- Kategori
- Siyaset
Tetikçi
Genel kurmay başkanımız bir açıklama yaparak 163 subayın hala tutuklu olmasını anlayamadıklarını söyledi.
Ne var bunda?
Bakın ne varmış?
Asker, hükümete yeni bir muhtıra mı verdi?
Askeri vesayet bitmemişmiş mi hala?
Bu açıklamayı hükümet yaptırdı da mağduriyeti mi oynayacak?
Askerin açıklaması yargıya müdahale değil mi?
Sayın Arıç'ın meşhur sözü "otur oturduğun yerde" yi asker iyi anlamamış mı?
Gazeteleri okuduğumuz zaman bu sorulara benzer çok sorular var. Hatta daha ileri gidip TSK' yı küçümseyen mahalle bekçisiyle eş tutanlar, iftira yumakları içinde boğularak salyalarını sağa sola saçanlar bile var. Kaç kişinin okuduğu belli olmayan gazetelerini bırakıp televizyon ekranlarında gözü dönmüş bir şekilde kirletenler bile var.
Günlerce manşetlerden düşmedi:
"Camiler bombalanacak"
"Kendi jetimizi vuralım"
Bu gazete başlıklarıyla karabasan durumuna getirilmek istenen askerin milletle ayrıştırılması seneryosu hala gündemde. Türk milletinin göz bebeği, peygamber ocağı bildiği TSK halkına düşman edilmiş silahlı güç konumuna getime çabaları devam ediyor, devam da edecek.
Ergenekon, balyoz , gibi devam eden davalar sonuçlanmadığı halde ordu hakkında bu karalamaların yapılmasının bir amacı olmalı.
Bu iftiracı yazıların sahiplerine " gözün kör, kulağın sağır " denildiğinde yarğıya baş vurup dava açabiliyor, köşesinde kendini savunmasını biliyor, kendini aklamak için içini dökebiliyor da; bir milyonluk ordunun komutanı , üzerine kırk yıl güneş doğmamış paşasının, subayının, erinin arkasında olmayı bilmiyor mu?
Hala tutukluluk süresi devam eden, haklarında nihai karar olmayan herkes suçu sabit olana kadar suçsuzsa neyin peşinde koştuğumuzu bilmemiz lazım.
Burnumuzun dibindeki ordular şehirleri yıkıp yağmalarken, hemde bizim kadınlarımıza kızlarımıza tecavüz etmişken bilmem kaç yıl sonra kışlada oturuyor, demokrasiye(!) müdahale etmiyor, savunma haricinde işlere burnunu sokmuyor diye kıyas getirme çabalarının altında ne yatıyor bilmemiz gerekiyor.
Bu iftira kampanyalarını yartacaksın, bölücülere bu ordunun zaaflar içinde olduğunu, meydanda siz varsınız mesajını vereceksin, ülkenin bölünmesine göz yumacaksın. Siz dağda biz boğazda bu işi bitirelim diyeceksin. Sıkışıncada olayı yargı bilir diyeceksin. Birileri de çıkıp sana çanak tutacak öyle mi? Kel - kör açıklamalar yapılacak.
Sayın Koşaner'den istenende :
" Ben tatmin oldum."
Olacak . Öyle mi?