- Kategori
- Eğitim
Teşekkürler Hocam
Hangimiz eğitim sisteminden haberdardık okula başladığımızda? Hedefimizi, ideallerimizi neye göre belirleyeceğimizi biliyorduk? Akrabalarımızın "Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna çekirdek ailelerimizin gönlünü hoş tutmak için verdiğimiz cevaplar mıydı gerçekten ideallerimiz?
Kan görünce baygınlık geçiren birinin beyin cerrahı olması beklenebilir miydi? İşletmeyi bitirdiğinde neyi işleteceğini bilen var mıydı? Goeben ve Breslau'ı dinlerken 15 dakikalık tenefüsten sonra sinüs, kosünüs dinlemek istemediğimizi söyleme hakkımız olabilir miydi?
İyi bir insan olmak hangi derste öğretiliyordu? Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde kaç kişi ahlaklı olmayı öğrenmişti? Her öğretmen, o kutsal görevi hakkıyla yerine getirebilecek sabra ve şefkate sahip miydi? Anlamadığın yerde, anlamadığını söylediğinde papara yeme riskini kaç kişi göze almıştı?
Varoluşçu Zeka'ya sahip olan bir bireye, Matematiksel Zeka'ya az sahip olduğu için gerizekalı denilebilir miydi? Herşeyi herkesin bilmesi ve anlaması beklenebilir miydi?
Akademik başarısı iyi gözüküp Allah'a emanet Holding yöneteni de gördüm, küçük bir ayakkabı tamirci dükkanı olup şaşılacak genel kültüre sahip, halinden memnun tamirciden çok değerli bilgiler öğrenebilme fırsatım da oldu.
Para ve imanın bazen kimde olduğu anlaşılamayacağı gibi, gerçek bilginin de kimde olduğunu bilemeyebiliriz.
Başarı görecelidir. Kime göre neye göre?
Çok sevdiğim İlber Ortaylı'nın cümleleriyle bitiriyorum yazımı. "Gençler, hem gezmeyi, hem de okumayı ihmal etmeyin. Bilmek için ikisi de lazım. Sorguladığınız ya da merak ettiğiniz her şey hakkında kitap okuyun. Sadece ders kitaplarıyla gerçekleri öğrenemezsiniz."
Teşekkürler Hocam.