- Kategori
- Gündelik Yaşam
Tatil yapamıyorsak
Yazın gelmesiyle birlikte hangi kanalı açsak izledikçe hayıflandığımız, hayflandıkça tatilde olduğumuza dair hayallere daldığımız yazlık görüntüler, plajlarda rengarenk insanlar, vazgeçilmez yaz aşkları, beni terkettin ama umrumda değilsin, elimi sallasam ellisi havalarındaki şarkılarla coşup eğlenmeler oldukça tanıdık gelir oldu hepimize..
Her gün sanki tüm bunlar yanı başımızda değil de uzayda yaşanıyormuşçasına bu görüntüleri seyrederken, kendi hayatıma dönüp baktım ki ne göreyim..İşimi değiştirmek istiyorum ancak ülke şartlarında bu o kadar da kolay olmuyor, master yapmak için hala içime tam sinen bir bölüm bulamamışım, yakın zamanda muhtemelen evimden taşınmam gerekecek, vs...
Üstüne üslük hala ihtiyacım olan tatile kavuşamamış, 2 yıldır ayağımı değil deniz hiçbir su birikintisine dahi sokamamış durumdayım..Peki ben böyle kuru yaprak gibi savrulurken halkımızın diğer caanım ağırlıklı kesimi ne yapıyor?... Muhtemelen renkli tv görüntülerinden farklı tatta hayatlar yaşıyor ve hayatları bittabii Çeşme-Bodrum-Antalya üçgeninde geçmiyor...
Hatta belki de tüm eğlenceleri pazar günü çoluk çocuk yeşil açık bir alana çıkıp piknik yapmak... Ünlü Fransız heykeltraş Rodin'in heykelleri etrafında ve "üstünde" İstanbullular'ın geçtiğimiz haftasonu yaptığı gibi yani..
Televizyonda görünenden, gördükten sonra sandığımızdan çok farklı hayatlar yaşamakta çoğumuz, örneğin beş yıldızlı bir otelde açık büfe kahvaltıyla başlamıyoruz güne, yatımızla önce Türkbükü sonra bilmem ne koylarında da demirlemiyoruz aylarca... Yapmıyor, yapamıyorsak çok derinlikli nedenleri var elbet, ki uzun hikayedir yakar bu sıcakta... Ne diyeyim, sabrımız bol olsun.