Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Türk halkıma seslenişim

Türk halkıma seslenişim
 

Sevgili Türk halkı!

Birkaç gündür üzerimiz de oynanılan oyunlar neticesinde ülkemizi parçalamaya çalışan bazı kuvvetler bulunmaktadır. Bayramdan önce Şırnak’ta verilen 12 şehit bizleri derinden yaralamıştır. Onun acısı geçmeden geçtiğimiz Pazar günü de bu sefer Hakkari’de Yüksekova dağlarında yine PKK’nın haince saldırılarına mahrum kalan Mehmetçik 12 şehit daha vermiştir. 16 adette yaralı vardır.

Sayın Aydın Sevinç ile birlikte birçok blog yazarı arkadaşlarımız öfkelerini elinden geldiğince dile getirmeye çalışmaktadır. Çalışmalarımız sürmektedir. Özelikle diyorum ki Sayın Aydın Sevinç’in belirttiği kampanya beklenildiğinden fazla ilgi görmekle birlikte yazarın 1 hafta süre içersinde hedeflediği 1000 imzaya adım adım yaklaşmaktayız. Ben de buradan elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışmaktayım. Sağduyulu halkımızın Aydın Sevinç tarafından açmış olduğu kampanyaya daha fazla destek vereceğine inandığımdan Türk halkımıza buradan seslenip sesimizi daha da duyurmak amacı ile imzalarını yollamalarını bir kez daha rica da bulunuyorum. İmzalarını esirgemeyen Sayın Türk halkımıza da şükranlarımızı Aydın Sevinç adına iletmek istiyorum.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=71077

Yalnızca bu yetmiyor böyle günler de birlik ve beraberlik olmak için. Her zaman birbirimizi korumalı ve kollamalıyız. Ancak o zaman ileri düzeyde yaşayabiliriz, insanca ve insan gibi. Çünkü biz insanız ve insan gibi yaşamaya hakkımız var diye düşünüyorum açıkçası. Bunun içindir ki bazı edindiğimiz kötü huylardan vazgeçmeliyiz.

Pekiyi bu kötü huylarımız nelerdir?

    Menfaatçiliklerden vazgeçeceğiz. Hep bana, hep bana olmamalı. Karşımızda ki insanlarımızı düşünerek hareket etmeli, bencil olmamalıyız. Benim izlenimlerime göre fazlaca benciliz. Çalışıyoruz, niçin para kazanmak için ama daha fazlasını istemeyeceğiz. Yettindiğimiz kadar. Fazla kazanmak için lütfen vatandaşımızı kandırma yönüne gitmeyelim. Bol bol kitap okuyalım özelikle kızlarımızı okutalım. Çocuklarımız oyunda oynayacak ama onlara oyun oynamaları için oyuncak aldığımız gibi hikaye kitapları da alıp okuma alışkanlıklarını da sağlamalıyız. Parası olup ta işini önce bitirmek isteyen bazı uyanık insanlar var ya rüşvet teklif ederek işlerini erken bitirmek istemektedirler. Özelikle ceza vermemek için trafik polisi arkadaşlarımıza teklif edilen rüşvetler inanırmışsınız benim midemi bulandırmaktadır. Ne rüşvet teklif edelim ne de rüşveti kabul edelim. Elimizden geldiğince spor yapalım. Yürümek, bisiklete binmek hem sağlık açısından hem de bizlerin güne başlarken daha dinç ve zinde kalmamızı sağlar. Spor yapanlara saygı gösterelim. İnsanlarımız haddinden fazla saygılı olalım. Yani saygıdan kusur bırakmayalım. Özelikle büyüklerimize, gazilerimize ve de şehit düşen askerlerimizin ailelerine gördüğümüz yerde bu saygıyı yapalım. Birbirimize gördüğümüz her yer de selam verelim. Tanıyalım tanımayalım. Çünkü biz insanız. Daha doğrusu insan yavrusuyuz. Biz kapı komşumuzu tanımıyor selam vermeyi bir türlü öğrenemedik. Türk insanının bir özelliği de her şeyi ben bilirim mantığı yatmaktadır. Bu da kendisini geliştirmeyi engellemektedir. Bunu yapmayalım okuyalım öğrenelim ve daima hangi yaşta olursak olalım kendimizi aşalım.

Bunları çoğaltmak mümkün.

Ben burada başka bir konuya daha değineceğim. Bizim üzerimiz de oynanılan bu oyunlar niye diğer ülkeler üzerinde oynanmıyor. Mesela İtalya’nın üzerinde oynanmıyor? Fransa’nın, Almanya’nın, İngiltere’nin veya İspanya’nın üzerinden oynanmıyor?

Çünkü onlar insanca yaşıyorlar da ondan. Onlar birbirlerini öyle güzel koruyorlar ki. Hep bunların sonucunda eğitim yatıyor.

Pekiyi, Avrupa bizi nasıl tanıyor. Nasıl mı? Barbar ve yavan olarak tanıyor. Çünkü bizler Avrupa’ya kendimizi öyle tanıtmışsız da ondan.

Geçenler de blog yazarımızdan Mustafa Mumcu yazmış olduğu blog gerçekten de düşündürücü oldu benim için.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=71185

TV’de ki kanallardan, o kanallarda yayınlanan gündüz kuşakta ki kadın programlarından bahsediyordu Mustafa Bey. Ben de burada bir başka ekleme yapmak istiyorum izninizle. Bazı programlara diyeceğim yok ama ne var ki bazı olaylar artık ülke meselesi oldu diyebilirim. Bu bir yerde Türk milletinin ayıbıdır. İşte bu ayıbı maalesef TV kanallarına taşınınca Türk insanın da yüzü açıkçası belli olmaktadır. Buraya çıkan sokaktan toplanmış ve getirilip çıkartılan o kanalın izleyici müdavimlerini tabi ki Türk halkından başka dünya izlemektedir. Yani Türk halkı buysa eğer, diyorlarsa düşünün artık.

Sonra tabi ki Türkiye’yi AB'ye kabul ederler mi?

İlk önce biz, insan gibi yaşamayı, saygılı olmayı, kibar olmayı kısaca insanlığın getirdiği her şeyi yapabilirsek onlar yanların da bizi de kabul ederler. PKK bir terör örgütüdür. Tıpkı Yugoslavya’da olduğu gibi muhtemelen bir Kürt devleti kurmak ve ülkemizi parçalamak istemektedirler. Kürtlerden çok ABD ve Avrupa böyle olmasını istemektedir. Bundan dolayı da PKK'yı karşımıza sürmektedir. Yani bir ara Amerika yapımı silahlar PKK'nın elinde olmadı mı? Halbuki bizler Türk, Kürt, Ermeni, Ailevi karışık adı Türkiye Cumhuriyeti olan ve bir tek ay-yıldız bayrağı ve o bayrak altında yaşamakta olan milletiz ki Atatürk’ün çizdiği yolda ilerlemeye ant içmişsiz.

Bizleri bölmeye kimsenin gücü yetmez. Kaldı ki biz insan gibi yaşamasını bilelim. Her zaman birlik ve berabrliğimizi gösterelim. Yalnız bugünler için değil.

Sevgi ve saygılarımla!

 
Toplam blog
: 540
: 3176
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..