​ Tecavüz / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün

http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana

11 Eylül '07

 
Kategori
Güncel
 

Tecavüz

Tecavüz
 

Belki yarın, bel ki yarından da yakın, ya bizim canımız yanarsa???? :(

''17 AYLIK BEBEK OLAYINDAN SONRA, NE KADAR İNSANA YAKIŞIR BİR ŞEKİLDE BİLİNÇLENDİRDİK Kİ KENDİMİZİ?''

Bu konuları ne kadar ciddiye aldık?

Cevapları bilmek isterim doğrusu?

Bu yazımı sonuna kadar okuma nezaketini ve sabrını gösterirseniz, neyi anlatmaya çalışmışım bu kara cahilliğimle siz zaten anlayacaksınız efendim..

Mesela! ''Tecavüzcü üvey baba!''
http://www.milliyet.com.tr/2007/09/11/yasam/yas07.html


Mesela: ''Cinsel Haklarımız'' başlıklı ''haddim değil ama'' bir yazımı,
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=38123 kendimce araştırıp ve okuyanlarla paylaşmıştım..

O yazıma gelen bir yorumda benden, ''Parafili'' hakkında da yazı yazmamı ve ''Parafili olanları bilgilendirmem isteniyordu..

''Parafili'' ilgilenip araştırmaya başladığımda baktım ki hiçte hafife alınacak bir konu değil..

Bana gelen E- postaların sıklığından, aydınlanmak isteyenlerin çokluğundan, (sayıları hiç de az olmayan) bizden birilerinin varlığını öğrendikçe hem üzüntüm arttı.. Hem de konuya duyduğum ilgi, manevi bir ciddiyete ve sorumluluğa dönüştü..

Onlar ve bizler yani ''toplum olarak'' en kısa zamanda bu konuyu tanıyıp, bilmemiz ve birbirimizi aydınlatmamız gerekir diye, bende mecburen bu konuyla ilgili ''düşündürülmüş'' olundum..

İnşallah azıcık da olsa, konuyu tanıyıp bilmemiz açısından ve bu tip rahatsızlığı olan içimizdeki hasta kardeşlerimize bir faydamız olur inancıyla, güvendiğim, inandığım kalem ve kaynaklardan topladığım bilgileri sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Neden mi?

Bunu benden özellikle rica eden ''okuyucu'' beyefendi kardeşimi (aşağıdaki yorumun sahibi) ve aynı kaderi paylaşan bir çok kişiyi en önemlisi de toplumumuzu yani bizlerin aydınlatılması gerçeği ve gerekliliği için efendim..

****SAYGILARIMLA
EFENDİM İYİ GECELER SİZDEN RİCAM EĞER BİLGİNİZ VARSA TABİİKİ PARAFİLİ HAKKINDA AYRICA SADOMAZOŞİST HAKKINDA YAZILAR YAZMANIZI İSTİYORUMM ÇÜNKÜ BEN BİR PARAFİLİYİM OLMASI GEREKNDEN FAZLA BİLE SANIRIM İLERLEMİŞ HALİ AMA OLSUN MUTLULUK BUDUR BENİM İÇİN AYRICA EFENDİM İNSANLARIN İÇİNDE KALAN GİZLİ BİR DUYGUDAN BAHSETEK İSTEDİM SAYGILARIMLA EFENDİM BANA MAİL YOLUYLA ULAŞABİLİRSENİZ SEVİNİRİM EFENDİM SAYGILARIMLA KENDİNİZE İYİ BAKIN ESENKALINN****

İnternet kaynaklı olan bu bilgi şöyle açıklıyor Parafili'yi :

Cinsel heyecan ve doyum için alışılmadık, tuhaf, toplumca normal kabul edilmeyen imajların, nesnelerin veya etkinliklerin kullanıldığı psikoseksüel rahatsızlıkların ortak adı.

Freud’a göre, yetişkinlikte görülen cinsel davranış sapmaları, çocuğun Oidipal dönemde karşılaştığı sorunlarla da yakından alakalıdır. Cinsel Davranış Sapmalarının, yani Parafili’nin, birçok psikolog veya psikiyatriste göre farklı sebepleri ve kökenleri vardır. Freud’a göre erken çocukluk yıllarında cinsellikte ortaya çıkan bazı problemler, yetişkinlik döneminde kendini göstererek o yıllara doğru bir gerilemeye yol açar ve bu tarz sapmalar görülür. Kimi psikologlara göre ise, bireyselliklerine kavuşamamış ve otoriter anne imgesinden kurtulamamış kişiler, kimliklerini sürdürememe korkusunu yenmek ve kafalarındaki imgelere karşı bir zafer kazanmak için, bir ilaçmışçasına bu sapmalara yönelirler. Cinsel sapmalar arasında Sadizim ve Mazoşizm de yer alır.

Araştırmalarda, kadının mazoşizme; erkeğin ise sadizime daha yatkın olduğu ortaya çıkmıştır.

