- Kategori
- Güncel
Tübitak, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlansın!..

Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz.Mustafa Kemal ATATÜRK
Ekonomik kriz nedeniyle, halkın işsizlik ve geçim sıkıntısı içinde ruh ve beden sağlığının bozulduğu şu günlerde, ülkenin gündemi o kadar hızlı değişiyor ki, gündeme yetişmek bile başlı başına bir sorun…
Ancak, bu kadar yoğun gündemin içinde; herkese göre öne çıkan konu farklı oluyor. Hele de, ülkemiz gibi gazete, dergi yada kitap okuma oranında gelişmiş ülkelere oranla, istatistiklerde hep alt sıralarda yer alan ülkelerdedaha da farklılık göstermektektedir.
Bana göre, bugünün en önemli olayı; ”Tübitak’ta yaşanan skandal!” olmalıdır!..
TÜBİTAK’ın 42 yıllık dergisi Bilim ve Teknik’in son sayısında ki Darwin kapağı ve içerideki 15 sayfası üst yönetimin sansürüne uğradı. Kapak değişti, içerik atıldı. Dergide Darwin ile ilgili yazı kalmadı.
Bir bilim “yuvası” olan TÜBİTAK, ne yazık ki; AKP iktidarı sayesinde, bilimselliği tartışılır bir kurum haline gelmiştir…
Oysa, 1963 yılında kurulan Tübitak’ın kuruluş amaçları; ”Türkiye'de müsbet bilimlerde araştırma ve geliştirme faaliyetlerini ülke kalkınmasındaki önceliklerine göre geliştirmek, özendirmek, düzenlemek ve koordine etmek; mevcut bilimsel ve teknik bilgilere erişmek ve erişilmesini sağlamak" olarak belirlenmiştir.
Asıl görevi, müsbet bilimlerde araştırma ve geliştirmeyi geliştirmesi, özendirmesi ve düzenlemesi olan bu kurum; ne yazık ki, siyasal iktidarın “kuşatması” altında, önce yönetimi değiştirilmiş ve sonra da ”medrese” benzeri bir kurum haline getirilmiştir!
İktidar özellikle” kemikleşmiş” oyların sahibi olan seçmenlerinin oylarını kaybetmekten çekinerek, birtakım “tarikatların” tepkisini çekmemek için, bilimsel amaçla kurulmuş kurumların işleyişine de karışmaktadır…
Bu günün müsbet bilimlerden, araştırmadan korkan zihniyetini gördükten sonra; matbaanın, topraklarımıza neden (234) yıl sonra geldiğini anlamak çok daha kolaylaşıyor...
Osmanlı döneminde matbaanın ülkeye girişi için; Şeyhülislam Abdullah Efendi’den fetva alınmıştır. Fetva’da, “sadece, dinle ilgili olmayan eserlerin basılabileceği” belirtilmiştir.
Oysa, Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet; bir uygarlık projesi olarak kurulmuş ve çağdaş uygarlığı yakalamak bir yana, çağın da önüne geçmeyi hedef almıştır.
“Peki, bu hedefe nasıl ulaşacağız” diye merak edenlere, bunun yanıtını yine Yüce Atatürk vermektedir; ”Bilimi tek yol gösterici kabul ederek ve bilimin ışığından hiç ayrılmayarak...”
Şimdi, geçmişe bakarak gördük ki; Osmanlı döneminde Şeyhülislam’ın ve dönemin “hattatlarının” baskısıyla uygarlığa, medeniyete ulaşmanın yolu olan “matbaa” inanması güç ama, tam 234 yıl sonra İbrahim Müteferrika adında, Macar kökenli ve sonradan Müslüman olan aydın bir devlet adamı tarafından kurulmuştur.
Aradan o kadar çok zaman geçmiş ve o kadar çok mücadeleler verilmiş iken; bulunduğumuz noktaya baktığımızda; insan bazen hangi devirde yaşadığını bile yorumlamakta zorluk çekiyor!
Bir tarafta okulları “mescide” çeviren bir “Milli Eğitim Bakanlığı”, diğer tarafta “YÖK” ü ele geçirerek, şimdiye kadar çıkaramadıkları ”İmam Hatip’lilerin her fakülteye girebilmesine olanak sağlayan” yasayı çıkartmaya çalışan iktidar…Darwin'den korkan bir kafa yapısı ile yönetilen bir bilimsel kurum, ne kadar bilimsel sayılabilir?
Bazı vatandaşlarımız ise, ne yazık ki; bu iktidarın bizi AB’ye götüreceğine inanıyor !
Halbuki, Başbakan geminin rotasını çoktan “doğuya” çevirmiş yol almakta iken; bazılarımız da geminin içinde beyhude yere, ”batıya”doğru koşmaktayız!..
Yukarıda değindiğim gibi, gündemde öne çıkması gereken en önemli konulardan biri “TÜBİTAK” olması gerekirken; umarım “suni gündemler” öne çıkmaz...
Uygarlığın ve gelişmiş bir ülke olabilmenin yolunun “müsbet ilimlerden” geçtiğine inanan bir vatandaş olarak, iktidara sesleniyorum; ”Tübitak’a, bilimsel araştırma yaptırmayacaksanız, müsbet ilimlerle uğraşmayacaksa, bizleri daha fazla üzmeyin ve bu kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlayın ki; akademik niteliğinin kalmadığını bilelim!..