- Kategori
- Basketbol
Turkish Airlines Euroleague’de Görünüm
Avrupa basketbolunun zirvesi olan Euroleague’de ilk tur maçları tamamlandı ve ikinci tur grupları da oluştu. Top16 maçları bu yıl farklı bir sistemle oynanıyor ve takımlar 4’erli dört grup yerine 8’erli iki grupta toplanıyor, gruplarında ilk dörtte yer alacak olan takımlar çeyrek final oynamaya hak kazanacaklar.
Top16 maçları öncesi sadece bir haftalık bir ara verir, geçtiğimiz yıllarda yaklaşık 1-2 aylık ara oluyordu ve takımlar da arada düzenlemeler yapıyordu, yeni sistemde ise böyle bir ara yok, takımlar çok ufak değişikliklerle yola devam edecekler.
Şimdi ilk tur gruplarını hatırlayalım ve Top16’e doğru bakalım…
A Grubu
Bu grupta yer alan temsilcimiz Fenerbahçe Ülker sezon öncesi kağıt üstünde çok iyi bir kadro oluşturdu ve takımın başına da Avrupa’nın en iyi koçlarından biri olan Simone Pianigiani’yi getirdi. Fenerbahçe Ülker sezona da çok iyi başlarken, Olimpija deplasmanında Sato’nun gözaltına alınması olayı moralleri bozdu ve yine o deplasmanda Bo McCalebb’in sakatlanmasıyla bir başka şok yaşandı. İstanbul’da takımın gidişat yönünü belirleyecek olan maçta Real Madrid’e kaybedildi. Cantu-Khimki-Panathinaikos deplasmanlarında çoğu zaman olaya ilgisiz bir oyuncu kadrosu gördük, Khimki deplasmanındaki maç belki de hakem hatasıyla kaybedildi. Fenerbahçe Ülker elindeki potansiyelli kadroya rağmen turu yine son maça bıraktı. İstanbul’da kendilerine rakip olamayacak Cantu karşısında zorlandılar ama galip geldiler ve ikinci tura yükseldiler.
Fenerbahçe Ülker için sezon yeni başlıyor diyebiliriz. Bence takımın en önemli sorunu Bo McCalebb. Bo McCalebb, oyun tarzı olarak Curtis Jerrels’dan birkaç gömlek üstün ama kritik anlarda sorumluluktan kaçıyor ve sakatlanma riski çok fazla. Fenerbahçe Ülker ikinci turda çok kritik maçlara çıkacak ve bu maçlar muhtemelen dengede geçecek. Bu durumlarda, oyun kurucuların konumu önem kazanıyor ve McCalebb kendisinden beklenenleri yapmazsa takım için iş zor diyebiliriz. Fenerbahçe Ülker’in şu ana kadar takım görüntüsünü çizmediğini söyleyebiliriz. Transfer edilen yabancılardan Romain Sato dışında hiçbiri bekleneni veremedi. Mike Batiste-David Andersen ikilisi sezonu çok geç açtılar. Bremer, Barış Ermiş’in bile yedeği olamayacak durumda. Emir Preldzic-Bojan Bogdanovic ise ayrı bir durumda. Yine de, takımın şu andaki en etkilisi ikilisinin bu oyuncular olduğunu söyleyebiliriz.
Grubun genel görüntüsüne bakacak olursak; Real Madrid liderliği aldı. Real Madrid sezona çok formda girdi ve İspanya Ligi’ni de zirvede götürüyorlar. İspanyollar’ın iç saha performansı çok etkileyici ama deplasmanlar için aynı şeyi söylemek zor. Khimki-Panathinaikos-Cantu deplasmanlarında oldukça kötü performanslar sergileyerek kaybettiler. Özellikle Rudy yokken kaybettikleri Cantu maçı rezaletti. Grubun ikinci sırasında geçen sezonun Eurocup şampiyonu Khimki yer aldı. Khimki ilk turda beklentileri karşıladı, çok büyük hayal kırıklığı yaratan bir maç kaybettiler. Panathinakos kadrosunu dağıtmasıyla beraber ilk maçlarda kötü bir tablo çizdi. Sonra ise Diamantidis’in önderliğinde toparlandı ve neredeyse grup liderliğini kazanıyordu. Sezonun geri kalanında da daha başarılı olacaklarını düşünüyorum.
B Grubu
Bir Türk takımın yer almadığı tek grup olan B Grubu’nda favoriler Maccabi ve Siena iken, üçüncülük için Unicaja Malaga ön plana çıkıyordu ve son sıra içinde Alba Berlin-Prokom-Elan Chalon’un mücadele etmesi bekleniyor. Maccabi grubun zirve mücadelesi içine girerken, Siena yeni oluşan kadrosuyla ilk maçlarda çok zorlandı. Unicaja Malaga ve Alba Berlin de ilk bölümün iyi takımları oldular. Elan Chalon iyi başlamasına rağmen, Siena son maçlarda vitesi arttırınca üçüncülüğe tırmandı ve Prokom-Chalon geride kaldı.
