​ Toplumu Plasebo etkisiyle kandırmak / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '13

 
Kategori
Siyaset
 

Toplumu Plasebo etkisiyle kandırmak

Toplumu Plasebo etkisiyle kandırmak
 

HOŞBEŞ ÇAYEVİ' nde PLASEBO Sohbeti


HOŞBEŞ ÇAYEVİ’ nde bir tenhalık vardı. Hava ışıl ışıldı dışarıda. Genel dinginliği bahçede sigara içip gelen Dilek Hanım bozdu.

- Ne o abi, düşünceli görünüyorsun?

- Bu gün gelen az olacak sanırım.

- Hava çok güzel… Yürüyorlardır.

- Bir de, bugün arkadaşların programları yoğundur; Saat 14.00’ de ATTALOS heykeli önünde DEVLET GÜZEL SANATLAR GALERİSİ’ NİN KAPATILMASINA KARŞI TOPLANILACAK, 15.00’ de DEMİRCİLERİÇİ’ de FİKRET OTYAM SANAT GALERİSİ açılışı, 16.00’ da ANSAN’ da sergi açılışı, 17.30’ da AKM’ de bir başka sergi…

- Evet, katılımcılarımız sanatı seviyor. Neden kapatılıyormuş Devlet Güzel Sanatlar Galerisi?

- Tadilat gerekçesiyle kapatılmış. 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren ‘’HER TÜRLÜ SANATSAL ETKİNLİĞE KAPATILMASI…’’ kararı verilmiş. Sanırım MEVLEVİ MÜZESİ’ ne dönüştürülecekmiş.

- O da nesi? Ne işi varmış bu ilde Mevlevi Müzesi’ nin? Antalya’ da Mevlevilik’ le ilgili, Mevleviler’ le ilgili bir birikim var da kaybolmasın, öncesi anımsansın diye mi müzeleştirilecek? Yoktur öyle bir şey…

- ‘’Mevlevi’’ adıyla açılırsa, sonra dergahlaştırılır, ne görünür de neye dönüştürülür, bakalım, görürüz.

- Ne garip; Antalya gibi bir kültür ve sanat kentindeki tek Devlet Güzel Sanatlar Galerisi  devlet tarafından kapatılıyor, sivil toplum kuruluşları tepki toplantısı düzenliyor, aynı gün Büyükşehir Belediyesi OTYAM SANAT GALERİSİ’ ni açıyor.

- Asla durmuyorlar, asla durmayacaklar; ANTALYA gibi, İZMİR, MUĞLA gibi yerlerde bir anda istedikleri gibi bir dönüşüm olamayacağı düşüncesiyle, herkesin kabullenebileceği değerlerle başlayıp, istedikleri kalıba sokma yoluna gidiyor olmalılar.

- Sorsan, açıklama istesen, hiç ilgisi olmayan ama güzel mi güzel amaçları anlatan sunumlarla yanıtlanır, inanmaya biraz meyilliysen alkışlarsın bile…

* * *

İnsanlar çoğalmış, konuşmaya katılımlar başlamış, gündem bir anda oluşmuştu…

- Büyükbabam kundura tamircisiydi. Astım hastasıydı. Vara yoğa daralır, göğsünü kabarta kabarta ‘’ Şermin, ölüyom ben, şu ilacımı ver!’’ diye bağırırdı. Bir gün çok hasta oldu, doktora götürüldü… Aldığı nefes açıcı ilaç yıllar içinde soluk borusunu genişletmiş, arkadan geçen damarları sıkıştırmaya başlamış. Nefes açıcı ilacı artık kullanmaması gerekirmiş. Tamam… Kullanmasın ama gel de anlat. Nefesi daralıyor, yine bağırıyor… Hiç okumamış, HALKEVİ kursunda, mahallenin kadınlarıyla birlikte okuma yazma öğrenmiş olan anneannem bakmış, düşünmüş, vişne şurubuyla nefes açıcı şurup aynı görünümde, ilacın şişesine şurubu gizlice koymuş, vermiş büyükbabama… Bir anda dinginlik… Nefesi açılmış, rahatlamış… YILLARCA VİŞNE ŞURUBUNU İLAÇ DİYE İÇTİ BÜYÜKBABAM…

- Eee, bundan ne sonuca varacağız?

- Bunun ne olduğunu yıllar sonra öğrendim; PLASEBO ETKİSİ… Tıpta adı bu… Ve gerçek... Tabii bu iyi hissettirme, eğitim seviyesi ortalarda, altlarda olan insanlarda etkin. Dikkatli, inceleyen, araştıran insanda etkin olması mümkün değil.

Ders verircesine süren anlatımına ara verdi… Sessizlik… Sonra kendi kendine söylenircesine ekledi…

- Yönetenlerimiz topluma bunu yapıyor işte… Daralan toplumun çoğunluğu iyi hissetmek için söylenecek, sunulacak her şeye inanmaya hazır. Yalan da olsa, aslı sunulandan daha başka şey de olsa inanacak durumda…

- Ve bunu onlar çok iyi biliyor, kullanıyor, amaçlarına yürüyorlar. Toplum ilaç şişesini görüyor, içini araştırmıyor. İyi hissediyor ya, yetiyor.

- Büyükbabam anneanneme bir kez inanmış, yönetimine girmiş, yaptığı yemeğe, yıkadığı çamaşıra gereksinimi var, ilacını bile kendisi aramıyor, almıyor… Bir başkası ‘’O ilaç değil!’’ dese de inanacak durumda değil.

- …

- Bu örnekte bir ayrıcalık var tabii… Anneannem bunu büyükbabamın sağlığı için yapıyordu, yönetenlerimiz ise toplumu kendi istedikleri yere götürmek, kendi istedikleri yerde oturtmak için yapıyorlar.

- MUHALEFET ANLATSIN BUNU… İyi anlatsın…

* * *

- Muhalefet… Hep bunu söylüyoruz. Hemen suçluyoruz. Her yerde konuşuyorlar, gerçekleri anlatıyorlar ama duyuran basın yok, toplumda ‘’Görürler, başıma bir şey gelir…’’ korkusunu yenecek cesaret kalmamış, toplantılara gelebilen yok… Küçücük, devamında hiçbir şey olmayacak toplantılara bile bir avuç provokatör gönderilip olaycık başlatılıyor, tüm devlet güçleri yığılıp, sanki savaş yaratılıyor, ‘’Anarşi var, terör var.’’ havası oluşturuluyor ki bir daha denemesinler. Muhalefet konuşsun… Nerede? Sen, ben, bizim oğlanın olduğu parti toplantılarında, aynı partiden olanların bir araya geldiği yerlerde… Onları da aktarabilen kalmayıp gider…

- Biraz da dil değişmeli be arkadaşım… BİRAZ DA DİL DEĞİŞMELİ…

- Nesi değişecek?

- Dikkatle dinlesene… Bir CHP’ li konuşurken dinle… Sen her dediğini anlıyorsun, çünkü eğitimlisin; Düzgün tümceler, tanıma uyan sözcükler… Bu konuşmaları anlayabilenler bir çıkar nedeniyle iktidar bağımlısı değilse zaten sana oy veriyorlardır. Kendini sıradan, sokağın insanları yerine koy bakalım… TEOKRATİK, ETNİSİTE, SOSYAL, KÜLTÜREL HAK, ENFLASYON, CARİ AÇIK, GAYRİ SAFİ GELİR… Böyle bir şeyler işte… Konuşurken ders veren bilim adamları gibiler. Halkın çoğunluğu bunlara soğuk… Onlar yalanı nasıl halkın diliyle anlatıyorlarsa, doğruyu anlatanların da halkın diliyle konuşması gerek. Biraz dikkat edin bakalım konuşmalara, bu gözle izleyin, sonraki günlerde bu konuyu gündem yapalım…

- Yaa beyler, hep yalan mı yani söyledikleri?

- Bunun yanıtını daha önce de ortaya koymuştuk; Doğruyu söylediklerinde bile yalanmış gibi geliyorsa, inanmıyorsak suç bizde değil…

- BU KONUŞMALARDA HALKI KÜÇÜMSEME VAR SANKİ…

- Neden küçümseme olsun? Anneannemi, büyükbabamı küçümsemiş mi oldum? TESPİT BUNLAR… BİZİM DÜŞÜNCELERİMİZ… SÖYLEMEYELİM, DERTLEŞMEYELİM Mİ?

- Doğru dostum. Küçümseme falan değil; Eğitimsiz büyükbaba inanıvermiş ama PLASEBO etkisini kullanan da eğitimsiz anneanne sonuçta…

- Haydi gidelim, biz de katılalım sanat galerilerinin kapanış, açılışlarına…

Özcan ÇELTİK

05.01.2013, Antalya

Not: -07.01.2013 de Gazete KAKTÜS’ de yayınlanmıştır.

 
Toplam blog
: 237
: 361
Kayıt tarihi
: 22.11.06
 
 

1949 Antalya doğumlu, ANSAN üyesi Orman Yüksek Mühendisi, ressam ve öykü yazarıyım. KAKTÜS MEDYA ..