​ Tel örgülerin içindeki dünya / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Tel örgülerin içindeki dünya

TSK'ya giren alt kademedeki (Sivil Memur,Uzman erbaş/Jandarma, Astsubay) insanların amacı bellidir. Taşradan geldikleri için kısa yoldan ekmek parasını kazanmak, vatana ve millete hizmet etmektir. Üst kademeye hele hele kurmay sınıfına gelince anlayış tamamen değişir. Devleti yönetmek, her kademede söz sahibi olmak, mal ve hizmeti en ucuz yolla temin etmenin yanısıra zenginler kadar olmasa da onlara yakın yaşam tarzı sürdürebilmektir.

Devletin bekası için özel kanunlarla (Subay, İstisnai memur, Astsubay, Sivil Memur, Uzman Jandarma, Uzman erbaş) ve askerlik kanunu gereği yurt savunmasını öğretmek ve yapmak üzere askere alınan gençlere himaye eden komuta heyeti amaçtan sapıp, alt kademedeki personeli bir nevi kendisine hizmet eden, her dediğini yerine getiren ve hiç bir şeye itiraz etmeyen, itiraz ettiğinde ise yasal yaptırım yollarını kullandıklarında ve buna da bir şey denmediğinde kendilerini TANRI gibi hissetmeye başlamaktalar.

Gazi Mustafa Kemal Osmanlı Devletinin subayı olarak çalışmış, savaşın akabinde sivil elbisesini giymiş ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini o zamanki TBMM ile atmıştır. Türkiye Cumhuriyeti çağdaş medeniyetleri yakalayabilmek için siyasi olarak çalışırken bunu içine sindiremeyen zihniyet 27 Mayıs 1960'da darbe yaparak demokrasiyi sekteye uğratmış, bu hareketin ardından askerler tarafından 12 Mart 1971'de hükümete muhtıra verilmiş, demokrasi ikinci kez sekteye uğratılmış, Askeri kanadın da desteğiyle 12 Eylül 1980 darbesiyle demokrasi üçüncü kez kesilmiştir. En son post modern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat 1997'de asker alışkın olduğu sistematik darbe anlayışını tekrar göstermiştir. Bunun kaynağı nedir diye kendime defalarca sordum. Bu Ülkeyi askerden başka seven yokmu? Siviller bizde ülkemizi seviyoruz diye bizi mi kandırıyorlardı? Yoksa bu darbelerin altında yatan başka bir şey mi vardı? 

Evet bu darbelerin altında yatan başka gerçekler var TSK'daki generaller her zaman söz sahibi olmayı istiyor, bunun içinde devletin her kademesine girmiş durumdadırlar. YÖK, TRT, DPT, MİT, MKE ve THK ile aklınıza gelebilecek heryerde bizim generallerimiz var. OYAK başlı başına bir kurum ve generallerin bir nevi arpalıkları haydi oradan kullanamadı. Kantin gelirleri Öde diye emir veriyor ödeniyor, evrakı müsbite sonradan ikmal ediliyor.

Haydi Orgeneral/amiralim emekli oldu, al bir sıkıntı daha emekliliğine bir yıl kala koruma kararı alınsın, Fenerbahçe'ye yapılan konuta taşınsın, dayalı döşeli konut azami ödenecek kira bedeli belli tam olarak bilemesem de şu zamanda 500 TL'yi geçmez zannımca, emrine koruma astsubayı adı altında bir personel tahsis edelim, bu arkadaşımız koruma işinden ziyade emir astsubaylığı görevini yapsın, getir, götür ve banka işlemlerini takip etsin, boş zamanlarında hanfendinin veya çocukların finolarını gezdirsin Oh ne âlâ hayat. Babanız bile size bu hayatı bahşederken emin olun burnunuzdan getirir ama bizim generallerimiz bunu kendilerine hak olarak görürler. Emeklidirler ama hala görevdeymiş gibi hürmet görürler. Hürmetimiz elbette olacak ama bu kadar pahalı hürmet olmayacak.

Uzman erbaşlar/astsubaylar ordu içinde haksızlık var, insanın insana karşı işlediği zulüm var, Kıbrıs'ta alay komutanı bir taburunda görev yapan astsubaya sinkaflı konuşup, darp ediyor. Astsubayın yeri değiştiriliyor suçu işleyen yerinde muhafaza ediliyor, bir diğer birlikte Kurmay Başkanı olan zat astsubayı odasında o kadar aşağılıyor, o kadar hakaret ediyor, astsubay'da bu lafları kaldıramadığından odasına gidip en aziz olan canına kıyıyor hala kurmay başkanı o birlikte kurmay başkanlığı görevini yürütüyor. Tamam bir subay kolay yetişmiyor da bir astsubay kolay mı yetişiyor, bir uzman erbaş kolay mı yetişiyor. Bir er kolay mı yetişiyor. Herkes kendi anne, babasının en kıymetlisidir. Vatan için şehadet şerbetini içiyorsa VATAN sağolsun diyebiliyoruz ama bu zalimlerden dolayı bu aziz kardeşlerimiz şehadet şerbetini hiç çekinmeden içiyorlarsa bir yerlerde yanlışlık var. 

Bu şekilde olan olaylarda hala daha o zalimler korunuyor, diğer mazlumlar ise öldükleriyle kalıyorsa veya dayak yedikleriyle kalıyorsa bunlar kendilerini tanrı gibi hissetmekte, bir nevi kendilerine göre düzeni sağladıklarını sanmaktalar. Tel örgülerle çevrili alanları kendi dünyaları olarak görmekte, ast kademedekileri ise köle veya kul olarak görmektedirler. 

TSK'daki generalinden erine kadar herkes bizzat T.C. Milletinin emrindeki askerlerdir. Bu mantığı unuttuğunuz vakit kıyım başlar, huzursuzluk başlar ve içten içe bir kurum yok olur gider. Düzelmesi temennisiyle çürük olan her kimse derhal teşkilattan ayrıştırılmalıdır. Altta çürükler meydan  geliyorsa üstte kendini sağlam olarak değerlendirenlerde kendini değerlendirmelidir. 

 
Toplam blog
: 26
: 157
Kayıt tarihi
: 09.01.14
 
 

Ben, 1971 yılının Kasım ayının 20'sinde Uşak ili Eşme İlçesi Yeleğen Kasabasında doğdum. İlk ve o..