cümlelerin hayata koymaya çalıştığı taşları son derece gereklidir ve önemlidir.
EĞİTİM kadar çok geniş ve detaylı bir konuyu sil baştan yapılandıramayacağımızın elbette farkındayım. Bunun yapıldığında bir diğer taraf mutlaka hoşnutsuz kalacaktır.
HERKESİ aynı anda aynı oranda mutlu edebilmemiz asla mümkün olamayacaktır. TATİLLERİ ELA ALALIM şu an sadece tatillerin eğitimi nasıl baltaladığından söz edelim.
Şimdilik sadece bunu konuşalım yeterli olacaktır.
Çünkü tam zamanıdır.
ÇÜNKÜ HENÜZ GEÇ KALINMAMIŞTIR.
YAZ TATİLİNE GİRİLDİ. 16 HAZİRAN ı gösteriyor bilgisayarımın takvimi.
Eylül on ikiye ye kadar uzun bir süreç var önümüzde.
HEPİMİZ ANA BABAYIZ. İmkanı olanlarımız, yaz okulları tatil beldeleri, özel dil kursları vs vs. kanatlarımızın arasında maddi tüm imkanlarımızı referans göstererek savaşacağız yine canımızın diğer yarıları evlatlarımız için.
Ya yapılamayanlar?
İNTERNET KAFELERDE küfürler ve sigara dumanları arasında, sokak aralarında, sahipsiz başıboş dolaşmayacaklar mıdır?
BEN Kİ BLOGDAKİ İLK YAZIMA,
TÜRKÜM DOĞRUYUM İLKEM, yazısı ile o kırkbeş dakikalık ANDIMIZ merasimlerini bile İSRAF olarak düşünürken, bu aylarca sokağa atılan mücevher günleri nasıl hoş görebileceğimin endişesindeyim bu gün.
ÇOCUKLARIMIZA GİT TATİL YAP DEMEK... Ne kadar hoyrat bir başı boşluktur.
DEVLETİMİN OKUL BİNALARI HAYALET halinde terkedileceğine neler yapılabilinirdi oysa...
Başlıyorum saymaya=
1- Beden eğitimi branş öğretmenlerimize maaşını biz veliler öderiz söz. Çocuklarımıza ritmik jimnastik, masa tenisi valey bolbasketbol, tenis gibi eğitsel faaliyetlere devam edilsin.
2-Yabancı dil kursları açılsın.YAZ KURSLARININ ÜCRETİN biz ana babalar lar veririz.
3-Folklör kursları açılsın yine branç eğitimcilerine aylık ödemeler bizlerce takdim edilsin
4-Öğrenci hangi dersten zayıf ise ona joker olarak o dersten DESTEK EĞİTİMLER verilsin.
5-Öğrenci hangi ders ve branşta yetenekli ise yine joker olarak destek eğitim alsın.
Bir üst sınıfa geçerken dolu dolu olsun hem beyni hem de yüreciği.
6-Bilgisayar kursları açılsın.
7-Okul binalarımız hayalet okullar olarak çınlamasın.
ÇOK MU ZOR BUNLARI KOORDİNE ETMEK? BİZİM ÇOCUKLARIMIZ için,
DEĞMEZ Mİ?
DEĞMEZ Mİ?
DEĞMEZ Mİ?
Keşke meclislerde yumruklaşmak yerine bu fotograf kareleri tartışılabilse o milletimin salonlarında.
SAYGILAR.
NİLGÜN ÇAKICI/ BURSA