- Kategori
- Siyaset
Türban ve pon pon kızlarla demokrasi

Daha çok demokrasi geliyor etek boyu uzuyor.
Yaklaşık yirmi yıldır ve özellikle son yıllarda üniversitelerdeki türban sorunu sıkça tarşılır durumda. Son olarak CHP Genel Başkanın nın türban sorununu iktidara gelirsek biz çözeceğiz açıklamasıyla yeniden gündeme oturdu.
AKP hükümetinin üniversitelerde uygulanan türban yasağına şiddetle karşı çıkması ve bunun kaldırılması için 2008 yılında yapılan Anayasa değişikliğinin AYM den dönmesi üzerine veryansın etti. Şimdi belkide ileride bunun temellerini atmak üzere AYM nin yapısını değiştirerek istedikleri değişiklikleri onaylamasını bekliyor. Bu sorunu çözmek için halkı ikiye bölerek türbanlılar ve başı açıklar diyerek kadınlarımızı iki ayrı kategoriye ayırarak kendi iktidar dönemlerinde bilhassa başı kapalı olan bayanlara açıkça olmasa da diğer bayanlara göre bir pozitif ayrımcılık yapıldığını zaman zaman gördük. Bunu başı açık bayanlar devlet kurumlarında daha yakından görmüş ve yaşamış olmalılar.
Burada AKP hükümeti gerek üniversitelerde gerekse kamusal alanda baş örtüsü yasağını kaldırmak istemiştir. Bunun eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığını ileri sürmüştür. Bu görüşe katılırsınız yada katılmazsınız. Ancak saygı duyarım ki bu bir sorundur bence de ve eşitlik ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Gerek eğitimde ve gerekse kamusal alanda çalışma hakkı bu şekilde kıyafete göre hemde başı kapalı olma durumuna göre belirlenmemelidir. Bu yasaklar kanun ile düzenlenerek yeni bir mutabakat yapılarak değiştirilebilir. Kanun Anayasa ya aykırı ise önce ilgili Anayasa maddesi değiştirilir. Sonra gerekli düzeneleme yapılabilir. Bu konuda gerek siyasal partilerin hepsinin, gerekse toplumun, eşitsizliğe ve haksızlığa karşı olabileceklerini ben şahsen istemem ve düşünmüyorum. Bu konuyu toplumsal bir mutabakat ile pekala şimdiki hükümet çözebilirdi. Çözemedi çünkü bunun iki nedeni var bence.
Birincisi yalancılık, ikincisi amaç bu değil.
AKP hükümeti asla ve asla, sonuç halkın menfaatine olsa bile bunu konuyu saptırarak veya halkı yanlış yönlendirerek ayrımcılık yaparak ( bizler, sizler gibi) gerçek düşüncelerini gizleyerek yapmaktadırlar. Gerek TBMM deki sayılsal çoğunluğuna güvenerek ve gerekse gerçek demokrasiye inanmıyarak bunu yapmaktadırlar.
Biz herkesin başı kapalı olsun açık olsun eğitimde ve çalışma alanında aynı hakka sahip olmasını istemekteyiz. Başı açıklara biz karışıyor muyuz ki sizlerde başı kapalı olanlara karışıyorsunuz. İsteyen başı kapalı olarak çalışır veya okul hayatına devam eder isteyen başı açık olarak. Bu demokratik bir hak olmalı. Biz başı açıklara karışmayacağız demektedirler.
Yalan söylemektedirler.
Gerçekten açık ve direkt bir yalandır bu. Çünkü demokrasiye inandıkları ve bunu gerçekten demokratik bir hak olduğu için değil. Başı açıklara karıştıkları ve karışacakları için. Eğer bunu demokratik bir hak ve özgürlük olarak görselerdi TBMM de bayan memurelerin etek boylarını yeniden düzenlemekle uğraşmazlardı. Bir kaç bayan memurun etek boyu ile rahatsız olan veya tahrik olan bunu ayıp veya açık görebilen bir erkek egemen düşüncenin eğitimdeki ve çalışma hayatındaki baş örtüsü sorununa demoktarik bir hak diye bakması bir çelişkidir ve anlamsızdır ve gersizdir. Üstelik bunu değiştiren veya bu maddeleri kabul edenler de erkekler. Düşünebiliyor musunuz bayanlar kendi giyimlerini bile erkeklere göre değiştirmek zorunda. Hani etek boyu 70 lerin mini etek boyu gibi olsa belki dikkat dağıtıp etkileyebilir zaman zaman milletvekillerini diyeceğim ama o kadar da uzun boylu değil. Sonuçta bu uygulama demokratik olabiliyor ama diğerleri AKP ye göre demokratik olmuyor. Çünkü artık ülkemizde demokrasinin tarifi ikileşti. AKP ye göre olanı var artık. Sadece mecliste bile üç beş bayan memurun etek boyu ile uğraşan bunu bile kabul edemeyen kendilerine göre şekle sokan düşünce biçimi bunun gibi olaylarla gerçek yüzünü göstermektedir. Bunun için iç tüzük maddesi var herkes istediği gibi giyinemez ki diyeceksiniz. Elbette haklısınız. İşte bu nedenle de gerek kamusal alanda gerekse üniversitelerde de kılık kıyafet yönetmeliği var.
