- Kategori
- Futbol
Türk milli takımı nasıl kurtulur?
Türk Milli Takımı hasta adam. Hastalık teşhisi ise koyulamıyor. Teşhis koyulamadığı içinde tedavi söz konusu değil. Türkiye Futbolu üç büyüklerin tekelinde. Onlarda bu tekelin ayrıcalıklarını illegal güç kullanımına döndürmüşler ve kazanıyorlar. Geçen yıl FTerim iki yardımcısı ile birlikte 2 maç tribüne yollandı. Bu maçlar tarihe muhteşem geri dönüşler olarak geçti. Yapılan fair play dışı eylemler unutulup gitti.
Milli Takım 2002 yılında katıldığı dünya kupasından sonra üçüncü defa kupaya gitme şansını kaybetti. Kurada ikinci sıradan girdiğimiz grubu dördüncü bitirdik. Şimdi gelecekte daha aşağı torbalardan kuraya katılacağımız için işimiz daha zor olacak.
Neden katılamıyoruz sorusunun yanıtları çok önemli. Ancak bu soruyu yanıtlamadan milli takımın temelini oluşturan kulüplerimize bakmak önemlidir. Kulüplerimiz borç batağına gömülmüş durumda. Borç yükü 200 milyon doların üzerine çıkmış. Nereden geliyor borçlar? Yanlış yabancı futbolcu transferleri ve bu işe harcanan yüksek bedellerden geliyor borçlar.
Yıllar önce bir FB yöneticisi " biz şampiyon olmak için bekleyemeyiz bunun içinde biz yetişmiş iyi oyuncular transfer eder ve şampiyon oluruz" derdi. Bu düşünce FB yi seksenlerin ortalarına kadar Türkiye'nin en büyük kulübü olmasını sağladı. GS tarihinin en uzun yıllar şampiyonluktan uzak dönemini yaşıyordu 13 yıl şampiyon olamamışlardı.Beşiktaş borç batağındaydı kulüp yaşam savaşını Efsane Başkan Süleyman Seba önderliğinde başlatmıştı. Trabzon bu dönemlerde dördüncü büyük olmuştu. Kendi yetiştirdiği Trabzon'lu oyuncular tarihin en parlak dönemini yaşatmışlardı. Kısacık mazisinde Trabzon, büyüklerden daha fazla şampiyonluğu kısa bir süreye sığdırmıştı. FB nin transfer ler ile şampiyonluk yaşamasına rağmen Trabzon bunu öz kaynaktan çıkardığı oyuncular ile yaşarken bazı oyuncularınıda yüksek ücretlerle satabiliyordu. Yani şampiyon olmak için transfer tek yol değil diyordu Trabzon. Beşiktaş ekonomik sıkıntılar nedeni ile Trabzon gibi düşünmeye başladı. Tarihinin en iyi takımına alt yapıdan gelen oyuncuların ağarlığını oluşturduğu takımla kavuştu. Daha sonra GS de ayni yolu izledi. Ve Türk Futbolu 2002 dünya üçüncülüğüne bu yoldan ulaştı.
Kazanılan başarılar paylaşılamadı. Kulüpler transfer çılgınlıklarına 2000 lerin başında başladı. Büyük paralar ile alınan oyuncular başarıdan çok sorunlar getirdi. Yerli oyuncuların fiyatları aşırı artış gösterince yabancı oyunculara talep arttı. Artan talep sonucunda bütün Türk Takımları yabancı oyuncular ile doldu. Bu kontrolsüz ve bilinçsiz ortam Türk Milli Takımını vurdu. 2006 dünya kupası FTerim'in gereksiz zorlaması ile bizden daha zayıf bir ekip olan İsviçre karşısında kaçırılınca dengeler dahada bozuldu. Milli Takım İsviçre maçı nedeni ile ağar ceza aldığında FTerim kurtuluyordu ama Türkiye kaybediyordu.
Sonrasında kazanılan bir üçüncülük var. FTerim tercih yanlışları belki şampiyonluğu kazanmamıza engel olmuştu. Ama biz kazandığımız başarıyı yeterli bulduk. FTerim' i başımızın tacı yaptık. Sen çok büyüksün dedik. Ve hata yaptık yine. O bir sonraki Dünya kupasını kaçırdı. Daha büyük hata yaptık gittik dünyanın en pahalı TD si olarak Hiddink'e görev verdik. Ve yine kaybettik. Sonra Abdullah Avcı dedik ve yine hata yaptık. Daha doğrusu Avcı inanılmaz hatalar yaptı ve dünya ellisekizinciliğine geldik.
