Türk Gemisine saldırılmasının ardından / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Türk Gemisine saldırılmasının ardından

Türk Gemisine saldırılmasının ardından
 

İsrail'in Mavi Marmara isimli gemimize saldırmasını kınıyorum. Kınarken, bazı soruları da kendi kendime soruyorum.

Gazze'ye yardım amaçlı Türkiye'den yola çıkan, geminin gerçek amacı neydi? İsrail hükümetinin uyarıları niçin dikkate alınmadı? Öyle veya böyle karşılıklı bir restleşmenin faturası sonunda kime kesilmeli? Bölgenin kritikliği ortadayken daha yapıcı bir dış siyaset düşünülemez miydi? İki ülkenin hükümetleri arasındaki gerginliğin giderilmesini bu olay olumsuz, hatta geri dönülemez bir ortama çekmedi mi?

Ve bizi başta üzen ( Gazze de yaşananlar ) olaylar, bu çirkin, istenmeyen saldırı ile nereye varacak? Bölge, üç büyük dinin kesiştiği nokta olması itibarı ile bu gerginliği daha ne kadar taşıyabilir?

Sorular çoğaltılabilir, önemli olan akılcı siyasetlerle çözüme olaşılmasıdır. Asırlardır çözülemeyen sorunların çözümü kolay değil. Amaç daha çok canların yanmaması.

Mavi Marmara'ya gerçekleştirilen saldırı, son okuduğum ( Beyazıt Akman imzalı ) kitaptan bir paragrafı hatırlattı, sizlerle paylaşmak istiyorum. Yorum sizin.

Venedikli Antonio Rizo, Karadeniz’den İstanbul boğazına girmişti. Üç gündür seyir halindeydi ve bir an önce Konstantinopol’a varmak istiyordu. Boğazın ortalarına vardığında (Asomaton sahili) sağ tarafta daha önce hiç görmediği bir kale dikkatini çekti.

Yardımcı kaptan Piero Davanza koşarak yanına geldi. “Kaptan, Türkler kıyıdan yelkenlerimizi indirmemiz için bağırıyorlar” Kaptan Rizo, “Biz burada ne zamandan beri yelken indiriyoruz Piero” dedi. Kaptan üç ay önce boğazdan Karadeniz’e açılırken bu kalenin olmadığını düşündü. Bütün gemi mürettebatı şaşkınlık içerisindeydi. O sırada geminin gözcüsü kalenin burçlarında top olduğu bağırdı. Kaptan Rizo, geminin dümenini sola kırdırdı. Bu kez gemi Anadoluhisarı’na doğru yaklaşmıştı. Anodoluhisarı’ndan “kendi iyiliğiniz için yelkenlerinizi indirin” bağrışmaları geliyordu. Kaptan Rizo arkasına aldığı rüzgara ve akıntıya güvenerek kulelerin arasından hızla geçebileceğini düşünerek yelkenleri indirmeye razı olmadı.

Birkaç dakika içinde sol taraftan şiddetli bir patlama duyuldu. Geminin on beş metre uzağına bir gülle düştü. Kaptan Rizo, yardımcısına gülümseyerek “Gördün mü Piero endişelenmene gerek yokmuş” dedi. Gemi mürettebatı derin bir nefes almıştı ki, bu kez sağ taraftan şiddetli bir patlama daha duyuldu. Bu kez top güllesi geminin sağ tarafına isabet etmiş, o bölgedeki gemicileri paramparça etmişti. Ve gemi kısa bir süre içerisinde kaptanı ile birlikte iki hisarın arasında sulara gömüldü. Piero ise kendini zar zor Avrupa kıyısına atmıştı.

Kalenin komutanı Firuz Ağa, sırımsıklam olmuş yardımcı kaptan Piero’ya niye uyarıyı dikkate almadıklarını sordu. Piero bu noktadan defalarca geçtiklerini, ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını ve şaşırdıklarını söyledi. Piero, hala hayatta olduğuna inanamıyordu. Firuz Ağa, bir Venedik gemisini batırmak zorunda kaldığı için üzüntülü idi…

 
Toplam blog
: 487
: 1730
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..