Eğer toplumsal mutabakat var ise ve halk gereksinim duyuyor ve kanunda uygulanabilir ise bu kanunlar da elbette değişebilir elbette uygulanabilir. Üniversileterde veya kamusal alanda isteyen bayanlar başlarını gerek dini gerekse farklı nedenlerle kapatmak isterlerse bu gayet doğaldır. Ancak elbette işlerine mani olmayacak şekilde ve karşısındakini rahatsız etmiyecek şekilde. Bunun için ne ülke batar nede şeriat gelir. Eğer baskı uygulayıp gerçekten temel haklarını gasp ederseniz o zaman değişikliklerin olması daha kaçınılmaz olur. Bizim Cumhuriyetimiz üniversitelerde başını dini nedenlerle kapalı tutan arkadaşlarımız nedeniyle elden gidecekse zaten bence onu hiç elimize almamışız demektir.
Ancak burda dikkat edilmesi gereken bence gerçek niyet daha fazla demokasi ve başı kapalı bayanların hak ve hürriyeti değildir. Bizi yönetenlerin gerçek yönetim düşüncesi ve tarzıdır. Eğer öyle olsaydı bu konuyu daha çok erkek milletvekilleri tartışmazdı. Bu konuda yapılan tartışmalara erkelker çağrılmazdı. Konu kadın hak ve hürriyeti ise öncelikle kadınların ne düşündükleri ve nasıl bir çözüm istediklerini kadınlara sormamız ve onları dinlememiz gerekirdi.
2010 FİBA Dünya Basketbol Şampiyonasındaki pon pon kızlar rezaletine değinmeden edemiyeceğim. Konunun türban ve demokrasi ile ne ilgisi var diyebilirsiniz. Ama yanılıyorsunuz. Bence var. TBMM de normal bir memurenin etek boyuna tahammül edemeyen bacakları görünüyor diyen eteğin yırtmaç yön ve şeklini değiştiren bir hükümet tarafından yönetilirken yarın bir gün gerek hastanelerde hemşirelere gerek SSK da ki bayan memurlara gerek diğer devlet kurumlarında çalışan bayanların çoğunluğu yeni bir kılık kıyafet yönetmeliğine hazır olmalılar bu gidişle. İşte biz açık olanlara karışmıyoruz derken söyledikleri yalan budur. Çünkü mecliste iç tüzük değiştirmek kolaydır ve sayısal çoğunlukla olmaktadır. Memurların kılık kıyafeti konusunda ki kanun ve yönetmeliklerde bu gidişle yakında çıkar. Başbakan ın maça gelmesiyle gösterisine çıkmayan, çıkarılmayan pon pon kızların durumunu nasıl izah edeceksiniz. Nerde demokrasi. Maça gelen 15 bin seyircinin basketbol ile gerçek bir şölene dönüşen ve zevkle izlenenen showlarını bir tek kişi izleyecek (pardon izlemeyecek) diye yasaklamak, buna bile tahammül edememek nasıl bir hak ve demokrasi anlayışlı olabilir. 15bin kişinin hakkını maç ve show izleme hakkı mı oyksa başbakan ını izlememe hakkımı.? Efendim RAMAZAN ayındayız bahanelerini geçiniz. Ponpon kızlara ayıp , açık ve tahrik unsuru gözüyle bakmak ancak ve ancak bu hükümetin bakış açısıdır. Ponpon kızlar seks ten çok estetik ve show görüntüsü önplanda olan bir müzikli gösteri. Bu gösteriye ayıp veya tahrik amacıylanasıl bakılabilir. Bunuda anlamak güç. Gerçek olarak salondaki 15 bin kişinin izlemek istediği bir gösteriden onları alıkoymaya kimsenin hakkı yok.Baçbakanın bile. Hani kanunlar önünde herkes eşitti. Hani daha fazla demokrasiyi getirecekti AKP. Gerçekten bu konuda hassas olan bir başbakanım olsaydı ya böyle bir istekte bulunmazdı yada kendisinin hassasiyetini kendisine saklar maça gelmezdi. Biz başı açıklara karışmıyacağız diyen bir başbakan ın popon kızları yasaklamasından çok maçta alkışlamasını beklerdim. Böyle olması düşüncesinin çelişkide olmadığını gösterebilirdi.
Var olan demokrasımız zaten az ama korkarımki onuda götürüyor bu hükümet Götürmeye alıştıklarından olabilir mi? Bilemem..