​ Terör bahanesiyle darbe mi? / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Haziran '10

 
Kategori
Siyaset
 

Terör bahanesiyle darbe mi?

Oy gizli, haber kutsal, yorum hürdür.

2010 yılında darbeden bahsetmek utanç verici. Biraz da usanç verici!

Neylersiniz ki, iktidarca çok “itibar” gören, siyaset ve medyanın “ağır” topu Hasan Celal Güzel, Radikal’de, 26 ve 27 Haziran tarihlerinde kaleme aldığı “Oyunun hedefinde iktidar ve Başbakan var” başlıklı 2 yazının sonunda bu iddiayı dile getiriyor.

Yazıları akıl dışı komplo teorileriyle dolu. İddialar birbiriyle çelişkili. Meselâ; “PKK/BDP/Apo üçlüsü iktidarın düşmesini istemektedir.” dedikten sonra…

Şu yargıya varıyor: “İkinci kademe terörün tırmandırılmasıdır.

Üçüncü kademede üç alternatif görünmektedir. Ya, siyasî iktidar olaylara seyirci kalacak ve muhalefetin oylarını arttırmasıyla yerini CHP-MHP Koalisyonu’na bırakacak; ya, jüristokrasi AK Parti’yi kapatarak Erdoğan’ı siyasî yasaklı hâline getirecek; ya da terör bahane edilerek darbe yapılacaktır.”

PKK/BDP/Apo üçlüsünün AKP iktidarını mı, yoksa OHAL isteyen bir MHP’li koalisyonu mu tercih edeceğini herhalde çocuklar bile gayet iyi takdir eder. Hem “açılım” sürecindeki AKP-BDP gizli/açık görüşmeleri de taptaze hafızalarda.

* * *

Amacımız, bu çelişkili ve ipe sapa gelmez “karalamalar”dan ziyade, Güzel’in “darbe”ye bakış açısındaki değişime dikkat çekmektir.

Güzel, “darbe”yi; AKP iktidarına karşı gelişebilecek “üç alternatif”ten birisi, adeta doğal bir hadiseymiş gibi sunmaktadır. Daha çarpıcı olan ise; teşebbüs edilecektir, yapılmaya çalışılacaktır gibi nispeten yumuşak ifadelerin değil; “darbe yapılacaktır” şeklinde kesin bir dilin kullanılıyor olmasıdır.

Bu yargısından Güzel’in, darbenin gerçekleşeceğine inanmış, darbeye teslim olmuş bir ruh hali içinde olduğu anlaşılıyor.

Hâlbuki hatırlarsınız, 2008’in bahar aylarında meydan meydan, ekran ekran gezen Güzel; o günlerde, “asla bir darbe olamayacağını, darbe yapılmaya kalkışılırsa ‘tankın üzerine çıkarak’ direneceğini” haykırıyordu.

O günlerde darbe ihtimaline karşı pek kahraman bir edası vardı.

İki yılda ne değişti, acaba?

Demokrasi hususunda geriye mi gittik?

O günden sonra, “darbe iddiasıyla” pek çok general sorgulanmış ve halen yargılanmaktayken, “darbe yapılacak” kesin hükmü nasıl verilebiliyor?

Asıl merakımız; 2 sene önce, esip gürleyen, “tankın üzerine çıkarım” diyen Güzel, darbe kehanetini dile getirdikten sonra şimdi neden aynı sözü tekrar etmiyor?

Darbenin yapılamayacağını, kendisinin de bizzat engel olacağını söylemiyor?

Çok garip!

* * *

Düşünün, gerçekleşmemiş(!), sadece planlandığı iddiasıyla kuvvet komutanlarının yargılandığı davalar sürerken; kim darbe yapmaya teşebbüs edebilir?

Hatta teşebbüs başarılı bile olsa, birkaç sene sonra “mecburen” demokrasiye geçildiğinde o “darbe“ yapanlardan hesap sorulacağı tahmin edilemez mi?

Bunları göre göre darbeye teşebbüs değil, darbenin adını kim anabilir?

Durum bu merkezdeyken “darbe yapılacaktır” kesin hükmünden maksat nedir? Güzel, birilerini darbeye teşebbüse cesaretlendirmek mi istemektedir?

Peki, iktidar yanlısı Güzel, neden böyle bir şey yapmak istesin?

Kendi ifadesiyle, “muhalefetin oylarının artmasıyla”, AKP’nin iktidardan demokratik bir biçimde düşmesini önlemek için!

Darbe yemiş mazlum, mağdur bir AKP yaratmak için!

Demokratik yoldan iktidarı kaybeden bir AKP tarihe gömülür… Fakat darbe mağduru bir AKP veya onun zihniyeti elbette zaman içinde daha da güçlenir!

Bu kadar “karalama”nın gizli maksadı bu mudur?

 
Toplam blog
: 1412
: 1241
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Okul..