​ Tren Yolculuğu mu, Hayat Yolculuğu mu? / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '18

 
Kategori
Deneme
 

Tren Yolculuğu mu, Hayat Yolculuğu mu?

Tren Yolculuğu mu, Hayat Yolculuğu mu?
 

"gözlerim biraz yorgun. içinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler."

Eski fotoğraflar hayata renk katar derler. Gerçekten de öyleymiş.Bu fotoğrafı ara ara maziye dönmek adına yaptığım, eski fotoğrafları incelerken buldum. Fotoğraf öyle anlam taşıyor ki.

Uzun bir tren yolculuğuna çıkmam lazımdı, çünkü hayat her zaman ki gibi beni bunaltmaya başlamıştı. Bi nebze de olsun bu yolculuk iyi gelmişti. Tek başıma en son durağa kadar gitmiştim. Hava soğuktu baya; ama trenin icindeki ortam içeriyi ısıtmaya yetiyordu.

Öyle şeylere tanıklık ettim ki: İğne iplik ören yaşlı teyzeler(yoksa vakit nasıl geçerdi ki), pencereden uzun uzun bakan yaşlı amcalar(neyi düşünüyorlardı acaba, geçmişi mi, geleceği mi? Ama şimdiyi düşünmedikleri kesindi), yan vagonda elindeki bebeğini susturmaya çalışan bayan, bilet kontrolü için 15 dakikada bir geçen çatık kaşlı, hafif kambur yaşlı amca..

Her istasyon çok anlamlıydı. Çünkü bir istasyonda kimi sevdiğinden ayrıldığı için üzülüyor, diğer taraftan kimi sevdiğine kavuştuğu için seviniyordu. Hayat ta bundan ibaret değil miydi zaten? Yaşadığım şu olay beni derinden öyle bir etkilemişti ki: Yan vagonda bir aile kalıyordu, evden getirmiş oldukları yemeği yiyorlardı.(şu kapitalizmin egemen olduğu çağda dışarıda hangi parayla yemek yenirdi ki?)Beni de davet ettiler, ben her zamanki gibi teşekkür edip tokum dedim (hâlbuki acıkmıştım). Israrla davet edince de,yemeği kendilerine göre ayarladıklarını ve benim de yemem durumda kendilerine belki yetemeyeceğini söyledim. Söyledikleri şu söz: "Merak etme biz bu yemeği yaparken bir kişi gelir de açtır diye fazladan yaptık" resmen beni sarsmış bir ders niteliğindeydi, ne kadar zaman geçse de unutmayacağım, unutamam.

Gerçekten bu coğrafyanın insanı bambaşka. Ne mutlu yaşadığımız çağda hâlâ temiz kalıp temiz ve ince düşünenlere..

Şunu anlamıştım, ara ara trene atlayıp bir yerlere gitmek lazımdı, nereye gideceğini bilmeden, farklı dünyalar,farklı hayatlar, farklı insanlar görmek için. Onlar hayata renk, insana tecrübe katıyor.Mesela; en başta okulda öğretilen kuru bilginin gerçek hayatta bir karşılığının olmadığını görüyorsun. Okulun hayattan ne kadar uzak olduğunu, her şeyin okumak olmadığını....

 
Toplam blog
: 5
: 518
Kayıt tarihi
: 20.09.17
 
 

      ÇUKUROVA ÜNİVERSİTE İLAHİYAT FAKÜLTESİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENİ ..