​ Türk şiirinin zirvesi; Yahya Kemal Beyatlı üstada saygı ile... / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '15

 
Kategori
Şiir
 

Türk şiirinin zirvesi; Yahya Kemal Beyatlı üstada saygı ile...

Türk şiirinin zirvesi; Yahya Kemal Beyatlı üstada saygı ile...
 

1 Kasım 1958 - Türk şiirinin zirvesi
                         Yahya Kemal BEYATLI Üstat'a saygı ile...

1884 de Üsküp'te doğan Yahya kemal, annesi nin vefatı üzerine
çok sıkıntılı bir çocukluk döneminde 1902 de İstanbul'a gönderildi.
1903 de Paris'e gitti. Orada gerek dünya görüşü gerekse Edebi görüşlerinde gelişmeler kaydetti. Fransızca'yı öğrendi. Daha sonraki üniversite tarih araştırmalarında "1071 yılındaki Malazgirt Muharebesi'nin Türk tarihinin başlangıcı sayılması gerektiği" tezini savundu. Şiirleri çeşitli dergilerde yayınlandı. Ancak sağlığında hiç şiir kitabı yayınlamadı.
Yahya Kemal, 1913 de İstanbul'a döndükten sonra da siyasi alanda da kendini gösterdi (1923-1949 yılları arası) Milletvekilliği-elçilikler-ikinci edebiyat sefiri gibi görevlerde bulundu.

Yahya Kemal Üstat'ın Türk Dili ve Şiiri'ndeki yeri, şüphesiz en üst noktadır. Türk edebiyatı tarihi içinde; Tevfik Fikret, Mehmet Âkif Ersoy ve Ahmet Haşim ile beraber "Dört Aruzcular"'dan biri,  aynı zamanda Son Aruz ile yazan Şair olarak da kabul edilir.
Hem Aruz Vezni, hem Serbest Vezin hem de Hece Vezni ile en mükemmel örnek şiirler yazan tek şairdir.
Osmanlı'nın Avrupa'ya olan hakimiyeti'nden de pek etkilenerek başta "Akıncılar "şiiri olmak üzere Türk Hamasi Şiirlerinin en güzel örneklerini de vermiştir. Bunca işlerden sonra doğduğu yerleri de hiç unutmamış, oralara da özlemlerle dopdolu olan başta "Kaybolan Şehir" ve "Açık Deniz" şiirleri olmak üzere Türk Şiiri'nin kilometre taşlarından olan şiirlerini yazmıştır.

Yahya Kemal Üstat, yaşamın her donesinden etkilenerek , şiirlerini kendi örf geleneklerimizle öz Türkçemiz potasında eriterek emsalsiz şiirlere imza atmıştır. Özellikle de son dönemimde yazdığı şiirlerinin, Türk Şiiri'ne yeni şairler kazandırması (başta Orhan Veli olmak üzere) ve yepyeni ufuklar açması yönünden çok önem arz etmektedir. Şiir'in, damarlarımızda dolaşan kan gibi içimizde yaşadığını, her nefes alıp verişimizde de içimizdeki o Şiir'in okşandığını dolayısıyle de dışa vurmasını bundan da kaçış olmadığın açık bir yüreklilikle ortaya koymuştur.

Türk Dili ve Türk Şiiri'nin kendisine çok şeyler borçlu olan Üstat Yahya Kemal Beyatlı'yı,
özellikle de İnternet "Sanal Alem" adı verilen insanlığın sonunun başlangıcı gibi gördüğüm muamma, içine çekerek özümüzden uzaklaştırılan günümüz gençliğinin anlamaması ve giderek uzaklaşması görüntüsü ne kadar acı bir felakettir. Şahsen kendimin yaptığı minik bir araştırmada (21) gencimizden sadece (3) ü Üstat'ın şiirlerinden bir kaç mısra okuyabilmişlerdir. Bu günü Üstat'ın ölüm yıldönümü olduğu bilen sözde kaç edebiyatçımız var.

Yaşantısının son dönemini Taksim-Park Otel de geçiren Üstat Yahya Kemal Beyatlı, 1 Kasım 1958 de Cerrahpaşa hastanesinde yaşama veda etmiş, Aşiyan da toprağa verilmiştir.
Kendisini, biz Eski Nesiller olarak asla ve katı surette unuatmadık, unutmayacağız da.
Mevlam Rahmet etsin.

“
 
ehYa
 
Toplam blog
: 741
: 219
Kayıt tarihi
: 06.12.09
 
 

Aslen Şebinkarahisar-Alişar Köyü-Killik Mahallesi İmamlar (Çakmaklar) Sülalesine mensup olan Şair..