FIFA dünya milli takımlar sıralaması bu hafta açıklanacak. Belçika bu sıralamada dördüncü. Uruguay yedinci . Bu iki ülkenin nufusunun toplamı İstanbul kadar değil. Yine Brezilya'ya gidecek İsviçre ve Bosna Hersek nufuslarıda Belçika ve Uruguay nufuslarına eklesek İstanbul nufusundan az kalacaktır. Yenildiğimiz ve ümitlerimiz kaybettiğimiz Hollanda nufusu İstanbul kadar.
Biz bu ülkeler gibi futbol ülkesi değiliz. Bizim ligimiz harcanan para olarak dünyanın ilk on sırasında ama kalitemiz nerede. Neden kupalara gidemediğimizi akılcı bir şekilde düşünen yok. Düşünen olmadığı gibi ne yapacağıda konuşulamıyor. Konuşacak kişiler sözlerinin önünde kendi çıkarlarının ne olduğuna bakıyor.
Biz ne zaman kaliteli futbol oynayan bir milli takıma sahip olacağız. Akılcı düşünen insanlar iş başına geldiği zaman. Bizim okul çağındaki nufusumuz 21 milyon. Bu insanların futbol eğtimi almaları gerekli alt yapının sağlanması ile mümkün olacağını anladığımızda kaliteli milli takımımız olacak. Avrupada 2020 den sonraki yıllarda oynayacak futbolcuların çoğunluğunu Türk Futbolcular oluşturduğunda biz iyi bir milli takıma sahip olacağız.
Zaman artık değişiyor. Bizim 36 yaşındaki Drogba'ya 13 milyon euro ödeyecek paramız var. Hatta yanında 25 milyon euro verip Sneijder de alıyoruz. Ama dünya kupasına gidemiyoruz. Sıkıntı buradadır. Bizim futbol sahası olmayan bir okulumuz kalmaması gerekir. Her okulun bir futbol antrenörü olması gerekir. Bu antrenörlerin hazırlayacağı 21 milyon öğrencinin yolunun ve önünün açılması çok önemlidir.
Bizim ülkemizin Hiddink'e ödediği maaşı ödemesi yanlıştı. O parayla neler yapılırdı? Geçtiğimiz ay milli takım kurtarıcı ararken yine FTerim'e yöneldi.Milli Takım için en uzun süre çalışan TD FTerim. Göreve geldiğinde takım grupta dördüncü sıradaydı bitirdiğinde yine ayni yerdeydik. Yani TD değiştirmek ile bir kazanım sağlayamadık. Kendimizi kandırdık. FTerim göreve devam ederse yine birşey değişmeyecek. Çünki o yüksek maaş ile çalışan TD. Milli Takım böyle bir TD ye ihtiyaç duymuyor.
Milli Takımı geleceğe hazırlayacak bir teknik takıma ihtiyacımız var. Bu takımın içinde 8- 10 tane TD olması gerekiyor. Bunlar alt yapıda organizasyonda radikal yapılanmayı yapabilecek nitelik ve güçte olacak. Bu işler içinde çalışacak teknik adamlara yüksek ücretlerde ödemek gerekmiyor. Bunlar yetişen oyuncuların performanslarından para kazanacak şekilde çalıştırılmalıdır.
Bu nedenle artık FTerim ve benzeri TD lerin milli görevde olmalarının bir yararı olamaz. Onlar kişisel hedeflerini serbest piyasa şartları içinde yakalamaya çalışmalıdır. Milli takımdan yüksek ücretler isteyebilecek insan yoktur. Özelliklede FTerim bu kısa süreçte gösterdiği bu performans vasatı dahi yakalayamamamışken gelip top clas TD maaşı istemesinin anlamı olamaz. Düşük maaş ile de çalışmayı istemeyeceğini düşünüyorum. Bu nedenle onun milli takım misyonu tamamlanmıştır. FTerim yaptığı uzun çalışmaların sonunda gelinen yer budur.
Türk Milli Takımı yüksek hedefler için organize olmalı ve planlarını bu amaç için yapmalıdır. Türk Futbolu büyürken dünyaya Türk Futbol Adamları ve Futbolcuları ihraç edecek düzeye gelmek hedeflenmelidir. Bunun içinde iyi bir yönetim takımın oluşturmak gerekir.