- Kategori
- Ekonomi - Finans
Telefon Bankacılığı mı kredi avcılığı mı?

Karşı taraftan bir ses.
-……….le mi görüşüyorum.
-Evet.
-Görüşmeye müsait misiniz?
-Evet.
-Bu görüşmemiz kayıt altına alınmaktadır.
-Tamam.
-Doğum tarihiniz, baba adınız, annenizin kızlık soyadı…
-Beyefendi Hanımefendi vs. Bankamız uygun faiz oranlarıyla kredi vermektedir. Sizin kredi borcunuzu silelim size yeni bir kredi açılım.
Başlıyorlar müşteriyi ikna etmeye.
Zaten kriz ortamı.
Telefon edilen kişi maddi zorluklar yaşıyor.
Denize düşmüş yılan görse sarılmak istiyor.
Kendi imkânlarıyla aşmaya çalışıyor bazı zorlukları.
Bankayı o an olarak çözüm görüyor.
Bir anda yorum yapamıyor.
Karşıdaki ses hep ikna yolunda.
-Bir düşüneyim diyor.
-Neyi düşüneceksiniz beyefendi.
Sanki krediyi karşılıksız veriyormuşçasına sürdürüyor konuşmasını. Kampanyamız var sizi ondan yararlandırmak istiyoruz.
Muhatabı bırakın düşünmeyi konuşmaya bile fırsat bulamıyor.
Her şey ağzından çıkacak bir “EVET” e bağlı.
Adı telefon bankacılığı.
Görüşme kayıt altında.
Evetle imza atmanın arasında fark yok.
Bankacının muhatabı o anda şehirdeki memur da olabilir. Köyde tarlasını süren çiftçi de. Hatta hayvanını otlatan çoban da…
Bankacı muhatabının aklına bunu anlık fırsat olarak yerleştirmenin derdinde.
Onun için herkes birer keklik!
-Daha ne düşünüyorsunuz beyefendi.
-Biraz düşünsem mesela yarına kadar…
Düşünecek ne var bunda bu krediyle müşterilerimize bulunmaz bir hizmet sunuyoruz.
Konuşma böyle sürüp giderken ağızdan çıkacak bir evet beklenmektedir.
-Beyefendi krediniz hemen hesabınıza işlenecektir.
O anda ödenecek borçlar vs. geliyor aklına.
-Bir anlık rahatlama gözlerini kör ediyor ve “EVET” diyor.
Krediyle nikâha imza atıp kredinin ayağına basıyor.
Bu doğru bir uygulama değil bence.
Tamamen şaşırtma ve insanların anlık duygularından yararlanma olayıdır.
Borç alırken öyle pat diye istenmez ki.
Günlerce düşünür insanlar.
Nasıl öderim, ne yapabilirim…
Düşünmeye fırsat vermiyorlar.
İkna kabiliyeti yüksek tatlı dilli bayanları oturtuyorlar telefonun başına.
İşleri bu.
Yeni bir pazarlama metodu.
Bu kadar borçlu bir toplum değildik. Bankalar kredi kartlarıyla tetikleyip körükledi insanımızı.
Nasılsa ödersin, nasılsa öderim anlayışına kurban ettiler.
Çarşıda pazarda kredi kartı verdiler.
Şimdide telefon bacalığı adı altında tabiri caizse insanımız keklik gibi avlıyorlar.
Birileri çıksın ve bu işe derhal dur desin.
Esnafa, işadamına gelince tamam da…
Vatandaşa uygulanan telefon bankacılığına hayır.
Kimse rahatsız etmesin beni.
Günün hangi saatinde geleceği ve insanımızın hangi ruh hali içerisinde alo diyeceği belli olmayan telefon bankacılığınız batsın sizin.
Böyle de olmaz ki.
Kredi kartı taşıyan herkesi aynı kefede tutup ayaküstü kredi verelim diyerek ikna etmeye çalışmak mantıklı gelmiyor bana.
Daha söylenecek çok söz var ya.
Bugünlük bu kadar yeter.