Bu gruptan çıkan takımlar arasında Maccabi her zamanki gibi etkileyici, Unicaja Malaga özellikle pota altındaki etkili oyunuyla başarılı oldu ve deplasmanda Maccabi’yi yenerek ilk turun en önemli galibiyetlerinden birine imza attılar. Alba Berlin de çok dikkat çekici bir takım, ikinci turda çeyrek finale çıkamasalar bile birkaç sürpriz skora imza atabilirler.
C Grubu
Gruptaki Türk temsilcisi Anadolu Efes grup maçlarına çok iyi başladı. Jordan Farmar’ın takıma katılması ve takımdaki diğer parçaların da muhteşem uyumuyla son şampiyon Olympiakos da farklı bir şekilde mağlup edildi ve Efes grubun kesin favorisi olarak gözükmeye başladı. Ne olduysa, İstanbul’daki Zalgiris maçında oldu. Marko Popovic’in müthiş üçlükler attığı maçta, Farmar da etkisiz kalınca liderlik rakibe verildi, kalan maçlarda Efes vitesi düşürdükçe düşürdü ve grubu üçüncü sırada bitirdi.
Son şampiyon Olympiakos gruba oldukça düşük vitesle girdi. Kadrosunu büyük ölçüde koruyan ancak koçunu değiştiren Olympiakos ilk maçlardaki yenilgilerin ardından müthiş bir grafik yakaladı ve grubu lider bitirmeyi başardı. Spanoulis’in yükselen formu dışında, Dorsey-Powell değişikliği ve koç-takım birlikteliğinin sağlanması başarıyı getirdi.
Zalgiris grup maçlarına çok iyi başlamasına rağmen Zagreb’te iki uzatma sonunda alınan yenilgi ve içerdeki Olympiakos bozgunuyla ikinci sıraya düştüler. Şu anda Top16’de herkes onlara bileniyor, bakalım durum ne olacak?
Dördüncülük mücadelesi ise izlemeye değerdi. EA7 Milano ile Caja Laboral son ana kadar çekiştiler. EA7 gruplara iyi başladı ve ilk üç içinde bitirme şansına sahipti, sonra sakatlıkların da etkisiyle düştüler. Caja Laboral ise tam zamanında bir koç değişikliğine gitti ve Zan Tabak’la iyi bir ivme yakaladı. Laboral, İstanbul’da Efes’i, iç sahada Cedevita’yı yenerek yüksek bütçeli EA7 Milano’yu hayal kırıklığına sürükledi.
D Grubu
Bu gruptaki temsilcimiz Beşiktaş kadrosunu baştan aşağı yenilemesine rağmen çok başarılı oldu. Bunda, gruptaki rakiplerinin zayıflığı da çok etkili oldu. Beşiktaş gruptaki güçlü rakipleri Barcelona ve CSKA Moskova karşısındaki dört maçta oldukça kötü oynadı (Moskova deplasmanını hariç tutabiliriz) Kalan altı maçın ise beşini kazanarak rahat bir şekilde grup üçüncülüğünü kazandı. Beşiktaş’da Gasper Vidmar’ın –serbest atış çizgisi dışındaki- etkili oyunu haricinde tam bir istikrarsızlık abidesi olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle, Avrupa basketbolunda oyun kurucunun önemi bellidir. Avrupa’da ‘Curtis Jerrels tipi oyun kuruculara’ yer olmadığı aşikardır. Bu yanlış, geçen sezon da görülmüşken, Beşiktaş neden Jerrels’ı transfer etti, çözemedim. Demek ki, Beşiktaş’ın Rytas-Partizan gibi maçları kazanabilecek olan ama CSKA-Barcelona gibi rakipler karşısında takımını yönetemeyecek olan bir garda ihtiyacı varmış. Beşiktaş’ın iki numarası Patrick Christopher ise ayrı bir hikaye. Christopher bazı maçlarda çok iyi oynuyor, bazı maçlarda hiç yok. Patrick ilk çeyrekte çok iyi oynarsa, diğer çeyreklerde çok az etkili oluyor. Beşiktaş’ın kağıt üstünde en iyi oyuncusu olan Damir Markota ilk maçlarda ortada yoktu, sonraki maçlarda iyi oynamaya başladı. Tutku Açık-Muratcan Güler bildik hallerindeler, Dasic bekleneni veremedi ve Daniel Ewing’le değiştirildi.
Bu grupta Barcelona, Moskova deplasmanında farklı kazanarak liderliği aldı. CSKA’ya iç sahada yenilmelerine rağmen grubu lider bitirmeyi başardılar. Diğer rakiplerine ise fazla şans tanımadılar. Geçen sezonki gibi iyi savunma yaparak rakiplerini 50-60 sayıda tutmayı başardılar.
CSKA Moskova sezona oyun tarzı olarak kötü bir giriş yapsa da koç-takım uyumunun artmasıyla beraber üçüncü maçtan sonra çıkış yakaladılar ve grubu rahat bitirdiler.
Gruptan çıkacak son takım olma mücadelesi ise üç takım arasında geçti; Brose Basket, Partizan ve Lietuvos Rytas. Brose geçen sezon kılpayı kaçırdığı Top16 için bu sezon iddialı hazırlanmıştı, diğer iki takımla yaptığı maçlarda da bunu gösterdi. Partizan lige çok kötü başlamasına rağmen son maçlarda toparlandı ve son maça kadar iddiasını taşıdı. Rytas da diğer iki takımı evinde yenerek iddiasını son maça taşıdı. Son maçlarda; Brose-Partizan ve Beşiktaş-Rytas karşılaşmaları oynandı. Rytas iyi başladığı maçı kaybetti ve elendi, Brose-Partizan maçı final oldu. Brose maça çok iyi başlamasına rağmen, ikinci yarıdaki hatalarıyla maçı ancak uzatabildi. Uzatmada ise gruptan çıkan takım oldu.
İlk turun yıldızları
İlk turun başında en çok göze batan isimler Efes’ten Jordan Farmar ile Beşiktaş’tan Curtis Jerrels idi. Haftalar ilerledikçe bu iki isim formdan düştü, özellikle Farmar’ın düşüşü dramatik oldu. İlk tur sonunda elenen Milano’dan Ioannis Bourousis en değerli oyuncu oldu. Aron Baynes, Vassilis Spanoulis, Bobby Brown da onu takip eden isimler oldular. En skorer oyuncu maç başına 19.5’lik ortalamasıyla Siena’dan Bobby Brown. En çok asist yapan isim 6.3 ortalamayla Dimitris Diamantidis. En çok ribaund alan ise 9.8 ile Olimpija’dan Aron Baynes.
TOP 16
Top16’de E ve F grupları oluştu ve maçlar haftaya başlıyor.
E Grubu
Real Madrid
Zalgiris
Unicaja Malaga
CSKA Moskova
Panathinaikos
Anadolu Efes
Alba Berlin
Brose Baskets
Şu anda gözüken o ki, alttaki takımlar çeyrek final bileti kapmak için Unicaja Malaga’yı aşağıya çekmeye çalışacak.
Son torbadan gelen Almanlar’ın çeyrek final şansı olduğunu söylemek zor ama daha önce de belirttiğim gibi, özellikle Alba Berlin gruba renk katacaktır ve birkaç sürpriz sonuç alabilir. Panathinaikos ve Anadolu Efes çeyrek final için yukarıdaki grubu zorlama gayretinde olacak. Bu takımlardan Panathinaikos son maçlarda takım ruhunu yakaladı ve başarılı sonuçlar aldı, Efes ise tam tersi bir şekilde ilerliyor. Panathinaikos’un yükselen formuyla ilk ikiye dahi girebileceğini düşünüyorum. Real Madrid artık gelenekselleşen şekilde çok iyi geliyor ama bir noktada takılacaklar gibime geliyor. Cantu’ya bile deplasmanda yenilen, Panathinaikos maçlarında zorlanan Real Madrid’in bu grubu ilk iki içinde bitirmesi zor olacaktır. Zalgiris ilk devredeki performansını ikinci yarıya taşıyamasa da grubunu lider bitirmeyi başardı. CSKA da Ettore Messina’yla beraber final-four’un en ciddi adaylarından birisi. Unicaja Malaga sessiz bir şekilde ilerliyor ama deplasmanda Maccabi’yi yenmeleri ilk turun belki de en büyük şokuydu. Grubun sonunda; Unicaja Malaga’nın alta düşeceğini tahmin ediyorum, Efes büyük ihtimalle son iki maça kadar şansını devam ettirecektir.
F Grubu
Maccabi Electra
Regal Barcelona
Khimki
Olympiakos
Montepaschi Siena
Beşiktaş
Fenerbahçe Ülker
Caja Laboral
Bu grupta iki temsilcimiz var; Beşiktaş ve Fenerbahçe Ülker. Beşiktaşlı dostlarımız alınmasın ama, Beşiktaş daha üst bir torbadan gelmesine rağmen, Fenerbahçe Ülker’in çeyrek finale kalmak için daha şanslı olduğunu söyleyebiliriz.
F Grubu öyle bir grup ki, Maccabi-Barcelona haricinde kalan altı takımın da çeyrek final yapmak için eşit şansa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kadro kalitesiyle Fenerbahçe Ülker rakiplerinden bir adım önde gözüküyor ama Khimki’nin ilk tur genelindeki performansı, Siena-Caja Laboral’in son haftalarda yakaladığı form grafiği gözden kaçırılmamalı. Son şampiyon Olympiakos ise son maçlarda rakiplerini adeta ezdi geçti. Bu turda da bunu sürdürürlerse, ilk ikinin favorilerinden biri olacaklar. E Grubu’ndan çok daha heyecanlı ve çekişmeli maçlar izlenebilir…