- Kategori
- Siyaset
Türk sorunu
Bu ülkede kendi halinde yaşayan, hani deyim yerindeyse etliye sütlüye karışmayan insanların bir çok sorunu vardı.Ancak bu insanların Türk sorunu yoktu.
Bu ülkede etliyede sütlüyede karışan, başı beladan kurtulmayan veya şans eseri başı belaya girmemiş bir çok insanın kürtlere karşı koruma içgüdüsü vardı.
Bu ülkede işsizliğin alıp başını gittiği günlerde, işe başvurularda kimse etnik kökeni araştırmaz, aklına gelip bu kişi hangi millettenmiş diye bakmazdı .
Bu ülkede "Doğulu mu? Mert ve çalışkan olurlar diye ." tercihen iş bulan binlerce insan vardı.
Ne oldu?
Ne olduğunu kimse doğru dürüst bilmiyor.
Kan herşeyin üstünü örtmüş.
Sorun egemenlerle egemen olmayanlar arasında .
Sorun ezenlerle ezilenler arasında .
Ezmenin çoğu azı olmayacağını anlamış değiliz.
Az mı aydın öldürüldü? Faili meçhuller yani öldürüldükleri kesin ama katilleri belli olmayan insanları unutmak mümkün mü?
Mapushane köşeleri sanki sırça köşk misali, Ziverbey köşkü unutulup, Diyarbakır hapishanesinde yapılanları ortaya sürüp Sansaryan Han tabutlluklarını hatırlamamak...
Ne oldu ?
Ne olduğu bilinsede kan herşeyin üstünü öylesine örtmüş ki Kürt sorunu artık Türk sorununu doğurmuş durumda.
Beceriksiz ve sadece kendi istikballerini düşünen siyasilerin dar görüşleri sonucu geldiğimiz noktada bir koca Türk sorunu ile karşı karşıyayız.
Ulusalcılığı aşağıllıyarak,emperyal güçlere verilen desteğin sonunda pembe günlerin gelmiyeceğini bilmemiz gerek.
İnsan düşünmeden edemiyor... Bir ülkede siyasal iktidarın başı, hemde yüzde elli desteğin sürdüğü iddiasıyla yargının tasarruflarından nasıl bu kadar şikayetçi olur? Ordu komutanlarının uzun tutukluluk sürelerinin rahatsızlık verip, milletvekillerin, bilimadamların,sıradan insanların tutukluluk sürelerinin akla bile gelmemesi nasıl olur?
Ordunun alt kademelerinde, erlere karşı düşmandan söz edilirken açıkça ABD den sözedilmesi, ardından askerin kafasına çuval geçirilmesiyle başlayan süreç, bazı ordu unsurlarının çanak tutmasıyla doruğa ulaşmış ve yargı eliyle başlatılan tasviye tehlikeli boyutlara ulaşınca başbakanın bile şikayet ettiği garip bir hal almıştır.
Hoş başbakanın şikayetinin nedeni olarak son günlerde Balkan belgeselinin etkisi olduğunu düşünmüyor değilim.
Koca osmanlı ordusunun 15 gün içinde yenilerek Yeşilköye kadar çekilmesi belgeselde gerçeğe uygun olarak ordu içi çekişmelere, siyasetin ordu içinde girmesine bağlanmıştı.
Bu güne kadar askerliğini yapmış milyonlarca insanın garip biçimde orduya arkalarını dönmelerini haklı bulsamda, ortaya çıkacak Türk sorunu ile birlikte bu durumun böyle devam etmiyeceğine kalıbımı basarım.
Görüşüp görüşmediği bir türlü belli olmayan, şerefti, şerefsizlikti geyikleriyle bu günlere gelen, terör örgütü başıyla yapılan görüşmelerin artık normal olarak algılandığı sanılan bir ortamda ,olmayan Türk sorunuyla karşılaşmak siyasileri ve de entellektüelleri şaşırtıcaktır
Siyaset zor virajda.Sonunda ya vezir olunacak ya da rezil.
Entellektüeller mi?
Sivil veya asker bürokrasinin emrinde olanlar için hava çok bulutlu.
Diğerleri için ?
Onlar tünelin içinde ışığa hasret...