Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '09

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
643
 

Tiyatro sevgisi ile dolu çocuk

TİYATROYU DA SEVEN ÇOCUK
Sevgili oğlum,

Televizyonda program yapan iki kardeş tiyatrocuyu her hafta seyrederek onlara zamanla hayranlık duymaya ve onların sempatik hareketlerine ilgi duymaya başladın bir çocuk olarak.. Sonra onlar sanki sana aileden bir birey gibi gelmeye her hafta programlarını izlemeye başladın.

Canım oğlum,

Zaman geldi onlar tiyatrocu olarak ilk defa yaşadığımız şehre geldiler.Sen tabii ki hemen bu tiyatro oyununu izlemeye gitmek istedin. Yaşın daha 3 olduğundan yalnız gidemeyecektin. Annenle seni bu tiyatroya yolladım ve doğal olarak bu tiyatroyu çok sevdin ve onları görmenin heyecanını yaşadın . Bende oğlunu daha 3 yaşında tiyatro ile tanıştıran baba olma mutluluğunu yaşadım.

Sevgili oğlum,

Vatanımızı , milletimizi ve ülkemizi düşmanlardan kurtaranları sevmek ve onları iyi anlamak için , sinema , tiyatro, roman gibi sanatsal faaliyetlerden faydalanmamız ve geçmiş tarihimizi araştırarak , onları sinema, tiyatro ile anlayarak geleceğe umutla bakmamızı sağlar. Sizlerin algılama, tarihi öğrenme , sanatı ve bilimi sevme , anlama ve önem verme isteğiniz ve gayretiniz bizden daha ilerde olmalı ki o zaman ülkemiz gelişsin. Sizlerin bu gayreti ne kadar güçlü olursa ve ülkenizi ne kadar hakikaten severseniz bu ülke o oranda gelişecek muhakkak.

Canım oğlum,

Ülkelerin ve insanların gelişmişi, gelişmekte olanı ve gelişmemiş olanı vardır. İlerde yaşın ilerledikçe ülkelerin neden gelişmiş oldukları ile gelişmemiş olduklarını okuyarak , tiyatro ve sinemalarda , seminer ve konferanslarda duyarak daha iyi anlayacaksın. Bu yüzden sinema ve tiyatro sevgisini daha küçük yaşta edinmeni önemli bir kazanım olarak görmekteyim.

Canım oğlum,

Yaşadığımız yer , tiyatrosu olmayan ve tiyatro salonları da bulunmayan bir yer.Burada tiyatro dediğimiz zaman yıl sonu müsamerelerinde, ya okulların tiyatro salonlarında , ya da yaz aylarında okul bahçelerinde yaptıkları sene sonu gösterilerinden ibarettir. Halbuki profesyonel sanatçıların topluma mesaj veren , eğitici ve güzel şeyler yaşayarak anlattıkları ve sanki evin içinde seninle konuşuyormuş gibi yaşaman başka duygular geliştirmene sebep olur.

Canım oğlum,

Tiyatro yeme , içme , barınma, eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamış bir toplumun daha üst gelişme ihtiyacına hitap eden bir sanattır. Yani anne ve babaların imkanı varsa çocuklarına yeme , içme, barınma, eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılamışlarsa çocuklarının gelişimi için tiyatro, sinema ve başka kültürel etkinliklere katılmalarını sağlayarak onun girilen, aktif, toplumun bir üyesi olduğunun bilincine erişmesine yardımcı olmaları gerekmektedir.

Sevgili oğlum,

Tiyatrolar genelde gelişime açık, gelir düzeyi yüksek insanların çok olduğu Karedeniz, Marmara, Ege , Akdeniz gibi illerde var. Yaşadığımız yerde tiyatrolar yok. Başka yerden gelen tiyatrolar da salonları dolduramamakta çok zaman. İnsanlara sorduğumuz zaman “ Tiyatroya ayıracak paramız yok” gibi bahanelere sığınmaktalar ve aslında gelirlerini çoğu zaman sigara , içki , kumar gibi sağlığa ve topluma zararlı olan şeylere harcamaktalar. Kitap okumak konusunda da aynı şeyler geçerli.

Canım oğlum,

Küçük yaşta edinilen alışkanlıklar ve elde edilen okuma , sosyal etkinliklere katılma ve girişken çevrelerde olma , daima gelişim içinde olmaz zamanla ilişkide bulunulan arkadaş , komşu ve toplumsal çevreye de yansıyarak farkında olmadan insanın çevresini de geliştirmesine sebep olmaktadır. Bu yüzde senin gelişimini ve tiyatroyu sevmeni gerçekten de önemsemekteyim.

