- Kategori
- Siyaset
TERLİKLİ SİYASET
Seçimler bitti ve her seçim döneminden sonra olduğu gibi bizler yani sola gönül veren insanlar bir kez daha hayalkırıklığı ile başbaşa kaldık. Tam, neden bu kadar oy aldık diye özeleştiri yapmaya başlayacakken seçimlerde CHP aleyhine çalışmış ne kadar kendilerine sol veya sosyal demokrat diyen ve dahi CHP'ye üye bile olmayan insanlar ortalığa dökülüveriyorlar.
Bunlardan biride Sevgili Zülfü Livaneli. 5 yıl önce aile ortamında konuşulan ve ne kadarı doğru ne kadarı yanlış olduğu bilinmeyen konuları kendisine verilen köşede ortalığa döküverdi. Mahrem olması gereken ve ortak karar verilmeden dışarıya yansıtılan bu konuşmaların gazete köşelerinde yer alması hiç şık olmamıştır. Hele bunun halkın sevdiği saydığı aydın kişilikli birinin yapması bu işin tuzu biberi olmuştur. Benim burada asıl değinmek istediğim şey yemekte neyin konuşulduğu değil evine arkadaşlarını kabul eden birinin kişilik haklarına saldırı yapılmasıdır. Medyada yer aldığı için yazmamda bir sakınca yok. O da şu, yemek CHP İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet SEVİGEN'in evinde yapılıyor ve bu yemeğe gelen misafirler eve ayakkabılarını çıkarıp TERLİK giyerek giriyorlar. İşte bu olay neredeyse medyada utanılacak ve ayıp sayılacak bir durummuş gibi lanse ediliyor. Her ne kadar Sayın Sevigen evde namaz kılınıyor dese de bu ayıp Sayın Sevigen'in değil bunu medyada konu yapanların ayıbıdır. Bugün ülkemiz 70 milyon civarında ve yaklaşı 15 milyon hane var terlik olayını yazanlara soruyorum acaba kaç haneye insanlar ayakkabıları ile giriyorlar. Ülkemizin daha doğrusu müslüman ülkelerinin tamamında eve ayakkabı ile girilmez. İstisnası yok mu elbette var. Köşklerde, yalılarda, villalarda oturan ve gelir düzeyi çok yüksek 10-15 bin haneyi belki terliksiz girilebilen yer olarak görebiliriz. Bu durumda normaldir. Ne ayakkabı ile girilen evlerde oturanlar ne de terlikle girilen evlerde oturanlar ayıp ve utanılacak bir şey yapmıyorlar. Bence her ikiside normal, normal olmayan bunun utanılacak bir durum gibi medyaya yansıtılması ve kendini bilmez bir kaç yazar veya muhabirin bunu ti ye alması.
Sayın Zülfü Livaneli 27 Temmuz günü Sayın Mehmet Sevigen'i arayarak böyle bir şey söylemediğini beyan ediyor. Ama bu kendisini kurtarmaz. Öncelikli olarak böyle bir yemekte konuşulanları dışarıya taşıması hoş değildi. İkincisi ise TERLİK olayı medyaya yansır yansımaz bunu düzeltme yoluna gitmesiydi. Sayın Zülfü Livaneli bunu yapmadığı gibi köşesinde aynı konuları yazmaya devam ederek bizlerin gözündeki Livaneli'yi yıpratmaktadır.
Eğer CHP'nin bu durumlardan çıkması isteniliyorsa yapılması gereken CHP'ye saldırmak değil Baykal düşmanı da olsanız kenetlenmek, kucaklaşmaktır. Aksi her söylem, davranış ve yazı sol'a, sosyal demokrasiye, ATATÜRK ilke ve devrimlerine gönül vermiş insanları üzmekte ve rencide etmektedir. LÜTFEN DAHA DİKKATLİ OLALIM. ZAMAN KAVGA ZAMANI DEĞİL.