Freud da, sadist davranışların kökenini aslında mazoşist eğilimlerden aldığı sonucuna ulaşmıştır.

Yani bir başka kişiye acı vermekten dolayı yaşanan haz ve doyum, aslında acı çeken o kişiyle özdeşleşme ve mazoşist isteklerin o kişiye yansıtılıp onunla özdeşleşilmesi sonucu yaşanır.

Psikolog Gabbard’a göre ise kurulan sadist düşlerin temelinde, çocuklukta kendilerine yönelen cinsel ve bedensel saldırıları tersine çevirme ve öç alma, kontrol kurma duygusunu tatma isteği vardır. Mazoşizm ve Sadizimin yanında, teşhircilik, röntgencilik, fetişizm gibi davranışlar da cinsel sapmalar arasında yer alır.

Aslen Parafili’ler iki ana gruba ayrılır.

Bunlardan biri, cinsel davranış seçimindeki anormalliklere göre sınıflandırılmıştır:

Frotterizm: Halk arasında “fortçuluk” olarak adlandırılan “sürtünmecilik” hastalığıdır.
Koprofili: Dışkıdan cinsel haz alma.
Skatoloji: Cinsel ima taşıyan konuşma biçimleri ile cinsel haz alma durumu.
Sadizm ve Mazoşizm: Acı çekmekten veya acı vermekten cinsel haz alma.
Röntgencilik: Bir başkasını çıplak ya da cinsel ilişki sırasında izleyerek cinsel haz alma durumu.
Asiksifili: Bir başkası tarafından boğulma eylemi sırasında cinsel haz alma durumu.
Teşhircilik: Başkalarına cinsel organını onların rızası olmadan göstererek bundan cinsel haz alma durumu.
İkinci grupta ise cinsel obje seçimindeki anormallikler yer alır:
Fetişizm: Cinsel bölge olmayan, belirli bir objeden yoğun bir biçimde cinsel haz alma durumu.
Transvestizm: Kişide biseksüelite ya da homoseksüelite olmadığı halde, kadın elbiseleri giyerek cinsel haz alma durumu.
Pedofili: Bebeklere ve çocuklara cinsel yönden ilgi duyma durumu.
Zoofili: Hayvanlara karşı cinsel istek duyma durumu.
Nekrofili: Ölü insanlara karşı cinsel istek duyma durumudur.

Amerika Psikiyatri Derneği, cinsel davranış sapmalarının kıstaslarını son yıllarda oldukça sınırlamıştır çünkü cinsel tercihlerin yargılayıcısı olmaktan haklı olarak kaçınmaktadır.

Bir davranışın cinsel davranış bozukluğu olarak nitelendirilebilmesi için,

- İnsan olmayan objelerin kullanılması,
- Kişinin cinsel partnerine ya da kendisine ciddi anlamda acı vermesi,
- Partnerini ya da kendisini aşağılayıcı davranışlarda bulunması,
- Cinsel davranışların; çocuklara, insan ya da canlı olmayanlara, veya rızası olmayan yetişkinlere yöneltilmesi kıstasları ele alınmaktadır.

Tüm bu Parafililer, yine Freudyen bir bakış açısıyla, Oidipal dönemdeki kimi işleyiş bozuklukları veya çocuklukta yaşanan kimi tatsız olaylarla, veya kimi psikologlar ve psikiyatrlar tarafından “yok olma tehlikesiyle karşılaşılan veya bir anne-baba modeli altında ezilen kimliği ispat etme çabasının yansıması”; ya da “şiddet duygularının cinsel şekle bürünmesi” şeklinde açıklansa da Parafili vakalarına henüz kesin açıklamalar getirilebilmiş değildir.

*Konuyla ilgili olarak çeşitli uzman görüşleri

Sübyancılık psikiyatride " parafililer" başlığı altında bozukluk olarak sınıflandırılmıştır. "Para" yunanca da "yan" philia" ise "sevme" manasına gelmektedir.

Değişik sevgi ve ilişkiler olarak Türkçe'ye adapte edilebilir.

DSM-4 isimli Amerikan Psikiyatri Birliğinin sınıflandırılmasında Parafiliya : normal dışı, alışılmadık fantaziler üretme, anormal cinsel dürtüler sergileme ve davranışlarda bulunma olarak tarif edilmektedir.

Bu garip sevgi ve davranış biçimleri kişinin kendisine, kendi cinsinden veya karşı cinsten birine, bir çocuğa, insan dışı bir canlıya, cansız objeye yönlenebilir.

İlgi-dürtü, sempatinin pratiğe aksetmesi gerekmez, duygu ve düşünce ekseninde kalması halinde bile parafili söz konusudur.

Parafili teşhisi koyabilmek için aşağıdaki kriterler gereklidir :

1.) Kişide huzursuzluk, sıkıntı, sosyal alanda gerileme, mesleksel ve işlevsel aktivitelerde olumsuzluklar olmalı. Hobileri varsa bunlarda aksamalar ve evli ise aile ilişkilerinin bozulmuş olması gerekir.