Canım oğlum,

İnsanlar kırsal kesimde zamanı nasıl geçireceklerini bilememekteler çoğu zaman . Bu yüzden de kırsal kesimde kahvehane , zamanı boşa harcama ve gençlerin kötü alışkanlıklara yönelmesi daha sık görülmekte. Ancak küçük yaşta tiyatro, sinema, kitap okuma ve başka faydalı şeylere alışan insanlar hayat boyunca da bunlardan vazgeçmez.Mesela ben , çok kitap okumamla alay eden yakınlarıma rağmen çok okuyarak her zaman çevremdekilere nazaran bir adım önde oldum. Kitap okumak bana paralar kazandırmadı ama hayattan memnun olma , mutlu olma , hayatı sevmek ve anlamak yolunda çok şeyler kazandım . Bu sevgi sana da geçti . her şeyden önce oğlumun tiyatroyu sevmesi beni de mutlu etti.

Sevgili oğlum,

İlerde okula başladığın zaman okulda yapılacak tiyatro çalışmalarına oyuncu katılmak , başka spor ve kültür çalışmalarına gönüllü olarak görev almak senin gelişimine hız kazandırabilir. Farkında olmadan düşünme, hayatı algılama ve doğru yorumlama yeteneğin bu sayede gelişmiş olur.Bu çalışmalara hem senin katılman , hem de seni seven ve ciddiye alan arkadaşlarının da katılması için onları teşvik etmen sana ve onlara , dostluğunuzun gelişmesi için büyük avantajlar sağlayacaklardır.

Canım oğlum,

Tiyatro ve sinema, spor gibi etkinlikler aslında insanın daha iyiye güzele gitmesi için birer araçtır. Asıl olan , insanın başkalarına faydalı olması için çalışmasıdır. “ İnsanların en iyisi insanlara en çok faydalı olandır” düsturunu her zaman hatırında tutarsan ve insanları sadece insan oldukları için seversen , yaptığın yol göstermeler, sosyal etkinliklerin faydasını gördükçe daha çok sosyal olma isteği sana gelecektir. Nasıl ki benim okudukça daha çok okuma isteğim geldiği gibi.

Sevgili oğlum,

İlerde “Aç insana tiyatro ne gerek , onlara aş gerek” diyenlere de rastlayacaksın. Onlara şunu anlatmalısın ki , insanların tok olması için hayatta neyin iyi neyin kötü olduğunun bilinci aşılanmalı. Bu da beyinlerin faydalı ve yararlı bilgiler, gönüllerin sevgilerle dolu olması ile olur. Hakiki manada bilgili olan insan , gönlü sevgi ile dolu insan insanı hayvandan ayıran özelliklerden birisinin de okuması , yazması, konuşması, düşünmesi ve sanat ile kültür faaliyetlerine katılması ile olur.

Canım oğlum,

“Aç insana tiyatro ne gerek?” diyenlere, evinde ekmeği olmadığı halde kahvehanede oyun oynayan, meyhanede kafa çeken insanların orada ne işi olduğunu da sormak lazım değil mi ama . İşte tiyatro ve sanatta insanı olgunlaştıran , boş konuşturmayan , düşündürmeyen bir uğraştır.

Sevgili oğlum,

Herkes tiyatro ve sanatı sevmek zorunda da değil tabii ki. Ama sevenlerde demek ki ondan faydalanıyorlar ve haz alıyorlar ki onu seviyorlar. Hoşgörüyü dillerinden düşürmeyenler bunları da düşünsünler biraz değil mi ?

Canım oğlum,

Hayatımızı çevreleyen her şey hayattan bir şeyler öğrenmemiz içindir. Hayatta hiçbir şey önemsiz değildir. Onun önemli olup olmadığını da insanların ihtiyaçları belirler. Kimisi bir şeye ihtiyaç duyduğu gibi( mesela sigara ) kimisi de ondan nefret eder. Doktor mesela sigaranın zararlarını bilir ama gene de içer . Demek ki bir şeyin insana faydalı olup olmadığını bilmek önemli değil, önemli olan onu uygulamaktır. Senin tiyatro sevgin de gelişme arzusundan meydana gelmekte çok zaman.

Canım oğlum,

Hayatta daha nelerle karşılaşacak, sevecek veya nefret edeceksin. Hayat sana iyi ve güzellikleri de sunacak çirkinlikleri de sen onların hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu anlar ve onlara uyarsan hayat sana her zaman gülecektir

TURAN YALÇIN-TOKAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1096
Toplam yorum
: 347
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster