- Kategori
- Kitap
Tozlu raflardan bir kitap (Bertrand Russell)

Bertrand Russell Dünyamızın Sorunları
Okumak istediğim çok sayıda yeni yayın varken, gözüm çok eskilerden bir kitaba ilişti. 1963 yılında basılmış Bertrand Russell' ın kaleme aldığı Çan yayınları tarafından basılmış ince bir kitap.
Sohbet şekilnde yazılmış, dünyadaki temel sorunlara sevgi ve saygı gibi basit ama uygulaması zor çözümler getirmiş. Aradan yaklaşık 50 yıl geçmesine rağmen sorunlar ve çözüm önerileri aynı.
Kitaptan kısa notlar:
Dört öğeyi en önemlileri sayarım. Bunlardan birincisi sağlıktır belki. İkincisi yoksulluğa düşmiyecek kadar varlık, üçüncüsü yakınlarımızla iyi geçinmek, dördüncüsü de işe başarı. S: 6
Not: Heralde bu ilk insandan bugüne kadar gelen ve değişmeyen bir olgudur. Varlık hakkındaki sıfat çok yerindedir. Yoksulluğa düşemeyecek kadar varlık , ne fazlası ne azı mutlu eder. Multi zenginler hayattan bizim hayal ettiğimiz kadar keyif alamıyorlar (genelleme). Böyle olmuş olsaydı nice dolar milyarderleri durmadan, stres içerisinde daha iyiye ulaşmaya çalışır mıydı?
Bilim bildiğimiz şeyler, felsefe de bilmediğimiz şeylerdir. S: 29
Birçok zamanlar çok bilgin ve çok softa tanrıbilmci tanımıştım. Bana uzun araştırmalardan sonra herşeyi anladığını, yalnız Tanrı’ nın niçin dünyayı yarattığını anlamadığını söylemişti. S: 53
Not: Her dinin içinde buna cevap olan tezler vardır. Sonuçta hepsi tezdir ve kimse ‘neden’ sorusuna , inançlı da olsa içinde hiç şüphe olmadan şudur diyemiyor.
Günlük ekmek gittikçe daha kolay kazanılınca, arta kalan insan gücü düşmanları öldürmek üzere kullanılabiliyor.
Not: Savaşa sebep olan ülkeler büyük diye niteledeğimiz devrin ekonomik gücü zirvede olan devletlerdir. Türklü bahanelerle daha dagenişlemek isterler.
Zengin bir adam, en titiz rahibin bile günah sayamayacağı bir iş ile milyonlarca insanı yoksulluğa sürükleyebilir. Oysa, insana daha iyi kullanacağı bir saatine mal olan cinsel aykırılık büyük bir günah sayılıyor. S: 100
Not: Aşağıda Mill’ in sözüyle beraber ele alırsak karşımıza neden diye bir soru daha çıkıyor. İnsanın düşüncesi, bakması, dokunması (iki tarafın da rızasıyla) olsa bile günah iken , bir kararıyla hatta bir tuşa basmasıyla milyonları etkileyen şahıslar burdan elde ettiği gelirle en büyük bağışçı olabiliyor.
Mill’ e göre, yapacağım işler başkalarına zarar veriyorsa, devlet bana engel olmalıdır ama, yalnız kendimi ilgilendiren işlerde beni serbest bırakmalıdırılar. S: 100
Yabancı memleketleri zengince gezmek hiç de özenilecek bir şey değil. Yabancı memleketleri gerçekten görmek istiyorsanız, fakirce gezmelisiniz. S: 107
Not: Benim de tavsiyem bu yöndedir. Yutdışında en lüks otellerde gezmek yerine mutlaka semt pazarına gidin, ara sokaklara girin, halkla sohbet edin.
Devlet, başlangıçta yabancıları öldürmek için kurulan bir düzendir. S:108
Not: Her zaman arkasına sığındığımız koca bir yalan. Devlet öyle istedi... Devlet somut bir kavram değildir. Karar veremez, düşünemez, devlet o devleti yöneten siyasetçilerdir. Çok okuyan değil çok gezenden yola çıkarak diyebilirmki,
Kitapta yazanlara gittiğiniz her seyahatten , gezerek öğrendiklerinle geliyorsunuz. Araplar Türkleri sevmez, Yunanlar Türkleri sevmez, Almanlar ırkçıdır gibi kalıplaşmış sözlerle yola çıktığınızda görüyorsunuzki Alman, Arap , Yunan dediğin senin gibi evinde oturan, gazete okuyan, film izleyen ve çoğu zaman bizden çok az seviyede siyasetle ilgilenen insanlardır. Kin tutmak bir yana oturup bir kahve içerseniz , futbol oynarsanız bir anda tüm tarihe malolmuş kavgaları unutacak kadar balık hafızalıdırlar.
Manchester ve Liverpool birbirlerini sevmezler ama, birbirleriyle savaşma için özel orduları yoktur. S: 111
Devlet bir soyutlamadır, ne haz duyar, ne acı çeker, ne mutlanır, ne de korkar,. Devletin niyetleri sandığımız şey onu yöneten kişilerin niyetlerinden başka bir şey değildir. O kadar ki, devletin yüceltilmesi, aslında, az sayıda yöneticilerin yüceltilmesidir sadece. Hiç bir demokrat bu kadar haksız bir teoriyi hoş görmez. S: 120
Kadınların yersiz korkular içinde olmaları öteden beri erkeklerin hoşuna gider, çünkü hiçbir tehlikeye girmeden kadınları koruyormuş gibi görünürler. S: 151
Hangi erkek korkuları içinde kadının yanında olup kendini yüceltmezki. Yanındayım korkma! Karanlıktan , bu gökgürültüsünden korkan bir bayana güven aşılamanın en kolay yoludur. Yanındasın ama ne yapacaksın, şimsek çakarsa onu durduracak mısın diyen bir bayan hiç görmedim.
Bir gelenek olarak, soylular korkularını göstermeyecek şekilde yetiştirilmişlerdir. S: 151
Korkmayan insan görmedim, herkesin bir korkusu vardır. Kitlelerin önüne çıktığında bunları gizleyebilirsen iyi bira siyasetçi iyi bir asker olabilirsin.