- Kategori
- Alternatif Enerji
The Secret
The Secret filmini izlemediysem de, kitabı okudum. Çekim yasası ayrıntılarıyla anlatılıyordu. Yabancı olan herşeye düşkün olduğumuzdan, çekim yasasını anlatan Türk yazar Nil Gün'ün kitabı ilgi çekmemişti, ama yabancı bir yazar yazınca, en çok satanlardan oldu bu kitap.
Çekim yasası, ezoterik bilgilere azda olsa erişmiş kimselere yabancı gelmez. Çünkü insanın yaratıcılığını anlatmaya çalışır ve yaratan olduğunu anlatmaya çalışır. Bu yeni çağ bilgilerindeki ''BEN TANRIYIM'' ın karşılığına denk gelir, ama yüzlerce yıl önce bunu Mansurun ''en-el hak'' diyerek zaten beyan ettiğini unutmamamız gerekir.
Yani bilgi yeni değildir, sadece bu dönemde tekrar insanların ilgisini çekmeye başladı ki, bu da içinde bulunduğumuz dönemin gereğidir. Çekim yasası düşüncelerinizi kontrol etmeniz gerektiğini, doğru düşündüğünüzde, düşüncelerinizi yaratabileceğinizi, imajlarınıza, fiziksellik kazandırabileceğinizi söyler. Bu da yeni bir bilgi değildir, yeni çağla bilgileri içinde çok sayıda bu tür olmakla beraber, bir hadiste ''düşüncelerinizden de sorumlusunuz'' der.
Demek ki araştıran akıla yeni bir bilgi yoktur. Yani bu güneş altında söylenmemiş hiç bir söz yoktur.
Dünyanın en eski mabedi kabul edilen Delfi tapınağının girişinde ''KENDİNİ BİL'' yazar. Demek ki bilgi insanlığın ulaşabildiği en eski tarihte bile mevcuttu.
Neden gurulara, murşidlere, yada ruhsal rehberlere ihtiyaç duyarız? Neden bizim gruplarımızda, bilgiden çok öğreti vermeye çalışan, yeni çağ tüccarlarının ilanları yayınlanır? Neden evrenin tek olan Ki enerjisi, bu günlerde bu tüccarlar elinde nerdeyse yüz taneye yakın hale gelmiştir? Neden ait olma ihtiyacı duyarız? Neden bazı gruplara sığınma ihtiyacı hissederiz? Neden arayışlarımız hiç bitmez? Neden
bazı sipirutuel öğretmenleri beğenirizde, bazılarına karşı dururuz? Neden her kötü işimizde şeytanı suçlarda, her iyi işimizde Tanrıya şükrederiz?
Tek bir cevabı var tabii ki, biz kendimizi bilmiyoruz. Kendimizi bilmediğimiz için, isteklerimizi arzularımızı karşılaması için, tanrıya yalvarmaktan başka bir yolda bilmiyoruz.
Bu yeni çağ tüccarlarından birine gidersin, der ki ücretim şu kadar.
- peki bana ne öğreteceksin?
- ben sana birşey öğretemem, bütün bilgi zaten sende.
- o zaman neden sana ihtiyacım var?
- çünkü sen bunu bilmiyorsun.
Yeni çağın yeni vizyonu budur, bilgiye aç bir güruh ve bunları sömürmeye hazır tüccarlar. Neden? Çünkü kendinizi bilmiyorsunuz.
Peki bilmek yeterli mi?
Şimdi bir de bu açıdan bakalım, bilmek gerçekten yetiyor mu? Yetmiyor dostlarım, bilmek başka şeydir, içselleştirmek tamamen başka.
Bu bakmakla görmek arasındaki fark gibidir, her bildiğinizi uygulamaya sokamazsınız.Farzedin ki bir gün öğrendiniz, everestin tepesindeki çam ağacının
yaprağından bir tutam koparsanız, bu bütün dertlerinize şifa olacak
bir merhemin hammadesidir. Buyrun, bu bilgidir. Sorunlarınızın
çözümünü biliyorsunuz artık. Peki sorunlarınız çözüldü mü?
Bir kere sizin everestin tepesine tırmanabilecek dağcılık yeteneğiniz var mı? Var diyelim, o zorlu tırmanışı yapabilecek enerjiniz var mı? Hadi onuda başardınız, peki o yaprağı merheme dönüştürebilecek tıp bilginiz var mı? Hepsi varsa, siz Mevlanasınız, İsasınız, en büyük gurusunuz. Ama yoksa neden ben bunları bildiğim halde, yaşamıma uygulayamıyorum diye dert etmeyin. Strese girmeyin, başka yeni gurulara, öğreticilere, tüccarlara koşmayın. Hepimiz aynı durumdayız,
yalnız değilsiniz, bunu bilin.
Daha önceleride yazdığım gibi, sipirutuel yol, bir kendiliğinden olma yoludur, olmadan olmuş gibi davranmak size yarar değil, çok büyük zarar vereceği gibi, olmanızında önüne geçer. Bırakın herşey kendiliğinden yavaşça olması gerektiği gibi olsun, BİR bilincini içselleştirmek, öğrenmekten çok zordur, zamanla olur, kendini dinlemekle, meditasyonla, ve talebiniz kadar olur. Gurular, öğreticiler, hazır reçeteler size zarar verir, yolunuzu keser, gitmeniz gereken yoldan saptırır.
Aslolan sizsiniz, her bilgi sizdedir, siz göğsünüzü gere gere ''en-el hak'' diyebilirsiniz, ama bu sizde sadece bilgidir, bunu bilin ve bırakın zamanla içselleşsin.
O zaman denizde de yürürsünüz, her düşündüğünüzüde
gerçekleştirirsiniz.
Şu an yapamıyorum diye strese girenler oldu, bu yazıyı onlar için yazdım. Ben de yapamıyorum, bilgimmi eksik? Hayır değil, belki de bilmem gerekenden fazlasını biliyorum, ama henüz olmadım. Artık ham değilim, ama pişiyorum, sonra yanacağım.
Her okuduğunuz bilgi sizi bir anda OL'durmaz, olmanında zamanı ve geçilmesi gereken işlemleri vardır. OLmanıza kimsenin engel olmasına izin vermeyin. Olumlu düşünebilmek en büyük güçtür, ama düşünemiyorsanız da kendinizi suçlamayın, zamanla düşünebileceksiniz, sadece zoraki düşünmeye çalışmayın, size bir yararı olmaz, ve zararı olur. Daha sonra strese girersiniz, olması gereken herşeyi yaptım
ama olmuyor, demek ki herşey yalan demeye başlarsınız.
The Secret kitabını okuyun, o bilgi sizde olsun, gerçekten yararlı bilgiler. Ama o bilgileri hemen yaşamınıza geçiremediniz diye kendinizde, ya da o bilgide suç aramayın. Suç zamanlamada. Bilin ve bekleyin, zamanı gelince hiçbir SECRET kalmaz, ve olamaz dediğiniz herşey siz istediğinizde olur. Sadece istemeyi yavaş yavaş öğrenin, kafalarınızı tekrar gökyüzünden yeryüzüne çevirin, ve istediğiniz herşeyi yukarıdan değil, kendinizden isteyin... Yukarıda sizin için bir dilek
gerçekleştirme mekanizması yok, sadece siz varsınız. İsteyin olsun...
Sevgim CANlaradır.