​ Türban ve kadınlarımız... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
 

Türban ve kadınlarımız...

Türban ve kadınlarımız...
 

Gözümüz aydın! Sonunda tüm alanlarda insanımızı başta medyamızın katkılarıyla, iki gruba ayırmayı başardık. 

Örneğin; biri ekonomi çok iyi diyor.  

Diğeri felaket!  

Kim haklı?  

Sekiz yıldır tartışa, tartışa bu günlere geldik. Bir türlü ortasını bulamadık! 

Ekonomi gibi, sosyal alanın tümünde de insanlarımız ikiye bölündü. 

Birileri türbanı savunurken, öbürleri türbana karşı… 

Birileri statükoya karşı çıkarken, öbürkü statükoyu savunuyor! 

Birisi kibirli, öbürü yandaş… 

Anadolu’nun futbol aslanları, İstanbul dukalığını yerle bir ediyor! 

Hemen Anadolu aslanlarının teknik direktörlerine İstanbul’dan talip çıkıyor! 

Sonunda Adaleti de yandaş yaptılar! 

Bu aşamaya gelinceye kadar kimler ne emek verdi? 

Örneğin Adalet Bakanlığı listesi ile ilgili konuda; 

Bu konuda bir açıklama yapan statükocu varsa, hemen karşısına geçen yandaş basınımızın değerli savunma elamanları ekran karşısında yerlerini alıyorlar ve Bakanlığın bile savunmaya cesaret edemediği konuda, hem bakanlığı, hem de AKP’yi savunuyorlar! Oysa aynı yandaş basının, acar muhabirleri canlı yayında, listeleri bir bir çoktan açıklamış ve oy verecek Hâkim ve Savcılara gözdağlarını vermişlerdi! 

*** 

Sonucu biliyorsunuz, burada sonucu açıklamak, malumun tekrar gündeme taşınması anlamına gelir.
 

Sahi değerler kime göre iyi?
 

Eğer sana göre iyiyse, senin açından sorun yok, benim için iyiyse mesele değil!
 

Bu çalışmalardan istenmeyen bir sonuç çıkarsa?
 

İşte o zaman biraz işler zorlaşıyor ve karışıyor.
 

Ama taktik her zaman aynı!
 

Çekirdek enflasyondan başlayıp, işsizliğe uzanıyorlar! Geçmişe doğru gidiyorlar!
 

Ta gerilere! Nereye kadar derseniz?
 

Daha kötüsünü buluncaya kadar! Artık topla, böl, çarp, çıkar. Amaç yeniyi iyi göstermek!
 

Ne kadar matematiksel işlem varsa hepsini yapıp, kendi görüşlerinin doğruluğunu bir şekilde sağlıyorlar.
 

Zaten bu kadar rakam karmaşasında anlamayanda anlamış görünüyor(!)
 

Halk, son 8 yıldan beri her ay bu zırvaları hem de çok önemli medya kanallarından izliyor.
 

Üstelik çok önemli, ekonomi uzmanı ve akademik kariyeri olan insanlardan dinliyorlar. Olmadı mı? Halk ikna olmadı mı? O zaman devreye ulema giriyor!
 

Yani bir türlü gerçekler halka anlatılamıyor.
 

Rakamlar ve medya ne derse desin. Halk kendi yaşadığına bakıyor diyeceğim ama… Karşıma makarna ve kömür çıkıyor! 

Halkın belli bir bölümü aldıkları birkaç koli yiyecek ve kömür çuvalı için oy veriyorlar! 

Burada halkı suçlamak mümkün mü? Halkı bu duruma düşürenler utansın deyip geçiyorum. 

Aslında ne ekonomi, ne sosyal yaşam hiçte anlatıldığı gibi değil!
 

Etin pahalı olması, halkımızın ve üreticilerimizin at ve eşek etini ticari meta olarak görmesine ve tekrar tüketime sunmasına neden oldu! Domates’in kilosu 10TL’ye çıkınca, halkı Türban ve anayasa değişikliği ile oyalamanın yolunu bulduk.
 

Mübarek sanki türban karın doyuruyor!
 

Bundan iyi ekonomik gösterge ya da bunu anlamak için ekonomi profesörü olmaya gerek var mı? 

 

*** 

Ülkeyi türban ve yargı seçimlerine bağlamışken, Anayasamıza koyduğumuz, kadınlarımıza ayrıcalık tanıyan maddeye bir göz atmakta fayda var. 

Global olarak cinsiyet eşitliği ile ilgili sonuçlara baktığımızda: Türk kadının konumu felaket!
 

Türkiye, kadın-erkek eşitliği ölçütlerine göre 134 ülke arasında ne yazık ki 126. sırada bulunuyor.
 

Eğitim düzeyi, fırsat eşitliği, sağlık ve yaşam beklentisi ve siyasi güç olarak kadınlarımızın hiç esamisi okunmuyor.
 

Dünya Ekonomik Formu’nun 2010 raporunda, Türk kadının durumu; İran, Suriye, Umman, Bahreyn, Ürdün, Cezayir ve Kamerun’dan geride. İlerde olduğumuz 8 ülke de şunlar: Yemen, Çad, Pakistan, Fildişi Sahilleri, Suudi Arabistan, Fas, Benin ve Mali.
 

Aynı araştırmada ayrıntılara girersek eğitim düzeyi bakımından Türk kadını 134 ülke içinde 109. sırada. İstihdam, üst düzey yöneticisi, eşit işe eşit maaş, kadınların ortalama maaşı açısından bakıldığında Türkiye 131’inci sırada! Yani sondan dördüncü! Bizden sonra kim mi var? Bu konuda sadece Pakistan, Yemen ve Suudi Arabistan bizim gerimizde.
 

Sağlık ve yaşam beklentisi kategorisinde 61. sıradayız. Siyasi güç kategorisinde, yani meclisteki kadın ve kadın bakan sayısı bakımından 99’uncuyuz. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı 1999’da yüzde 34.1 iken, 2008’de yüzde 24.5’e gerilemiş. Türkiye’deki toplam işsizlerin üçte biri kadın! Kadınlarımızın yüzde 59’u sosyal güvenceden yoksun. Yani çalışan kadınların yarıdan fazlası kaçak çalıştırılıyor. Berdel, töre cinayetleri, başlık parası, aile içi şiddet gibi toplumun yarası olan çağdışı sorunlarda ne yazık ki bir iyileşme yok.
 

Kadınına bu kadar az değer veren bir Türkiye sizce nereye gidiyor?
 

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..