A) En az 6 aylık bir süre boyunca, kişinin ergenlik dönemine girmemiş bir çocukla yada çocuklarla ( 13 yaşından küçük) cinsel etkinlikte bulunması ile ilgili yoğun, cinsel yönden uyarıcı fantazilerin, cinsel dürtülerin yada davranışların yineleyici bir biçimde ortaya çıkması.

B) Bu fantaziler, cinsel dürtüler ya da davranışlar klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.

C) Parafilik- pedofilik kişi en az 16 yaşındadır. (Uzman gözlemi: Orta ve üst yaşta erkeklerde sık görülmektedir.)
Ayrıca kendisi çocuktan en az 5 yaş daha büyüktür.

Pedofilikler sadece erkeklere, sadece kızlara veya her ikisine de yönelebilirler.
Ayrıca ensest şeklinde de olabilir.

Nedenleri konusunda psikanilit ve biyolojik teoriler ortaya atılmıştır.

Pedofiliklerin çocukluklarının kötü geçtiği, ebeveynleri ile sağlıklı özdeşim kuramadıkları öne sürülmektedir. Diğer yandan bir kısmının güvensiz, yetersiz kişiliklere sahip oldukları ifade edilmektedir.

Biyolojik olarak bazılarında epilepsi nöbetlerinin var olduğu, EEG ( Beynin elektriksel akımları) düzensizliklerinin daha fazla olduğu iddia edilmektedir.

Bazılarında okuma zorlukları ( dyslexia) Bir kısmında da zeka sorunları saptanmıştır.

Çoğunlukla erkeklerin bir problemi olarak görülen " Oğlancılığın" bir sapma olduğu psikiyatri tarafından kabul görmüştür. Bunu alenileştirmek, meşrulaştırmak, normal kabul etmek doğru değildir.

DİKKAT!!!

******* Çocuklarımızı ve kendimizi bu gibi insanlardan korumak için, ne onları ne de karşımızdakini telaşa ve korkuya sevk etmeden, sevgimiz ve bence doğal ilgimizle, bilgilendirmeli sonra da eğitmeliyiz. ******

En önemlisi de bu gibi durum ve konularda ilk işimiz, bir an evvel, mutlaka ilgili sağlık kurumlarına gidip gerekli uzmanlara danışmak ve öyle yol almak..

Bu gönül paylaşımım yorumsuzcaydı.

İnsana yakışır ve yaraşır sağlık ve huzur içinde güvenle daha nice güzel günler yaşamak dileğiyle.

**********************************************************************************
Gönül notum:
Bir kaç gün önce (bu yazımı) yayına vermiştim.. Yine bu sayfalarda.. Sonra ne mi oldu? Yayından aldım.. Çünkü birileri birilerini neymişler efendim, TIK TIK için, cinsel muhabbetler yazılıyormuş diye, suçlama propagandasına girişmişler.. Kendilerince çok iyi etmişler...
İster inanırlar ister inanmazlar ama Allah'ın verileri şahit! Bende bu TIK TIK hazinesine değer vermediğim ve bu tür muhabbetler de kalbimi sakatladığı için, tenezül meselesi yapıp, yayından almıştım....

Kendime çok kızdım bu sabah.. Hatta meleklere bir güzel dövdürdüm kendimi .. Halk arası tabiriyle, elin dedikodusuyla neden yazdıklarımı engelliyorum diye..

Cahilliğimden diyeceğim değil! Çünkü, bal gibi benim HATAM!

Artık. Lütfen. Bu gibi cinsel konuları ayıralım.. Bizleri eğitecek bilinçlendirecek ''cinsel sağlıkla'' ilgili konulara yer verenleri en azından ''bilip bilmeden'' küstürmeyelim..

İçimizde biliyorum ki bu konuları yazacak, yüzlerce kişi ve diploması olan, mesleğinde uzmanlaşmış ''Milliyet Blog'' yazarlarımız var..

Onlara sesleniyorum!

Lütfen! Benim gibi cahillere fırsat vermeyiniz.. Bu konuları sizler gerektiği şekilde nasıl tahsil edip, hocalarınızdan emek verip öğrendiğiniz gibi, o değerli diplamalarınızı aldığınız gibi, sizler isterseniz ve zaman ayırırsanız, bilmeyenlerimizin bilinçlenmesine de ön ayak olursunuz.. Lütfen diyorum! Ben sizlere güvenmek istiyorum???

Allah rızası için diyorum!

Belki yarın, bel ki yarından da yakın, ya bizim canımız yanarsa???? :(

''Melekler yüreğinizden öpsün''

Sabiha Rana

Cinsel sağlık bilgilerini edindiğim kaynak kurum : http://www.acibadem.com.tr/edergi/Cinsellik.asp?intContentId=128

Fotoğraf: http://galeri.milliyet.com.tr/

 
Toplam blog
: 1989
: 4996
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Gazeteci - Yazar (NLP Uzmanı - İlişki ve Yaşam Koçu) Yaşarken dünyayı dolaşmayı, topraktan güneşe..