- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Teslim oluyorum
Bir küçük dünyada, debelenip duran karıncalar gibi oradan oraya koşturup duruyoruz.
Doğruları, yanlışları tartışıp en güzelini bulmaya çalışıyoruz. Çok okuyan , çok öğrenen sanki daha güzel yaşarmış gibi çırpınıp azap üstüne azap çekiyoruz.
Elindeki oltayı en uzağa fırlatan kara derili adam sırtını ağaca dayayıp şarabını yudumlayarak hayatını yaşaraken, elini çöp bidonuna daldırıp, bulduğu karton kutuları mutluluk ve sevinçle torbaya doldururken,
Kan ter içinde baltayla odun kırıp, akşam eve götüreceği ekmeği düşünen pala bıyıklı Rüstem eliyle terlerin silerken , sanki benden daha iyi yaşamı algılıyorlar. Daha güzel ve daha doğru yaşıyorlar.
Yorulan gözlerimi kitabımdan ayırırken , yanıma sokulan sevecen sıcak bir varlığın, bedenime sarılışı tek mutluluk kaynağım olmaya başladı.
Bu kadar basit olmalı dünya. Bir dokunuş, bir sıcaklık. bir sarılış kadar basit olmalı . Bilinçli yok olmaya çalışıyorum. Düşünmeden , yok olmayı başaranlara inat , ben de bilinçli olarak yok olmayı hedefliyorum. Doğanın bütünlüğü içinde yok olmak. Neden , niçin araştırmadan gelene kollarımı açıyor onu kucaklıyor ve onunla yetinmeye çalışıyorum. Hep sonuçlarla varım ben. Öncesi sonrası yok . O an sonuçtur. Ben sonuçlarla varım , sonuçta yaşanan andır. Bir bakıştır bir sarılıştır , bir dokunuştur.
Kitap yanıma düşüyor. Uykum geldi. Gözlerim acıyor. Bedenim uyuşuyor. Rahatça dünyada yok olabilirim .
Dışardan gevrekçinin bağırışları geliyor. Araba ekzozlarının dumanına bile aldırmadan, kendimi teslim ediyorum uykunun kollarına . Beni sarıp sarmalarken teslim oluyorum diyorum içimden , teslim oluyorum, artık bana dokunmayın.