- Kategori
- Mizah
Tombiş Selma

Üniversite yıllarından da hatırlayacağınız gibi, okula ilk başlayanlara "çömez" denilir. Çömezlere olmadık şakalar yapılır. Ben de öyle şakalardan birine maruz kalmıştım. Şimdi size bunu yazmak istiyorum.
Pazartesi günü okuldan çıktık, arkadaşlarla ne yapalım diye düşünürken arkadaşlarımdan birisi ''Sakın ha! Akşam kapınızın ziline basılırsa açmayın, akşamları sapık dolaşıyormuş". "Nerede dolaşıyormuş" diye sordum, "sizin evin oralarda dolaşıyormuş, okulda herkes bunu konuşuyor'' dedi.
Arkadaşlardan ayrıldık, ev arkadaşımla birlikte evimize gittik. Yemek yaptık ve yemeğimizi yedikten sonra tv seyretmeye başladık. Hava kararmıştı tv'yi kapatıp teyp açtık. Müzik dinlerken de ders çalışalım dedik ve odalarımıza çekilip çalışmaya başladık.
Aradan 1-2 saat geçti; kapının zili çalıyor ama nasıl çalıyor, sanki çalan adamın eli zile yapışmış gibi zinciri açmadan kapıyı yarım açıp bağırıyoruz KİM O! KİM O! diye ama ses yok; balkona çıktık, oradan bağırıyoruz gene ses yok. Biraz korktuk, sonra yanlış basılmıştır falan diye düşündüm, sağolsun arkadaşım da acayip korkaktı, onu sakinleştirdim ve hadi gidelim yatalım dedim. Aradan1-2 saat daha geçti ve bizim evin hem kapısı çalıyor hem zile basıyorlar sanki kapı yıkılıyor.
Bir hışımla kalktım ve elime süpürgeyi aldım. Kim o ! Kim o! diye bağırmaya başladım ki o anda elektirikler gitti, ben kapıyı açmış bulundum. Ben de acayip korktum. Elektrikler hemen geldi ve gözümün önünde yüzü gözü bembeyaz boyanmış üzerine çarşaf giymiş saçlarını kabartmış ağzını ve dişlerini siyaha boyamış 120 kilo olan bir kadın ama ben o kadını azrail zannetim ve olduğum yere 'kelime-i şehadet' getirdim; öldüm zanettim. Halbuki o bizim arkadaşımız tombiş Selma'ymış; kucağına alıp beni oturma odasına götürdüğünde ben gözlerimi açtım, bir baktım gene aynı kişi ve ben kucakta gene bayıldım. Arkadaşlar kolanya, su, herşey getirip beni ayılttılar, meğer benim ev arkadaşımında yapılan bu şakadan haberi varmış...
Şimdi düşünüyorum da o zaman biraz kızmıştım. Şimdi güzel bir anı olarak kaldı ve mezun olduğum, on bir yıl öncesine döndüğümde hatırladığım ne çok güzel anım olduğunu görüyorum. Arkadaşlarımla görüşüyorum; hepsini de çok seviyorum.
Üniversitede çok çalışmak kadar üniversite arkadaşlığı da yaşamak lazım.
Sevgiyle kalın...