- Kategori
- Siyaset
Toplumsal dönüşümün formülü

Gençleri Her Türlü Kullanmak Gerektiğini Düşünenler Var
12 Eylül darbesini görenlerin yaşlandığı bir dönemden geçiyoruz. Birçoğunun 20'li yaşlarında çocukları var artık. Lise dönemine gelmiş veya üniversite çağında çocuklar. 12 Eylül darbesinin en ağır koşullarını yaşamış ailelerin çocukları.
Hemen hemen tamamı çocuklarının siyasetle ilgilenmesini istemiyorlar. Kendilerine göre bir haklılık paylarıda var. Başlarına gelenin çocuklarının başına gelmesini istemiyorlar. Bu aileler genellikle 12 Eylül döneminde sol örgütlere üyeydiler. Darbenin ağır koşulları örgütleri yok edince onlarda sisteme entegre oldular, yumuşadılar, sakinleştiler, merkez sola kaydılar. Türkiye'nin siyasi konjonktüründe muhafazakar milliyetçi tabana karşı mücadele eden 'laik elitlerin partisi' CHP'ye yakınlık hissettiler. Zaman zaman DSP ve SHP ortaya çıktı. Onlarıda tercih ettiler. Ama darbenin yarattığı orijinleri CHP'ydi ve eleştirseler de partilerine dönmekten asla vazgeçmediler.
Ortalama bir genç henüz lise bitmek üzereyken veya bin bir zorlukla ve sınav belasıyla boğuşarak girdiği üniversitede tanışır siyasetle. Ailesinin desteği ve önerisiyle genellikle CHP'de soluğu alır. Sonra arkadaşlık bağınında verdiği heyecanla partiye 'takılmaya' başlar.
Ortalama bir CHP yöneticisine göre partiye takılan genç sağılacak inektir. Parası kullanılır, enerjisi kullanılır, vakti kullanılır. Pert olana kadar emek vermesi sağlanır. Parti içi hiçbir eğitim verilmez genç arkadaşımıza. Siyaseten boşluk görüldüğü takdirde ilde, ilçede, gençlik kolunda kartvizit sahibi olması sağlanır. Sonrası malum; genç bir süre partide daha yoğun çalışır, çalıştıkça kirlenir, kirlendikçe siyasetin böyle olması gerektiğini düşünür. Ve sonunda ya terk eder partiyi yada araziye uyum sağlar.
Şimdi veriler üzerinden konuşalım. Aradan zaman geçer;
CHP'ye katılan her 10 gençten 1'i aydınlanır ve daha soldaki partilerden birine katılır. Sisteme karşı hareket eder. Ve hayatı düşünmek üzerine geçer gider.
CHP'ye katılan her 10 gençten 1'i parti büyüklerinden birinin peşine takılır. Yozlaştıkça yükselir, yükseldikçe yozlaşır. Büyür, kocaman olur. Siyasetin en tehlikeli adamlarından biri olur.
CHP'ye katılan her 10 gençten geriye kalan 8'i CHP'den ve dolayısıyla siyasetten biryol olmayacağını düşünür. Siyaseti bırakır. Ya askere gider ya da evlenir. Bir iş bulur. Çoluk çocuğa karışır. Gittiği her yerde olumsuz etki bırakır. Siyasetin içinin bomboş olduğunu yazar, çizer, söyler. Para kazanmaya ve ailesini geçindirmeye öyle odaklanır ki etik değerleri, toplumsal kuralları hiçe sayar. Hem sola hem siyaset kurumuna hem de Türkiye'ye zarar verir.
İşte Türkiye'de solun çektiği zararın en somut örneği. Bu geleneği kırmanın yolları aranmalıdır. Yoksa hiçbir şekilde toplumsal dönüşümün yolu açılamaz.
http://erenaksoyoglu.blogspot.com/